AYM'den cezaevlerinde mahpusların doküman ve yayınlarına ilişkin pilot karar
Başvurucuların çeşitli ceza infaz kurumlarında hükümlü veya tutuklu bulunduğu dönemde kendilerine ait ya da posta ve kargo yoluyla gönderilen kitap, gazete, dergi ve yazılı dokümanlar ceza infaz kurumu idarelerince inceledi.
Söz konusu dokümanların PKK propagandası yaptığı, müstehcen nitelikte olduğu, kurum güvenliğini tehlikeye düşürdüğü veya sakıncalı bulunduğu gerekçeleriyle başvuruculara verilmemesine ve emanete alınmasına karar verildi.
Başvurucuların infaz hâkimliklerine yaptıkları şikâyetler ile bu kararlara karşı itirazları da reddedildi.
"El koyma yetkisi vermiyor"
AYM, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 62'nci maddesinin ceza infaz kurumlarında süreli ve süresiz yayınlardan yararlanma hakkını düzenlediğini belirtti.
Mahkeme, söz konusu hükmün mahpuslara ait dokümanların ceza infaz kurumlarınca alıkonulmasına yönelik bir yetki vermediğine dikkat çekti.
Kararda, 5275 sayılı Kanun'un 35'inci maddesinde de mahpuslara ait dokümanların ceza infaz kurumlarınca ele geçirilmesi halinde izlenecek yönteme ilişkin bir düzenleme bulunmadığı ifade edildi.
Bu nedenle mahpuslara ait dokümanlara el konulması şeklindeki müdahalelerin kanuni dayanağının bulunmadığı sonucuna varıldı.
Yayınlara erişimde yapısal sorun tespit edildi
AYM ayrıca ceza infaz kurumu idarelerinin, mahpusların yararlanabileceği süreli ve süresiz yayınların kanunda öngörülen şartları taşıyıp taşımadığını denetleyebileceğini belirtti.
Ancak bu denetimin Anayasa Mahkemesinin içtihatlarında ortaya koyduğu ilkelere uygun şekilde yapılması gerektiği vurgulandı.
Mahkeme, daha önce verdiği Recep Bekik ve diğerleri ile Serdar Güzelçay ve diğerleri kararlarında da yayınlara erişim alanında yapısal sorun tespit edildiğini hatırlattı.
Söz konusu ihlal kararlarına rağmen ceza infaz kurumlarında süreli ve süresiz yayınların mahpuslara teslimi konusunda uygulamadan kaynaklanan yapısal sorunun devam ettiği belirtildi.
Yayınların alıkonulma usulü belirsiz
Kararda, 5275 sayılı Kanun'un 62'nci maddesinde bazı yayınların mahpuslara verilmemesinin öngörüldüğü ancak bu yayınların verilmemesinden sonra nasıl saklanacağı veya hangi hukuki prosedürün uygulanacağı konusunda açık bir düzenleme bulunmadığı ifade edildi.
Ceza infaz kurumlarınca bazı durumlarda "muhafaza altına alma", "alıkoyma", "emanet deposuna kaldırma" veya "arşive kaldırma" gibi farklı ifadeler kullanıldığına dikkat çekilen kararda, bu uygulamaların hukuki sonuçlarının yeterince belirli olmadığı belirtildi.
AYM, bu nedenle yayınların mahpuslara verilmemesinden sonra alıkonulması şeklindeki müdahalelerin de kanuni dayanağının bulunmadığı sonucuna vardı.
Pilot karar usulü uygulanacak
Anayasa Mahkemesi, başvurucuların Anayasa'nın 26'ncı maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verdi.
Mahkeme ayrıca süreli ve süresiz yayınlara erişim konusunda devam eden yapısal sorunun giderilmesi amacıyla pilot karar usulünün uygulanmasına hükmetti.
Kaynak:İLKHA

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.