Dr. Yıldırım: Madde bağımlılığı yalnızca bireyi değil tüm aileyi etkileyen kronik bir hastalıktır
Adana’da düzenlenen panelde, bağımlılıkla mücadelenin toplumsal kararlılıkla mümkün olabileceği mesajı öne çıktı.
Panelin açılışında söz alan Yeşilay Adana İl Başkanı Dr Yunus Emre Yıldırım, 2026 yılının “bağımsızlık yılı” ilan edilmesinin sahadaki karşılığının görüleceğini ifade etti.
Bağımlılığın bir irade sorunu değil, beyin kimyasını bozan kronik bir hastalık olduğu vurgusu panelin ana başlıkları arasında yer aldı.
Madde kullanımının dopamin sistemi üzerindeki etkilerine dikkat çekilen panelde, “bir kereden bir şey olmaz” algısının bağımlılığın başlangıç noktası olduğu belirtildi.
Konuşmasında bağımlılığın merkezi sinir sistemini hedef aldığını dile getiren Dr. Yıldırım, sürecin çoğu zaman tekrarlayan kullanımlarla derinleştiğini aktardı.
Panelde, sosyal medya ve ilaçların kötüye kullanımının da bağımlılık sürecinin bir parçası olabileceği değerlendirmesi yapıldı. Bağımlılık tanı kriterlerine değinilen programda, öfke, huzursuzluk ve sosyal hayattan kopuşun önemli belirtiler arasında yer aldığı ifade edildi.
Tedaviden ziyade önleyici çalışmaların önemine işaret edilen panelde, Yeşilay Danışmanlık Merkezlerinin ücretsiz ve gizli hizmet sunduğu hatırlatıldı.
Gençlerin başıboş bırakılmasının ciddi riskler doğurduğuna dikkat çekilen panelde, istihdam ve sosyal alanların güçlendirilmesi çağrısı yapıldı.
Yıldırım, konuşmasının sonunda bağımlılığın yalnızca bireysel değil küresel bir sorun olduğu vurgulanarak, çocukların maddeyle hiç tanıştırılmaması gerektiği mesajı verildi.
"Bu noktada hepimize çok işler düşüyor"
Yeşilay Adana İl Başkanı Dr. Yunus Emre Yıldırım, bağımlılıkla mücadelede umutlu olduklarını belirterek, “Hep birlikte Allah izin verirse bu işin çözüme kavuşacağına inanıyoruz. 2026 yılı bağımsızlık yılı olarak ilan edildi. Bu ilanı sahada semereleriyle hep birlikte göreceğiz. Bu noktada hepimize çok işler düşüyor.” dedi.
"Bağımlılık kronik bir hastalıktır"
Bağımlılığın bilimsel yönüne değinen Dr. Yıldırım, bunun bir irade zayıflığı değil, kronik bir hastalık olduğunu ifade ederek, “Bağımlılık beynin dopaminerjik ödül ve ceza mekanizmasının bozulmasıdır. Madde kullanımı bağımlılık seviyesine geldiğinde algı bozulur. Bağımlılık bir hastalıktır. Hastalık olmasaydı hastanesi olmazdı. Bu, grip gibi geçici değil; şeker ve tansiyon gibi kronik bir hastalıktır ve tedavisi süreklilik gerektirir.” şeklinde konuştu.
"Bağımlı kişi çoğu zaman en başa geri döner"
Madde kullanımının beyindeki dopamin sistemini bozarak tekrar kullanımı pekiştirdiğini anlatan Yıldırım, sürecin genellikle masum bir başlangıçla başladığını belirtti. “‘Bir kereden bir şey olmaz’ diye başlayan süreç, ‘bir daha asla’ noktasına gelir. Kişi bırakmak zorundayım dediğinde ise çoğu zaman en başa geri döner.” ifadelerini kullandı.
"Telefon elinde olan herkes medya bağımlısı değildir"
Bağımlılığın yalnızca maddelerle sınırlı olmadığını dile getiren Yıldırım, sosyal medya ve ilaçların kötüye kullanımına da dikkat çekerek, “Telefon elinde olan herkes medya bağımlısı değildir. Bir basın mensubu ile sosyal medya bağımlısını aynı kategoride değerlendiremeyiz. Madde bağımlılığında da benzer ölçütler vardır.” dedi.
"Belirtilerden en az ikisi varsa bağımlılıktan söz edilebilir"

Bağımlılığın tanı kriterlerine değinen Yıldırım, “Planlanandan fazla madde almak, bırakmak için başarısız çabalar, madde bulmak için zaman harcamak, yoğun istek duyma, sosyal hayattan kopma, sonunu bildiği halde kullanmaya devam etme, öfke, huzursuzluk, iştahsızlık, terleme ve titreme gibi belirtilerden en az ikisi varsa bağımlılıktan söz edilebilir.” diye konuştu.
Toplumsal sorumluluğa vurgu yapan Yıldırım, tedaviden çok önleyici çalışmaların önemine işaret ederek, “Bağımlı bireyin tedavisi gerçekten zordur. Ancak bizler vatandaşlar olarak önleyici hizmetler yapabiliriz. Yeşilay Danışmanlık Merkezleri bu noktada ücretsiz ve gizlilik esasına dayalı hizmet vermektedir.” dedi.
"İşsiz insan her yola gidebilir"
Gençlerin sahipsiz bırakılmaması gerektiğini belirten Yıldırım, “Kâinat boşluk kabul etmez. Bir genci başıboş bırakırsanız yanlış yollara gidebilir. İşsiz insan her yola gidebilir. Bu alanları doldurmak zorundayız.” ifadelerini kullandı.
"Madde bağımlılığı bir aile hastalığıdır"
Bağımlılığın küresel bir sorun olduğuna dikkat çeken Yıldırım, Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerini hatırlatarak, “DSÖ’ye göre bağımlılıkla mücadelede koruyucu hizmetlere harcanan 1 dolar, rehabilitasyona harcanan 18 dolara karşılık geliyor. Çocuklarımızı maddeyle hiç tanıştırmamalıyız. Madde bağımlılığı bir aile hastalığıdır.” dedi.
Konuşmasının sonunda desteklerinden dolayı teşekkür eden Yıldırım, “Türkiye’de bu konuda yapılan çalışmalardan dolayı vekilimiz Faruk Dinç’e teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.


Kaynak:İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.