“Aileyi Korumak, Gençliği İnşa Etmek Zorundayız”
Peygamber Sevdalıları Vakfı Genel Başkanı Molla Beşir Şimşek, Aksa FM’de Gazeteci-Yazar Veysi Demir’in hazırlayıp sunduğu “Aksa’da Gündem” programının konuğu oldu. Programda vakfın çalışmaları, Mevlid-i Nebi etkinlikleri, ümmetin vahdet ihtiyacı, aile kurumuna yönelik tehditler ve gençliğin geleceği üzerine önemli değerlendirmelerde bulunuldu.
“Toplumu ayakta tutacak en büyük güç ailedir”
Programda özellikle aile kurumuna yönelik tehditlere dikkat çeken Molla Beşir Şimşek, güçlü bir toplumun ancak sağlam aile yapısıyla mümkün olacağını belirtti.
Şimşek, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Toplumun çekirdeği ailedir. Aile sağlam olursa toplum da sağlam olur. Bugün aile kurumuna yönelik ciddi saldırılar vardır. Kadını aileden uzaklaştıran, anneliği değersizleştiren anlayışlar toplumu çöküşe sürüklüyor. Çünkü çocuğun ilk öğretmeni annedir. Ahlaklı, bilinçli ve imanlı bir neslin yetişmesi için aile kurumunu korumak zorundayız.”
Kadının toplumdaki yerinin İslam’ın ortaya koyduğu değerler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Şimşek, anneliğin ve aile içindeki eğitimin toplumun geleceği açısından hayati önem taşıdığını ifade etti.
“Gençliği kaybedersek geleceğimizi kaybederiz”
Gençlere yönelik yürütülen çalışmalar hakkında da bilgi veren Şimşek, Peygamber Sevdalıları Vakfı’nın yıl boyunca çocuklara ve gençlere yönelik eğitim faaliyetleri yürüttüğünü söyledi.
Vakfın siyer sınavları, sahabe ayı etkinlikleri, çocuk programları ve manevi eğitim çalışmalarıyla genç nesillere ulaşmaya çalıştığını belirten Şimşek şöyle konuştu: “Bir toplumu ayakta tutacak olan gençliğidir. Gençliği ihmal eden toplumların geleceği olmaz. Biz çocuklarımızın ve gençlerimizin Peygamber Efendimizin ahlakıyla yetişmesini istiyoruz. Bu nedenle sadece bir etkinlikle değil, yıl boyunca süren eğitim faaliyetleriyle gençlerimize ulaşmaya çalışıyoruz.”
Şimşek, özellikle “Hayat Namazla Güzeldir” programlarıyla çocukların manevi eğitimine katkı sunmaya çalıştıklarını ifade ederek, ailelerin de bu konuda sorumluluk üstlenmesi gerektiğini söyledi.
“Mevlid-i Nebi etkinlikleri halkın Peygamber sevgisinin göstergesidir”
Nisan ayı boyunca gerçekleştirilen Mevlid-i Nebi etkinliklerine halkın yoğun ilgi gösterdiğini belirten Şimşek, bu programların toplumun her kesimini buluşturduğunu söyledi.
Bu yıl etkinliklerin “Vahdet ve Kurtuluş Önderi” temasıyla gerçekleştirildiğini hatırlatan Şimşek, ümmetin içinde bulunduğu durumun birlik ve kardeşliği zorunlu hale getirdiğini kaydetti.
Şimşek, “Bugün İslam coğrafyasının yaşadığı sıkıntıların en büyük sebebi parçalanmışlıktır. Müslümanların yeniden izzet kazanabilmesi için vahdeti yeniden inşa etmesi gerekiyor. Irk, mezhep ve siyasi ayrılıklar üzerinden ümmet parçalanıyor. Oysa bizi bir arada tutacak olan Resulullah’ın rehberliğidir.” dedi.
“Gazze’de akan kan tüm ümmetin kanıdır”
Programda Gazze başta olmak üzere İslam coğrafyasında yaşanan saldırılara da değinen Şimşek, Müslümanların ayrılıkları değil ortak değerleri öne çıkarması gerektiğini ifade etti.
Şimşek şunları söyledi: “Gazze’de akan kanın Şiisi, Sünnisi, Arabı, Kürdü yoktur. Orada akan kan Müslüman kanıdır. Bugün ümmetin en büyük ihtiyacı kardeşlik ruhunu yeniden diriltmektir. Müslümanlar birbirine sırt çevirdikçe zulüm büyümeye devam edecektir.”

Vakfın çalışmaları yıl boyunca sürüyor
Peygamber Sevdalıları Vakfı’nın yalnızca Mevlid-i Nebi etkinlikleriyle sınırlı bir çalışma yürütmediğini belirten Şimşek, yıl boyunca birçok alanda faaliyet gerçekleştirdiklerini ifade etti.
Vakfın çalışmalarından bazıları şöyle sıralandı:
- Türkiye genelinde düzenlenen siyer sınavları
- Çocuk ve gençlere yönelik manevi eğitim programları
- Sahabe hayatını anlatan etkinlikler
- Salavat kampanyaları
- Aile, gençlik ve ahlak temalı seminerler
- Kadınlara yönelik eğitim ve sohbet programları
“Kadınlar bu davanın en önemli taşıyıcılarıdır”
Kadınların vakıf çalışmalarında aktif rol aldığını belirten Şimşek, İslam’ın kadın-erkek ayrımı yapmadan herkesi sorumluluk sahibi gördüğünü ifade etti.
Şimşek, “Bugünün Hatice’leri, Fatıma’ları, Zeynep’leri, Asiye’leri, Ayşe’leri ve Meryem’leri bu toplumun inşasında önemli görevler üstleniyor. Çünkü nesli yetiştiren annedir. Kadını dışlayan bir anlayışla sağlıklı bir toplum kurulamaz.” diye konuştu.
“Çözüm, Peygamberimizin rehberliğine dönmektir”
Programın sonunda toplumsal sorunların çözümünün yeniden Kur’an ve sünnet eksenli bir hayat anlayışına dönmekten geçtiğini ifade eden Molla Beşir Şimşek, aileyi koruyan, gençliği ihya eden ve ümmet bilincini güçlendiren çalışmaların artırılması gerektiğini söyledi.
Şimşek, “Bugün insanlığın en büyük ihtiyacı, Peygamber Efendimizin rahmet ve kardeşlik mesajına sarılmaktır. Aileyi korumak, gençliği bilinçlendirmek ve ümmet bilincini diri tutmak zorundayız. Kurtuluşumuz ancak bu yoldadır.” dedi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.