Diyarbakır Valisi Zorluoğlu: Depremden kalan olumsuz bir iz göremiyoruz
Bugün sabah saatlerinde kabir ziyareti ile başlayan bir dizi programlardan sonra AFAD yerleşkesinde 6 Şubat depremini anma programı düzenlendi.
Düzenlenen programda konuşan Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, 3 yıllık zaman zarfı içerisinde evleri hasar gören hak sahiplerine yönelik tamamlanan konut, yıkılan binaların enkaz kaldırma çalışmalarına yönelik gelinen süreci aktardı.

"Zamanında yapılacak müdahale tedbirleri ve iyileştirme hareketiyle depremin etkilerini minimize etmek mümkün"
Bir yandan depremde yaşanan acıyı derinden hissederken diğer taraftan milletçe 3 yıllık kısa sayılabilecek bir süre içerisinde depremde ağır hasar gören şehirleri ayağa kaldırmış olmanın haklı gururunun ve mutluluğunun yaşandığını belirten Zorluoğlu, "Bu enkaz 10 senede ayağa kaldırılamaz diyorlardı, gerçekten böyle bir durum vardı ama milletimiz devletimizle birlikte bu şehirleri 10 yılda değil birkaç yıl içerisinde büyük oranda ayağa kaldırdı. Burada bakanlıklarımızın ve kuruluşlarımızın gerçekten çok büyük bir gayreti oldu. Bu manada depremin olduğu andan itibaren arama kurtarma faaliyetlerine katılan, barınma hizmetlerine destek sunan, yeme içme hizmetlerini yürüten, enkaz kaldıran, yeni barınma alanları için çalışma ortaya koyan tüm gönüllü kardeşimize ve emeği geçen herkese Diyarbakır'dan şükranlarımızı bir kere daha arz ediyoruz." dedi.
Deprem öncesi alınmöası gereken önlem ve tedbirlere de değinen Zorluoğlu, "Tabii ki deprem; deprem öncesi, sırası ve sonrası tedbirlerle birlikte ele alınması gereken bir felaket türü. Bu manada belki depremin oluşmasına önceden haber almasına imkan yok ama önceden alınacak, zamanında yapılacak müdahale tedbirleri ve sonrasındaki iyileştirme hareketiyle depremin yıkıcı etkilerini minimize etmek mümkün. Bizde deprem alanında ve müdahale anlamında çok büyük bir alanı kapsamasına rağmen çok büyük bir başarı örneği ortaya koyduk. Depremin ilk gününden itibaren enkazlarda arama faaliyeti ciddi bir şekilde yerine getirildi. Sokakta kalan vatandaşların yeme içme ve barınmaları için çadır kentlerden konteynır kentlere kadar çok kısa sürede başarılı hizmetler verildi." ifadelerini kullandı.
"Oğlaklı'da adeta orta büyüklükte bir ilçe kuruldu"
Diyarbakır'da depremde hasar gören ve gerçekleştirilen yıkım çalışmalarının verilerini paylaşan Zorluoğlu, konuşmasını şu ifadeler ile sürdürdü:
"Diyarbakır'da yaklaşık 5 bin 500 bina ağır hasarlıydı. Sonradan 2 bin 500 bina orta hasardan ağır hasara dönüştürüldü. Toplamda 7-8 bin binanın büyük bir kısmı yıkıldı, enkazları kaldırıldı. Bir yandan da depremde evleri hasar gören hak sahiplerine barınma hamlesi başlatıldı ve Oğlaklı bölgesinde 13 bin 190 konut inşa edildi. Şu an orada 6 bin aile yeni konutlarında yaşıyor. Okulların tamamlanması ve diğer sosyal donatı alanlarının hizmete girmesiyle bu sene içerisinde 12 binin üzerinde aile ikamet etmiş olabileceğini düşünüyorum. Yani orada adeta orta büyüklükte bir ilçe kurulmuş oldu."
Zorluoğlu, "Sadece Oğlaklı'da değil, ilçelerimizde de 2 bin 800 konut yapıldı. Kırsalda da bin 200 köy tipi ev inşa edildi ve inşa edilmeye de devam ediyor. Diyarbakır'da toplam 17 bin 200 civarı konutu 3 sene içerisinde tamamladık ve büyük oranda hak sahiplerine teslim etmiş olduk. Konteynır kentimizi de geçen yıl içerisinde lağv ettik. Artık Diyarbakır'da depremden kalan olumsuz bir iz göremiyoruz." diye belirtti.
"Daha dirençli bir Diyarbakır oluşturabilmek için gayret ediyoruz"
"Afetlerde afet öncesi, anı ve sonrası müdahaleler elbette ki çok önemli fakat esas olan afetten önceki kısımdır." diyen Zorluoğlu, "Öncelikle şehirlerin afetlere karşı direncin arttırılması lazım. Son dönemde dirençli şehirler kavramı ön planda çıktı. Yani şehirlerin karşılaşabilecekleri sorunlara, tehditlere, doğal afetlere ve insandan kaynaklı felaketlere en iyi bir şekilde cevap verebilecek bir şekilde dizayn edilmesi ve şehirlerin böyle bir kapasiteye kavuşturulması dirençli şeyler kavramı olarak ortaya çıkıyor. Bu manada elbette Diyarbakır'da da ve Türkiye'nin genelinde de çok önemli çalışmalar yapılıyor. İlgili tüm kurumların ve vatandaşlarımızın çok bilinçli hareket etmesi gerekiyor. İmar planlarından altyapı çalışmalarına kadar kentsel dönüşümden yeterli mühendislik hizmetlerine kadar bu işin çok önemli boyutları var. Bu manada biz de Diyarbakır Valiliği olarak daha dirençli bir Diyarbakır oluşturabilmek için gayret ediyoruz." ifadelerine yer verdi.
Zorluoğlu, "Deprem anında herkesin ilk kaygısı enkazlara koşup orada yakınlarını enkaz altında çıkarma endişesidir. Dolayısıyla bu arama kurtarma meselesi hakikaten en önemli mesele olarak ortaya çıkıyor. O yüzden bizim bu kapasitemizi artırmamız lazım. Deprem gerçeği ile yüzleşen bir ülkeyiz. Bundan sonra da depremler olacak ama Allah'ın izniyle gönüllülük esasına dayalı bu çalışmalar İnşallah bundan sonraki depremlerde çok daha az can kaybına sebebiyet verecek." şeklinde konuştu.


Kaynak:İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.