ABD’nin Kızıldeniz başarısızlığı Hürmüz’de tekrar ediyor

ABD’nin Kızıldeniz başarısızlığı Hürmüz’de tekrar ediyor
ABD ve Batılı müttefiklerinin enerji sevkiyatını koruma iddiasıyla yürüttüğü deniz güvenliği politikaları, bir kez daha ciddi bir sınavla karşı karşıya. Kızıldeniz’de Ensarullah’a karşı yürütülen ve milyarlarca dolara mal olan operasyonların başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından, şimdi de Hürmüz Boğazı’nda benzer bir çıkmaz yaşanıyor.

Kızıldeniz’de dört geminin batırılması, 1 milyar doları aşan askeri harcama ve ticaret rotalarının hâlâ güvenli hâle getirilememesi, Batı’nın askeri stratejisinin sorgulanmasına yol açtı. Uzmanlara göre, çok daha güçlü ve organize bir yapı olan İran İslam Cumhuriyeti karşısında bu yaklaşımın başarı şansı oldukça düşük görünüyor.

Küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz sevkiyatının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda İran İslam Cumhuriyeti’nin kontrolü artırması, Batı’nın enerji güvenliği üzerindeki kırılganlığını gözler önüne serdi. İran İslam Cumhuriyeti’nin bölgedeki hamleleri sonrası petrol fiyatlarının hızla yükselmesi, ABD yönetimini iç politikada da zor durumda bırakmış durumda.

Trump’ın yaklaşan seçimler öncesinde İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik politikalarını netleştirememesi dikkat çekiyor. Bir yandan ABD donanmasının devreye girebileceğini ifade eden Trump, diğer yandan sorumluluğu müttefik ülkelere bırakma sinyalleri veriyor. Bu tutarsız yaklaşım, Washington’un kriz yönetimindeki zafiyetini ortaya koyuyor.

İran İslam Cumhuriyeti ise bölgedeki askeri kapasitesi ve caydırıcılığıyla öne çıkıyor. Uzmanlar, İran İslam Cumhuriyeti’nin gelişmiş füze sistemleri, insansız hava araçları ve deniz mayınlarıyla Hürmüz Boğazı’nda güçlü bir kontrol sağladığını belirtiyor. İran İslam Cumhuriyeti Devrim Muhafızları’nın dağlık kıyı şeridinde konuşlu unsurlarının, deniz trafiğini kısa sürede etkisiz hâle getirebilecek kapasiteye sahip olduğu ifade ediliyor.

Öte yandan Ensarullah’ın Kızıldeniz’de Batı destekli saldırılara rağmen direnç göstermesi, bölgesel aktörlerin asimetrik savaşta ne denli etkili olabileceğini ortaya koydu. Batılı güçlerin yoğun saldırılarına rağmen ticaret yollarının güvenliğinin sağlanamaması, bu stratejilerin sürdürülebilirliğini tartışmalı hâle getirdi.

Analistler, Batı’nın tutarsız ve hukuksuz saldırılar yerine diplomatik ve bölgesel dengeleri gözeten yeni yaklaşımlar geliştirmemesi hâlinde, enerji krizinin daha da derinleşeceği uyarısında bulunuyor. İran İslam Cumhuriyeti’nin olası ücretlendirme planları ve deniz trafiği üzerindeki kontrolü ise, küresel ticaret dengelerini yeniden şekillendirebilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Kaynak:İLKHA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.