Avukat Özdemir, trafik kazalarında bilinmeyen hakları anlattı

Avukat Özdemir, trafik kazalarında bilinmeyen hakları anlattı
Avukat Muhammed Ali Özdemir, trafik kazalarının ardından vatandaşların sahip olduğu hukuki haklar konusunda önemli bilgiler verdi. Özdemir, değer kaybı, hasar fark bedeli, ikame araç ücreti ve tazminat gibi birçok hakkın yeterince bilinmediğini belirterek izlenmesi gereken süreci anlattı.

Avukat Muhammed Ali Özdemir, trafik kazalarının ardından vatandaşların sahip oldukları haklar ve izlemeleri gereken hukuki süreçler hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

İLKHA muhabirine konuşan Özdemir, birçok kişinin trafik kazası sonrasında hangi haklara sahip olduğunu ve zararlarını nasıl tazmin edebileceğini bilmediğini belirtti.

Trafik kazalarının farklı nedenlerle meydana gelebileceğini ifade eden Özdemir, kazanın ardından atılması gereken ilk adımlara dikkat çekti.

Avukat Muhammed Ali Özdemir

"İlk yapılması gereken şey olay yerinden ayrılmamaktır"

Neredeyse her gün yüzlerce trafik kazasının meydana geldiğini anımsatan Özdemir "Maalesef vatandaşlarımızın büyük bir kısmı, bu kazalardan sonra ne gibi haklara sahip olduğunu, neler yapması gerektiğini ve hangi zararları talep edebileceğini bilmemektedir. Meydana gelen bir kaza; kimi zaman kişinin kendi kusurundan, kimi zaman karşı tarafın kusurundan, kimi zaman ise tamamen dış etkenlerden kaynaklanabilir. Bir kaza gerçekleştikten sonra ilk yapılması gereken şey, taraflardan en az biri bile olsa olay yerinden ayrılmamaktır. Eğer ölüm veya yaralanma gibi bir durum söz konusuysa derhâl sağlık ekiplerine haber verilmeli; sadece maddi hasar varsa trafik ekiplerine haber verilerek olay yerine sevkleri sağlanmalıdır." dedi.

"Maddi hasarlı kazalarda ilk iş kusur oranının tespit edilmesidir"

Maddi hasarlı trafik kazalarında kusur oranının belirlenmesinin büyük önem taşıdığını belirten Özdemir, sürecin nasıl işlediğini şu sözlerle anlattı:

"Maddi hasarlı trafik kazalarında ilk iş, kusur oranının tespit edilmesidir. Yani kazanın meydana gelmesinde kimin, yüzde kaç kusurlu olduğu belirlenir. Bu oran; kazanın oluş şekline, olay yeri kamera incelemelerine veya çevredekilerin tanıklıklarına göre netleşir. Kusur oranı tespit edildikten sonra bir Kaza Tespit Tutanağı düzenlenir. Bu tutanakla olayın oluş şekli ve tarafların kusur oranları resmiyete dökülür. Daha sonraki süreçte, maddi hasar gören araç yetkili servise veya sanayiye götürülür. Ancak tamir işlemlerine başlanmadan önce, alanında uzman olan eksper gelerek araçta meydana gelen hasarı ortaya koyan bir rapor düzenler."

"Değer kaybı ve hasar fark bedeli sigortadan talep edilebilir"

Eksper raporunun ardından sigorta şirketine başvuru yapılması gerektiğini belirten Özdemir "Eksper raporu çıktıktan sonra vatandaşlarımız, karşı tarafın kusuru oranında (bu oran yüzde 100 de olabilir, yarı yarıya da olabilir) karşı tarafın sigorta şirketine yazılı bir müracaat yapar. Bu müracaat, sadece kaporta veya tamir masraflarının karşılanması için yapılmaz. Sigortadan talep edilebilecek diğer haklar şunlardır: Kazadan önce ve kazadan sonra, araçta değişen veya işlem gören parçalar nedeniyle aracın piyasa değerinde bir düşüş yaşanır. Kaza öncesi ile kaza sonrası değer arasındaki bu fark, 'değer kaybı' olarak sigorta şirketinden talep edilebilir. Araçta kullanılan yedek parça ile orijinal parça arasındaki fiyat farkıdır. Bu bedel de aynı şekilde sigortadan istenebilir." şeklinde konuştu.

"Ödeme yapılmazsa sigorta tahkim komisyonuna başvurulabilir"

Sigorta şirketine yapılan başvuruların ardından izlenecek hukuki yola da değinen Özdemir, şunları söyledi:

"Sigorta şirketine başvuru yapıldıktan sonra 15 iş günlük yasal bekleme süresi vardır. Bu süre içinde sigorta şirketi ya bir ödeme yapar ya da talebi reddederek hiç ödeme yapmaz. Yapılan ödeme eksikse veya hiç ödeme yapılmamışsa, Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurularak hakem heyetine gidilebilir ya da mahkeme yoluyla dava açılabilir. Bu süreçte mahkemece atanan bir bilirkişi marifetiyle net zarar (değer kaybı ve hasar fark bedeli) tam olarak belirlenir ve giderilmesi sağlanır."

"İkame araç bedeli de talep edilebilir"

Vatandaşların çoğu zaman bilmediği bir diğer hakkın ikame araç bedeli olduğunu belirten Özdemir, bu konuda şu bilgileri verdi:

"Vatandaşlarımızın bir diğer hakkı da ikame araç bedelidir. Aracın sanayide veya yetkili serviste kaldığı süre boyunca araç kullanılamaz. Bu kullanılamamaktan kaynaklanan zararın karşılanması istenir. Araç kaç gün tamirde kalmışsa, o gün sayısı kadar güncel araç kiralama bedeli talep edilebilir. İkame araç bedeli sigorta şirketinden değil; kazaya karışan karşı aracın sürücüsünden, ruhsat sahibinden veya araç sahibinden talep edilir."

"Yaralanma ve ölüm halinde tazminat hakları değişiyor"

Trafik kazalarında yaralanma veya ölüm meydana gelmesi durumunda farklı hakların doğduğunu vurgulayan Özdemir, sözlerini şöyle tamamladı:

"Maddi hasarların yanı sıra, kaza neticesinde bir yaralanma veya ölüm meydana gelmişse haklar değişiklik gösterir. Tedavi giderleri ve eğer bir sakatlık oluştuysa maluliyetle alakalı tazminatlar sigorta şirketinden istenir. Hayatını kaybeden kişinin yakınları, sigorta şirketinden Destekten Yoksun Kalma Tazminatı talep etme hakkına sahiptir."

Avukat Özdemir, trafik kazalarında bilinmeyen hakları anlattı

Avukat Özdemir, trafik kazalarında bilinmeyen hakları anlattı

Kaynak:İLKHA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.