Dünya Ebeler Günü’nde ebeliğin manevi boyutu konuşuldu

Dünya Ebeler Günü’nde ebeliğin manevi boyutu konuşuldu
İnönü Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölümü, Malatya İl Sağlık Müdürlüğü ve Turgut Özal Tıp Merkezi iş birliğinde 5 Mayıs Dünya Ebeler Günü dolayısıyla “Ebeliğin Manevi Boyutu” başlıklı program düzenlendi.

Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hacer Ünver Koca’nın moderatörlüğünü üstlendiği programın konuğu, İlahiyat Fakültesi Temel İslam Bilimleri Bölümü Tefsir Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdurrahman Ateş oldu.

Programa; İnönü Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Sağlam, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tuba Uçar, Turgut Özal Tıp Merkezi Başhekimi Prof. Dr. Erol Karaaslan, Ebelik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yeşim Aksoy Derya, Malatya İl Sağlık Müdürlüğü Personel Hizmetleri Başkanı Dr. Harun Kurt ile akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program, orkestrasını Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencilerinin yaptığı ve solistliğini Ebelik Bölümü öğrencilerinin üstlendiği müzik dinletisi ile devam etti. Dinletinin ardından orkestra üyelerine Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Sağlam tarafından teşekkür belgeleri takdim edildi.

Teşekkür belgelerinin akabinde günün anlam ve önemine dair hazırlanan video izlendi. Video gösteriminin ardından geçilen protokol konuşmalarında ilk konuşmayı gerçekleştiren Turgut Özal Tıp Merkezi Hemşirelik Hizmetleri Müdürü Gönül Gül Er, ebeliğin kutsal bir meslek olduğuna dikkat çekti. Doğumhaneye giren her annenin yalnızca heyecan değil, kaygı, korku ve belirsizlik de taşıdığını ifade eden Er, bu sürecin en yakından tanığı olan kişilerin ebeler olduğunu söyledi.

Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Bakım Hizmetleri Müdürü Hilal Arıcıoğlu konuşmasında, ebelik görevinin yalnızca doğum anıyla sınırlı kalmadığını, anne ve bebeğin hastaneden taburcu olmasına kadar geçen her aşamada önemli sorumluluklar üstlendiklerini belirtti.

Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yeşim Aksoy Derya, Uluslararası Ebeler Konfederasyonu’nun (ICM) her yıl Dünya Ebeler Günü için özel bir tema belirlediğini, 2026 yılı temasının “1 Milyon Daha Fazla Ebe” olduğunu söyledi. Bu temanın yalnızca bir slogan olmadığını vurgulayan Derya, anne ve yenidoğan ölümlerinin azaltılması, sezaryen oranlarının düşürülmesi ve kadın sağlığı hizmetlerinin güçlendirilmesi açısından ebelerin kritik role sahip olduğunun altını çizdi.

Prof. Dr. Yeşim Aksoy Derya’nın ardından Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tuba Uçar söz aldı. Programın yalnızca özel bir günü kutlamak amacıyla değil, ebelik mesleğinin taşıdığı değer, anlam ve sorumluluğu paylaşmak amacıyla düzenlendiğini belirten Uçar, ebeliğin çoğu zaman görünmeyen ancak etkisi hayat boyu hissedilen bir dokunuş olduğunu söyledi.

Son olarak konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Sağlam ise çocuk gelişimi alanında çalışan bir akademisyen olarak ebelik mesleğinin önemini yakından bildiğini, özellikle doğum anının anne ve çocuk hayatında kritik bir dönüm noktası olduğunu söyledi. Sağlam, doğum öncesi, doğum anı ve doğum sonrası sürecin insan gelişiminde belirleyici olduğunu vurgulayarak “İçimizde kıdemli arkadaşlarımız var. Belki yüzlerce doğuma eşlik etmişlerdir. Sizler için çok fazla doğum olabilir ama her doğum aslında ilk ve özeldir. Çünkü herkesin hayatına bir defa dokunuyorsunuz.” dedi. Öğrencilerin meslek hayatları boyunca kendilerini geliştirmeye devam etmeleri gerektiğini belirten Sağlam, dokundukları her hayatın özel olduğunu unutmadan çalışmalarını tavsiye etti.

Açılış konuşmalarının ardından geçilen panelde konuşan moderatör Doç. Dr. Hacer Ünver Koca ise hayatın ilk anına eşlik eden kutsal bir meslek olan ebeliği farklı yönleriyle ele almak amacıyla bir araya geldiklerini söyledi.

Doç. Dr. Hacer Ünver Koca’nın ardından söz alan Prof. Dr. Abdurrahman Ateş konuşmasında, ebeliğin kutsal ve manevi boyutuna dikkat çekti.

Ebeliğin insanlığın varoluşuyla başlayan en eski görevlerden biri olduğunu belirten Ateş, doğumun yalnızca biyolojik bir süreç değil aynı zamanda “mucize” olduğunu söyledi. Ateş, “Bugün burada bulunanların büyük bölümü 25 yıl önce yeryüzünde yoktu. Şimdi ise hayatın içindeler. Olmayan bir varlığın aileye katılması kelimenin tam anlamıyla mucizedir. Ebelik de işte bu mucizeye tanıklık etmektir.” dedi.

Ebelerin yalnızca doğuma eşlik eden kişiler olmadığını belirten Ateş, onların aynı zamanda anne adaylarına manevi destek sağlayan rehberler olduğunu ifade etti.

Konuşmasının devamında Ateş, şunları söyledi:

“Ebe sadece doğum yaptıran değildir. Aynı zamanda doğum yaptırdığı kadına moral ve motivasyon aşılayan bir sanatkârdır. Doğum yapan kadının çok mübarek bir anda bulunduğunu hissettirmesi gerekir çünkü doğum sadece bir meslek icrası değil, aynı zamanda kutsal bir ana tanıklık etmektir. O yüzden ebeler yalnızca teknik görev yapan kişiler olarak değil, kadınların en zor ve en özel anlarında yanında duran insanlar olarak görülmelidir.”

Doğumun Kur’an-ı Kerim’de de önemli bir yere sahip olduğunu anlatan Ateş, annelerin hamilelik, doğum ve emzirme sürecindeki fedakârlıklarının anne-babaya iyilik yapılmasının temel gerekçelerinden biri olarak gösterildiğini belirtti.

Ateş, ebeliği insan hayatına, aile yapısına ve toplumun geleceğine dokunan bir meslek olarak tanımlayarak sözlerini tamamladı.

Program, hediye takdimi ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.

Dünya Ebeler Günü’nde ebeliğin manevi boyutu konuşuldu

Dünya Ebeler Günü’nde ebeliğin manevi boyutu konuşuldu

Kaynak:İLKHA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.