Doç. Dr. Karadaş: Merhamet eğitimiyle büyüyen çocuklar toplum için hazine niteliği taşıyor

Doç. Dr. Karadaş: Merhamet eğitimiyle büyüyen çocuklar toplum için hazine niteliği taşıyor
Doç. Dr. Halil Karadaş, özellikle son zamanlarda okullarda yaşanan şiddet olaylarına, sanal kumara ve sosyal medyanın etkilerine dikkat çekerek, “Çocukların bu tür durumlara düşmesinde maneviyat eksikliğinin de etkisi var. Merhamet eğitimi zaten maneviyatın bir parçasıdır. Merhamet eğitimiyle büyüyen çocuklar gerçekten toplum için bir hazine niteliği taşıyor.” dedi.

Mardin Artuklu Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Halil Karadaş, İLKHA mikrofonuna, okullarda yaşanan şiddet olaylarının çocuk gelişimi açısından temel nedenlerine, sosyal medyanın ve sanal kumarın etkilerine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Karadaş, özellikle son zamanlarda okullarda yaşanan saldırılara dikkat çekerek psikolojik ve sosyolojik açıdan bu tür davranışlar sergileyen çocukların durumunun temelinde erken çocukluk dönemindeki eğitim ve gelişim süreçlerinin bulunduğunu söyledi.

Çocuklarda şiddet eğiliminin ortaya çıkmasında maneviyat eksikliğinin de etkili olabileceğini belirten Karadaş, merhamet eğitimiyle büyüyen çocukların toplum için gerçek anlamda bir hazine niteliği taşıdığını vurguladı.

Okullarda yaşanan şiddet olaylarının çocuk gelişimi açısından temel nedenlerine dikkat çeken Karadaş “Okullarda ne yazık ki son zamanlarda artan şiddet haberleri hepimizi derinden üzmektedir. Bu haberler, bir yönüyle olumsuz bir reklam etkisi de oluşturmaktadır. Bir yerde meydana gelen şiddet olayı, başka bir yerde yaşanabilecek benzer bir olayın fitilini, küçük de olsa, ateşleyebilmektedir. Bunun birçok nedeni var. Psikolojik ve sosyolojik açıdan incelediğimizde, bu durumun temelinde aslında çocukluk dönemindeki eğitim sürecinin bulunduğunu görüyoruz. Çocukların erken çocukluk döneminde ailelerinden gördükleri bazı davranışlar, ilerleyen yaşlarda şiddete eğilimli olmalarına katkıda bulunabiliyor.” dedi.

“Çevresinde görülen bir şiddet olayı çocuğun zihin dünyasında kodlanıyor”

Karadaş, şiddete eğilimli bir ortamda büyüyen çocuğun zihin dünyasında da şiddeti benimseyen bir yaşam biçiminin oluşabileceğini ifade ederek “Eğer çocuk şiddete eğilimli bir ailede büyüyorsa; annesinden, babasından, ağabeyinden, ailesinin herhangi bir üyesinden, yakın arkadaşlarından veya çevresinden şiddet davranışları görüyorsa bunlar çocuğun zihin dünyasında kodlanıyor. Bu kodlamalar, çocuğa ilerleyen yaşamında söz konusu davranışların yapılabilir olduğunu ve zamanı geldiğinde kendisinin de bu davranışlara başvurabileceğini öğretebiliyor. Çocuğun erken çocukluk döneminde yaşadığı olaylar ve travmalar da bu süreçte etkili oluyor. Bir diğer önemli faktör ise ailedir. Ailedeki bir kişinin merhametsiz, şiddete eğilimli veya hayvanlara karşı acımasız davranan biri olması, çocukta ilerleyen yaşlarda acımasızlık gibi olumsuz davranış eğilimlerinin gelişmesini tetikleyebiliyor. Bu, birçok insanın gözden kaçırdığı bir husustur. Buna karşılık, küçük yaşlardan itibaren merhamet eğitimiyle büyüyen, merhametli davranışlara tanık olan ve bu tür davranışları sergilemeye teşvik edilen çocuklar, ilerleyen yaşlarda daha merhametli, toplumla bütünleşebilen ve insanlarla uyum içinde yaşayabilen bireyler oluyor. Bu, bir kediyi beslemek veya aç kalan bir kuşa yem vermek gibi basit görünen davranışlarla bile mümkün olabiliyor.” şeklinde konuştu.

