14 Ekim 2019
  • İstanbul21°C
  • Ankara10°C
  • İzmir22°C
  • Antalya28°C

LGBTİ TEHLİKESİ!

Selman URUK

13 Temmuz 2019 Cumartesi 17:20

Tarih bize çok şey öğretir. Bu yüzdendir ki Kur’an bize çok defa tarihi olaylar, olgular ve kıssalardan bahseder. Kur’an’ın bu metodolojik tavrı kuru bir hikâye anlatıcılığından öte daha çok öğretici tarih bağlamında değerlendirilmelidir. Yani Kur’an’ın tarih ile ilgili verdiği bilgiler aslında birer derstir. Bu bağlamda bu dersler çok iyi incelenmelidir. Kur’an’ın bahsettiği tarihi bir vaka olarak “Lut Kıssası” da bu anlamda çok önem arz etmektedir.

Bilindiği gibi Hz. Lut (as) zamanında cinsel bir sapkınlık toplumun belli bir kesiminde ortaya çıkmıştı. Ve bu cinsel sapma nedeniyle bir bütün olarak o toplum helak olmuştu. İçlerinden bu azgınlığa uymayıp, bu işe ortak olmayan ve bu işin yayılması ve maruz görülmesine rıza göstermeyen bir avuç insan haricindeki herkes tarih sahnesinden silinip gitmişti. Belki tarihe bıraktıkları tek iz (eğer bulgular gerçekse) taşlaşmış bedenleri ve kötü bir nam olmuştur.

Şimdi bu kıssadan nasıl dersler çıkarabiliriz ona bakalım:

Evvela, bu iş ( yani homoseksüellik) nevzuhur bir çirkinlik değil tarihin belli bir zaman diliminde ortaya çıkmış bir sapkınlıktır. Bu sapkınlık Kur’an’ın bildirdiğine göre ilk defa Hz. Lut (as) zamanında ortaya çıkmıştır. Kur’an bu konuda şöyle der:

-Lut’u da peygamber olarak göndermiştik. Kavmine şöyle demişti: “Âlemde sizden önce hiç kimsenin yapmadığı fuhşu mu yapıyorsunuz? Kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz! Siz, aşırırlıkta sınır tanımayan bir toplumsunuz.” (Araf Suresi 80-81. ayetler)

Görüldüğü gibi bu çirkin işi Hz. Lut’un  (as) toplumu ilk defa insanlığa müptela etmiştir. Yani bu işin tarihsel bir geçmişi vardır. Dolayısıyla bu sapkınlığı modern zamanın kazanımlarına ait bir özgürlük meselesi, masum bir cinsel tercih meselesi halinde değerlendirmeye çalışmak en hafif tabirle saflıktır.

İkinci mesele de bu işin şirinleştirilmesi, normalleştirilmesi ve özendirilmesi meselesidir. Bu sapkınlığın savunucuları olayın kişisel bir tercih olduğunu ve buna bağlı olarak bunun kişisel özgürlük alanlarına ait olduğunu savunmaktadırlar. Bunun böyle olduğu doğru kabul edilse bile yapılan uygulamalar ve oluşturulmaya çalışılan hava olayın kişisellikten çok öteye toplumsal bir gerçeklik haline getirilmeye çalışıldığına dair birçok örnek göstermektedir. Eğitimde, sinema ve televizyonda, yazılı yayınlarda ve daha birçok alanda bu sapkınlığı şirinleştirmeye ve dahası bunu toplumda yaygınlaştırmaya yönelik birçok uygulamanın varlığı açıkça görülmektedir. Sosyal medya üzerinden milyonlarca takipçisi olana bu tip sapkınların varlığı mevcuttur. Bu sapkınlar, sapkınlıklarını hiç çekinmeden arz-ı endam ediyorlar.

Gel gelelim bunun neden böyle yaygınlaştırılmaya çalışıldığının anlaşılması konusuna. Yine Kur’an ‘a başvurarak meseleyi anlamaya çalışalım.

