"Çocuklarımız Kuşatma Altında"
Aksa FM’de Gazeteci-Yazar Veysi Demir’in hazırlayıp sunduğu “Aksa’da Gündem” programına konuk olan Psikolog Azad Eşiyok, dijital bağımlılığın günümüzün en önemli toplumsal sorunlarından biri haline geldiğini belirterek, ekran kullanımının çocukların dikkat gelişimi, akademik başarısı, sosyal ilişkileri ve ruh sağlığı üzerinde ciddi etkiler oluşturduğunu söyledi. Eşiyok, ailelerin farkında olmadan çocuklarını sessiz bir tehlikenin içine bıraktığını ifade ederek önemli uyarılarda bulundu.
“Ekran Bağımlılığı Bir Halk Sağlığı Sorunu Haline Geldi”
Programın açılışında ekran bağımlılığı ve dijital bağımlılık kavramlarını değerlendiren Psikolog Azad Eşiyok, bu konunun yalnızca bireysel bir problem olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Eşiyok, günümüzde teknolojinin hayatın her alanında yer aldığını ancak kontrolsüz kullanımın ciddi sonuçlar doğurduğunu belirterek ekran bağımlılığını “sessiz bir tehlike” olarak tanımladı.
Ekran bağımlılığının çoğu zaman fark edilmeden ilerlediğini ifade eden Eşiyok, insanların önemli bir bölümünün bu durumun etkisi altında olduğunu ancak bunun bilincinde olmadığını söyledi. Dijital bağımlılığın tıpkı yavaş ilerleyen bir hastalık gibi geliştiğini belirten Eşiyok, “Nasıl bazı hastalıklar uzun süre fark edilmeden ilerliyorsa ekran bağımlılığı da aynı şekilde hayatımıza yerleşiyor. İlk etapta masum görünen bu durum zamanla kişinin davranışlarını, ilişkilerini ve yaşam düzenini olumsuz etkileyen ciddi bir probleme dönüşebiliyor. Uzmanlar artık ekran bağımlılığını küresel ölçekte önemli bir halk sağlığı sorunu olarak değerlendiriyor” dedi.
Alışkanlık ile Bağımlılık Arasındaki Fark Nedir?
Programda alışkanlık ile bağımlılık arasındaki farklara da değinen Eşiyok, kullanım süresinin tek başına bağımlılık anlamına gelmediğini söyledi. Bir kişinin işi veya eğitimi gereği uzun süre ekran karşısında bulunmasının doğal olduğunu belirten Eşiyok, asıl önemli olanın kişinin ekran kullanımını kontrol edip edememesi olduğunu ifade etti.
Bir yazılım mühendisinin ya da çevrim içi eğitim alan bir öğrencinin saatlerce bilgisayar başında kalabileceğini belirten Eşiyok, “Bu kişiler işlerini tamamladıktan sonra ekranı bırakabiliyorlarsa burada bağımlılıktan söz edemeyiz. Ancak kişi ekran kullanımını sonlandıramıyor, süreyi kontrol edemiyor ve cihaz elinden alındığında huzursuzluk yaşıyorsa bağımlılık belirtileri ortaya çıkmış demektir” diye konuştu.
“Çocukların Günlük Ortalama Ekran Süresi Endişe Verici”
Günümüzde çocukların ekran karşısında geçirdiği sürenin her geçen gün arttığını vurgulayan Eşiyok, bunun aileler tarafından yeterince önemsenmediğini söyledi. Dijital dünyanın çocukları küçük yaşlardan itibaren etkisi altına aldığını belirten Eşiyok, özellikle ebeveynlerin çocuklarını oyalamak amacıyla erken yaşta telefon ve tabletle tanıştırmasının önemli riskler taşıdığına dikkat çekti.
Birçok ebeveynin günlük işlerini rahat yapabilmek veya çocuğun sessiz kalmasını sağlamak amacıyla telefon verdiğini belirten Eşiyok, “Bugün çocukların ekran karşısında geçirdiği süreler oldukça yüksek seviyelere ulaşmış durumda. Bu durum yalnızca zaman kaybı anlamına gelmiyor. Çocuğun zihinsel gelişimi, duygusal dünyası ve ahlaki yapısı üzerinde de ciddi etkiler oluşturuyor” ifadelerini kullandı.
Ekran Bağımlılığının Belirtileri Neler?