Karadaş, merhametsizliğin çocukların davranışları üzerindeki olumsuz etkilerine de değinerek “Çevresinde hayvanlara acımasızca davranıldığını gören, bir hayvanın öldürülmesine ilişkin görüntülere tanık olan veya bu tür olayları izleyen bir çocuk, zamanla bu davranışları normal kabul edebilir. Örneğin, sokakta küçük bir kediye taş atılarak eziyet edilmesini olağan karşılayan bir ortamda büyüyen çocuk, merhametsizliği içselleştirebilir. Başka bir ifadeyle, merhamet duygusu yeterince geliştirilmeden büyütülen bir çocuk, ilerleyen yaşlarda başta akranlarına, ardından ailesine ve nihayetinde toplumun geneline karşı olumsuz davranışlar sergileme potansiyeli taşıyabilir.” diye belirtti.

“Merhamet eğitimiyle büyüyen çocuklar toplum için hazine niteliği taşıyor”

Maneviyat eğitiminin önemine de dikkat çeken Karadaş, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Çocukların bu tür durumlara düşmesinde maneviyatın da etkisi var. Merhamet eğitimi zaten maneviyatın bir parçasıdır. Merhamet eğitimiyle büyüyen çocuklar gerçekten toplum için bir hazine niteliği taşıyor. Bunun yanında namaz kılmak, Kur’an okumak, büyüklere saygı göstermek ve Hadis-i Şerif’te buyurulduğu gibi kişinin kendisi için istediğini arkadaşı için de istemesi gibi manevi değerler de önemlidir. Bu tür erdemli davranışlarla ve değerlerle yetişen çocuklar, toplumu kucaklayan ve toplumsal bütünlüğe katkıda bulunan faydalı bireyler oluyor. Rahmetli Cemil Meriç’in de ifade ettiği gibi, ‘Zekât veren bir toplumun sosyolojiye ihtiyacı olmaz, namaz kılan bir toplumun da psikolojiye ihtiyacı olmaz.’ Dolayısıyla ibadetlerine bağlı olan veya ebeveynlerini ibadet ederken gören çocuklar, onların davranışlarını gözlemleyerek öğreniyor. Albert Bandura’nın Sosyal Öğrenme Kuramı’nda da ifade edildiği gibi çocuklar, çevrelerindeki kişileri model alarak öğreniyor. Ebeveynlerinden gördükleri maneviyatı, yaşam biçimini ve toplumsal davranışları taklit edebiliyorlar. Aynı şekilde, anne ve babalarından gördükleri merhametsiz davranışları ve olumsuz tutumları da tekrar etme potansiyeline sahipler.”

“Kaybettiğimiz babalar ve gençlere bakıldığında bunların önemli bir kısmının sanal kumar bağımlısı olduğu görülüyor”

Gençleri ve aileleri olumsuz etkileyen sanal kumar ile sosyal medyanın sonuçlarına da değinen Karadaş, özellikle çocukların sosyal medya içeriklerine karşı korunması ve bu içeriklerin denetlenmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:

“Sanal kumar başlı başına çok büyük bir sorundur. Bu konu, çocuk eğitimiyle ilişkili olmakla birlikte aslında bütün toplumu ilgilendiren bir meseledir. Son zamanlarda hayatını kaybeden veya sanal kumar nedeniyle maddi varlığını kaybeden kişileri, ailelerini ve gençleri değerlendirdiğimizde, bunların önemli bir kısmının sanal kumar bağımlılığıyla mücadele ettiğini ya da sanal kumar nedeniyle maddi kayıplar yaşadığını görüyoruz. Bu tür kayıplar, kişilerin ruhsal durumlarını olumsuz etkileyerek daha gergin, sinirli ve agresif olmalarına, dolayısıyla şiddete eğilimlerinin artmasına yol açabiliyor. Bu konuda etkili olan bir diğer faktör de sosyal medyadır. Sosyal medya, günümüzde çok güçlü bir reklam ve haberleşme aracıdır. En etkili reklamlar ve haberler sosyal medya aracılığıyla anında geniş kitlelere ulaştırılabiliyor. Bir çocuğun sosyal medyada karşılaştığı olumsuz bir davranış, bu mecralar aracılığıyla kolaylıkla normalmiş gibi algılanabiliyor. Söz konusu içeriklerde davranışın anormal veya kötü olduğu ifade edilse bile olumsuz haberler de bir tür reklam etkisi oluşturabiliyor. Bu durum, çocuklarda ‘Bu yapılabilir, zamanı geldiğinde ben de yapabilirim.’ düşüncesini ortaya çıkarabiliyor. Bu nedenle sosyal medya içeriklerinin çocuklar açısından ciddi biçimde filtrelenmesi ve denetlenmesi gerekiyor.”

Doç. Dr. Karadaş: Merhamet eğitimiyle büyüyen çocuklar toplum için hazine niteliği taşıyor

Doç. Dr. Karadaş: Merhamet eğitimiyle büyüyen çocuklar toplum için hazine niteliği taşıyor

Kaynak:İLKHA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.