77- Elçilerimiz Lut’un yanına vardıklarında onlar için endişelendi ve ruhu daraldı da, “bugün çok çetin bir gün!”dedi.

78- Kavmi gözü dönmüş bir şekilde koşup Lut’a geldi. Daha önce de benzeri kötülükleri yapıyorlardı. Lut, “ey kavmim! Bakın bunlar kızlarım, onlarla evlilik sizin için daha temiz ve daya uygun. Allah’tan korkun ve beni rezil etmeyin. Aranızda aklı başında bir adam yok mu?” dedi.

79- Onlarsa ,” kızlarında bir hakkımızın olmadığını biliyorsun!” dediler.

80- Lut, “ keşke size karşı koyacak bir gücüm olsaydı ya da sağlam bir kaleye sığınabilseydim” dedi.

Bu ayetleri dikkatlice incelemek gerekiyor. İlk önce şuna bakalım. Madem bu sapkınlık kişisel bir tercih meselesidir! O halde neden (yukarıdaki kıssadan da anlaşıldığı gibi) bu sapkınlar, sapkınlıklarına başka temiz insanları alet etmek istemektedirler?  Çünkü zaten Daha önce de benzeri kötülükleri yapıyorlardı. Kendi kendilerine sapık ilişkilerini devam ettirdikleri halde neden şehre yeni gelmiş misafirlere göz koyuyorlardı. Buradan da anlaşılıyor ki günümüzde de bu olayın şirinleştirilmesinin sebebi sapkınlıklarına yeni kurbanlar bulmaktır. Çünkü Kur’an’ın dediği gibi bunlar aşırılıkta sınır tanımayan bir toplum olmaları hasebiyle bu sapkınlığın ha bire büyümesini ve yeni sapkınlıklara zemin oluşturmak gayretindedirler. Yani mesele kişisel özgürlük alanı ile zerre kadar alakalı değildir. Meselenin aslı bu sapkınlığa daha fazla kurban kazandırmaktır.

Bir başka mesele de bu sapkınlığın toplumsal düzeni bozucu etkisiyle alakalıdır. Bu sapkınlığın en temel amaçlarından biride toplumun en temel yapısını oluşturan aile kurumunu parçalamak üzerine bina edilmiştir. Özellikle Müslüman toplumların aile yapısının güçlülüğü sayesinde toplumsal düzenin koruyuculuğu ve devamlılığı üzerindeki etkisi yadsınamaz. Müslüman toplumlar aile yapısını koruyucu özellikleriyle aynı zamanda toplum ve devlet düzeninin de devamlılığını ve dirliğini korumaktadır. Ve bu sapkın işlerin özellikle Müslüman toplumlarda yaygınlaştırılmaya çalışıldığı da aşikârdır. Güç sahipleri temel aile yapısının bozulmasına yönelik bir silah olarak bu sapkınlığı müslüman toplumlara musallat etmişlerdir.

Bir diğer mesele de bu sapkınlığın insan doğasına aykırı olduğu meselesidir ki bu başlı başına başka bir yazının konusunu oluşturacak kadar derin ve geniştir. İnşaallah başka bir yazıda bu konuyu ele alacağım.

Kısacası LGBT denen sapkınlık gerçek anlamda bir sapkınlıktır. Özellikle biz Müslüman toplumların aile kavramını, insani onur ve güzelliğini, yaratılış hakikatlerini, neslin korunması ve devamlılığını, temizliği ve şerefi hedef alan çirkin bir hastalıktır. Her alanda bu hastalıkla mücadele etmek gerekmektedir. Ve hiç boş bırakılmaması gereken bir tehdittir. Özellikle çocuklarımızı bu konuda çok acil ve detaylı bir eğitime tabi tutmalıyız. Çünkü bu sapkınlar özellikle çocuklarımız üzerinden bu hastalığı yaymak istiyorlar. Okulda, mahallede, internette bu konuda ağır bir savaş halinde çocuklarımıza saldırmaktalar. Biz de ona göre önlem almalıyız.

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.