6 Şubat'ın yıldönümünde hatırlanan utanç: Yardım bahanesiyle geldiler, hırsızlık yaptılar

6 Şubat'ın yıldönümünde hatırlanan utanç: Yardım bahanesiyle geldiler, hırsızlık yaptılar
6 Şubat depremlerinin yıldönümünde, yardım bahanesiyle Türkiye'ye gelen siyonist ekiplerin Antakya'da tarihi bir emaneti kaçırdığı olay yeniden gündeme gelirken, "en zor zamanlarda bile kendi ajandalarının peşinde koştukları" gerçeği bir kez daha ortaya çıktı.

6 Şubat 2023'te meydana gelen ve on binlerce insanın hayatını kaybettiği büyük depremlerin yıldönümünde, felaketin ardından yaşanan bazı karanlık olaylar yeniden hatırlandı.

Depremler sonrası dünyanın dört bir yanından arama-kurtarma ekipleri Türkiye'ye yardıma gelirken, basına yansıyan bilgiler, bazı siyonist unsurların bu süreci kendi hedefleri doğrultusunda istismar ettiğini ortaya koymuştu.

İşgalci rejimden gelen arama-kurtarma ekipleri ilk aşamada Türkiye'ye silahlı şekilde giriş yapmak istemiş, bu talep kabul edilmeyince silahsız olarak ülkeye alınmıştı. Ancak Antakya'da görev yapan bu ekiplerin bazı mensuplarının, yardım faaliyetleri sırasında hırsızlık yaptığı daha sonra ortaya çıktı.

Olayın merkezinde, Antakya Sinagogu'nda muhafaza edilen ve tarihi değeri son derece yüksek olan "Ester Kitabı" parşömeninin yer aldığı belirtildi. Söz konusu eserin, deprem kaosundan faydalanılarak Türkiye dışına, siyonist rejime kaçırıldığı basında yer alan haberlerle kamuoyuna yansıdı.

Bu olay, siyonist yapıların yalnızca savaş ve işgal dönemlerinde değil, doğal afet gibi insani felaket anlarında dahi kendi çıkarları doğrultusunda hareket ettiğini gözler önüne seren çarpıcı bir örnek olarak değerlendiriliyor. Enkaz altındaki canlara ulaşılması gereken bir ortamda dahi tarihi ve kültürel emanetlerin hedef alınması, bu yapılara güvenilemeyeceğini bir kez daha ortaya koydu.

Uzmanlar ve yorumcular, 6 Şubat depreminin yıldönümünde bu olayın yeniden hatırlanmasının tesadüf olmadığını belirterek, siyonist zihniyetin yardım, iş birliği ya da insani söylemlerinin her zaman sorgulanması gerektiğine dikkat çekiyor. Felaket anlarında dahi kendi ajandasından vazgeçmeyen bu anlayışın, güven ve samimiyet söylemlerinin arkasında farklı hesaplar taşıdığı vurgulanıyor.

Kaynak:İLKHA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.