Acil durumlarda ilk yardım uygulayan kişilerin yaygın olarak yaptığı hatalar
İlk Yardım Eğitmeni Zeynep Kenç, acil durumlarda yapılacak ilk yardımın önemi ve ilk yardım sırasında sıkça yapılan hatalar hakkında İLKHA mikrofonuna önemli açıklamalarda bulundu.
"Acil durumlarda ilk yardım yapacak kişilerin yaygın olarak yaptığı hatalar, hayati riskleri ciddi şekilde artırabilir" diyen Kenç, kontrolsüz ve bilinçsiz müdahalelerin, kişinin hayati fonksiyonlarının durmasına kadar varan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.
İlk yardımda yaygın olarak yapılan hatalara dikkat çeken Kenç, "Acil durumlarda ilk yardım yapacak kişilerin yaygın olarak yaptığı hatalar, hayati riskleri önemli ölçüde artırabilir. Bu hatalar arasında panik yapmak, yardım çağırmayı geciktirmek, yaralıyı gereksiz yere oynatmak, bilinci bulanık veya kapalı olan kişilere ağızdan yiyecek ve içecek vermek, kanamalarda turnikeyi hatalı ya da gereksiz şekilde kullanmak, kırık veya şıkık şüphesi olan bölgeleri düzeltmeye çalışmak, solunum durumunu kontrol etmeden müdahale etmek sayılabilir. Bu hatalar sonucunda hayati riskler olabiliyor. Omurilik sarsıntısı, şok, aşırı kan kaybı ve hayati fonksiyon durması gibi sorunlar ortaya çıkabilir." diye belirtti.
"Bilinç kaybı yaşayan kişiye yapılan müdahalelerde bazı durumlardan kaçınılmalıdır"
Bilinç kaybı yaşayan bir kişiyle karşılaşıldığında ilk olarak yapılması gerekenleri aktaran Kenç, "Bilinç kaybı yaşayan kişide, öncelikle olay yerinin ve çevrenin güvenliği sağlanır. Ardından kişinin bilinç durumunun kontrolü yapılır, ardından solunum durumu incelenir. Tüm bu kontrollerin ardından 112 acil yardım hattı aranır. Bilinç kaybı yaşayan kişiye yapılan müdahalelerde bazı durumlardan kaçınılmalıdır: Ağızdan yiyecek veya içecek verilmemeli, kişi sarsılmamalı veya uyandırılmaya çalışılmamalıdır. Eğer baş veya vücut travması şüphesi varsa, kafanın veya vücudun gereksiz yere oynatılması kesinlikle önlenmelidir." ifadelerini aktardı.
Kenç, kalp ve solunum durmasında ilk beş dakikanın önemini aktararak, "Kalp ve solunum durmasında ilk beş dakika hayati önem taşır. Bunun nedeni, beynin oksijensiz ortamda sadece 4 ile 6 dakika arasında dayanabilmesidir. Erken müdahale yapılması durumunda hayatta kalma şansı ciddi şekilde artar. Temel yaşam desteği uygularken önce kişinin bilinç ve solunum durumu kontrol edilir, ardından 112 acil yardım merkezi aranır ve sert bir zemine yerleştirilen kişi için kalp masajına başlanır." dedi.
Trafik kazası, düşme ve yüksekten yaralanma durumlarında yaralının hareket ettirilmesinin tehlikeleri hakkkında da bilgi veren Kenç, "Trafik kazası, düşme veya yüksekten yaralanma sonucu yaralı kişinin hareket ettirilmesi bazı koşullarda büyük tehlike taşır. Özellikle bel, boyun veya sırt bölgesinde ağrı varsa, şiddetli travma geçirmişse veya yüksekten düşmüşse, bilinci bulanık veya kapalıysa yaralı kesinlikle kıpırdatılmamalıdır. Sadece çökme, patlama, yangın gibi ortamın güvenliğini tehdit eden durumlarda, yaralıyı daha güvenli bir alana hareket ettirilebilir." ifadelerini kullandı.
"İlk yardım bilmek, hayat kurtarmak anlamına gelir"
Toplumda ilk yardım bilincinin yaygınlaştıkça can kayıplarının azaldığını belirten Kenç, son olarak şu ifadelere yer verdi:
"İlk yardım eğitimi ve bilinci toplumda yaygınlaştıkça can kaybı oranları azalır. Yapılan araştırmalar, bilinçli ve doğru yapılan ilk yardım müdahalelerinin ölüm oranını yüzde 30 ila yüzde 40 arasında düşürdüğünü göstermektedir. Herkesin bilmesi gereken üç temel ilk yardım ilkesi şunlardır: Koruma: Kendi kişisel güvenliğinizi ve çevrenin, yaralının güvenliğini sağlamak. Bildirme: Sakin ve hızlı bir şekilde 112 acil yardım hattını aramak. Kurtarma: Sakin bir şekilde doğru müdahaleleri uygulamak. Herkesin en az temel düzeyde bile olsa ilk yardım bilgisine sahip olması veya resmi kurumlardan düzenlenen ilk yardım eğitimlerine katılması önerilir. Çünkü ilk yardım bilmek, hayat kurtarmak anlamına gelir."


Kaynak:İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.