Ekran bağımlılığının çeşitli belirtilerle kendisini gösterdiğini ifade eden Eşiyok, hem çocuklarda hem de yetişkinlerde benzer işaretlerin görülebildiğini söyledi. Özellikle ekran başında geçirilen sürenin kontrol edilememesinin önemli bir belirti olduğunu belirten Eşiyok, kullanım süresi sona erdiğinde öfke, huzursuzluk ve saldırgan davranışların ortaya çıkmasının da dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Bağımlılığın günlük yaşam üzerindeki etkilerine de değinen Eşiyok, kişinin aile içindeki sorumluluklarını yerine getirmemeye başlaması, ders başarısında düşüş yaşaması, sosyal çevresinden uzaklaşması ve internet olmadığında yoğun huzursuzluk hissetmesinin bağımlılık belirtileri arasında yer aldığını söyledi.
Yetişkinlerin de kendilerini bu konuda sorgulaması gerektiğini ifade eden Eşiyok, “Gece uyumadan önce birkaç dakika sosyal medyaya bakayım derken saatlerce ekran başında kalıyorsanız, canınız her sıkıldığında telefona yöneliyorsanız ya da internet bağlantısı olmadığında ciddi bir huzursuzluk yaşıyorsanız bunun üzerinde düşünmeniz gerekir” dedi.
“Sessiz ve Uslu Görünen Çocuklar Risk Altında Olabilir”
Ailelerin çoğu zaman sessiz ve sorun çıkarmayan çocukları örnek gösterdiğini belirten Eşiyok, bu durumun her zaman olumlu bir tablo anlamına gelmediğini söyledi. Özellikle okuldan geldikten sonra saatlerini odasında ekran başında geçiren çocukların dikkatle takip edilmesi gerektiğini ifade eden Eşiyok, ebeveynlerin çoğu zaman çocuklarının dijital dünyada neler yaptığından haberdar olmadığını dile getirdi.
“Çocuğumuz odasında sessizce duruyor” düşüncesinin ailelerde yanlış bir güven duygusu oluşturduğunu belirten Eşiyok, “Anne ve baba çocuğun sessiz olmasını olumlu bir durum olarak görebiliyor. Ancak çocuk saatlerce ne izlediği bilinmeyen içeriklerle baş başa kalabiliyor. Kimlerle iletişim kurduğu, hangi düşüncelerden etkilendiği ve nasıl bir dijital ortamın içinde bulunduğu çoğu zaman bilinmiyor. Bu nedenle sessizlik her zaman sağlıklı bir gelişimin göstergesi değildir” diye konuştu.
“Kısa Videolar Dikkat Süresini Kısaltıyor”
Sosyal medya platformlarında yaygınlaşan kısa video içeriklerinin çocukların dikkat gelişimi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu belirten Eşiyok, sürekli değişen içeriklerin zihni yorarak odaklanma becerisini zayıflattığını söyledi.
Çocukların birkaç saniyede bir farklı videolara geçmesinin dikkat dağınıklığını artırdığını ifade eden Eşiyok, bunun eğitim hayatına da doğrudan yansıdığını kaydetti. Eşiyok, “Bir çocuk sürekli olarak 15-30 saniyelik videolar arasında geçiş yapıyorsa uzun süre aynı konu üzerinde yoğunlaşmakta zorlanacaktır. Sürekli değişen içerikler sabretme becerisini azaltıyor, odaklanma süresini kısaltıyor ve öğrenme kapasitesini olumsuz etkiliyor. Böyle bir çocuğun 40 dakikalık bir ders boyunca dikkatini korumasını beklemek oldukça güç hale geliyor” dedi.
Kısa video kültürünün yalnızca çocukları değil yetişkinleri de etkilediğini belirten Eşiyok, insanların artık uzun içeriklere karşı sabırsız hale geldiğini, bunun da düşünme ve öğrenme süreçlerini olumsuz etkilediğini ifade etti.
Ailelere Çağrı: “Çocuklarla Daha Fazla İletişim Kurun”
Programın sonunda ailelere önemli tavsiyelerde bulunan Psikolog Azad Eşiyok, dijital bağımlılıkla mücadelenin evde başladığını söyledi. Çocukların yalnızca ekran başında geçirdikleri sürenin değil, maruz kaldıkları içeriklerin de takip edilmesi gerektiğini belirten Eşiyok, ebeveynlerin çocuklarıyla daha fazla zaman geçirmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı.
Ailelerin çocukları sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlere yönlendirmesi gerektiğini ifade eden Eşiyok, ekranın tamamen hayatın dışına çıkarılmasının mümkün olmadığını ancak bilinçli ve kontrollü kullanımın sağlanabileceğini söyledi. Dijital dünyanın sunduğu imkanlardan faydalanırken çocukların zihinsel, ahlaki ve sosyal gelişimlerinin korunmasının büyük önem taşıdığını belirten Eşiyok, toplumun geleceği açısından ailelerin bu konuda daha duyarlı davranması gerektiğini sözlerine ekledi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.