Ekonomistler uyardı: Küresel enflasyon 2027'de de yüksek kalabilir
Reuters'ın ekim ayında dünya genelinde 500'den fazla ekonomistin katılımıyla gerçekleştirdiği ankette, 2027 yılı enflasyon tahminleri 50 ekonominin 31'inde yükseltildi. Aynı ankette 23 ekonomi için büyüme beklentilerinin de artırılması, küresel ekonominin yüksek enflasyona rağmen dirençli kalabileceğine işaret etti.
Enflasyon üzerindeki baskının başlıca nedenlerinden biri, ABD ile İran arasındaki savaşın enerji piyasalarına etkisi oldu. Ham petrol fiyatlarının 7 Ekim'den bu yana varil başına 100 doların üzerinde seyretmesi ve geçen hafta 117 doları aşması, üretimden taşımacılığa kadar birçok alanda maliyetlerin artması riskini beraberinde getirdi. Savaşın başlamasından bu yana petrol fiyatlarındaki yükselişin yüzde 60'ı aştığı belirtiliyor.
İngiltere ve Avro Bölgesi'nde beklentiler yükseldi
Ankete katılan ekonomistler, gelişmiş 21 ekonominin 15'i için 2027 enflasyon tahminlerini yukarı yönlü revize etti. Son üç çeyrekte yapılan anketler karşılaştırıldığında, gelecek yıla ilişkin medyan enflasyon beklentisi İngiltere'de 0,7 puan, Avro Bölgesi'nde 0,5 puan arttı.
Aynı dönemde enflasyon tahminlerindeki yükseliş ABD'de 0,2 puan, Hindistan'da 0,4 puan ve Brezilya'da 0,5 puan olarak kaydedildi. Veriler, fiyat baskılarına ilişkin endişelerin yalnızca gelişmekte olan ülkelerle sınırlı olmadığını, genellikle daha düşük enflasyon oranlarına sahip gelişmiş ekonomilerde de güçlendiğini gösterdi.
Yapay zekâ yatırımları büyümeyi destekliyor
Enflasyon beklentilerindeki bozulmaya karşın küresel ekonomik büyüme tahminleri yukarı çekildi. Ekonomistler, dünya ekonomisinin bu yıl yüzde 3 büyümesini bekliyor. Temmuz ayında yapılan ankette bu oran yüzde 2,9 olarak öngörülüyordu.
2027 yılına ilişkin küresel büyüme tahmini de yüzde 3,1'den yüzde 3,2'ye yükseltildi. Bununla birlikte yeni tahmin, Uluslararası Para Fonunun (IMF) yüzde 3,4'lük beklentisinin altında kaldı.
Büyüme görünümündeki iyileşmede, dünya genelinde geçen yıldan bu yana 1 trilyon doları aşan yapay zekâ yatırımlarının etkili olduğu değerlendiriliyor. Özellikle ABD'de teknoloji altyapısına yönelik harcamalar ekonomik faaliyeti destekleyen başlıca unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.
ABD ekonomisinin bu yıl yüzde 2,3, 2027'de ise yüzde 2,1 büyümesi bekleniyor. Morgan Stanley Küresel Başekonomisti Seth Carpenter, enerji fiyatlarının küresel ekonomiye etkisinin sürdüğünü ancak yapay zeka yatırımlarının ekonomik faaliyeti desteklediğini belirtti. Carpenter ayrıca enerji maliyetlerindeki artışın çekirdek enflasyon göstergelerine yansımaya başladığına dikkati çekti.
Merkez bankaları faiz artışına yönelebilir
Enflasyonun enerji dışındaki sektörlere yayılması, merkez bankalarının para politikası kararlarını zorlaştırabilir. Fiyat artışlarının kalıcı hale gelmesi durumunda bazı merkez bankalarının faiz oranlarını yeniden yükseltmesi gündeme gelebilir.
Öte yandan son aylarda küresel tahvil piyasalarında yaşanan satışlar, tahvil getirilerinin yükselmesine ve borçlanma maliyetlerinin artmasına yol açtı. Bu durum hem şirketlerin finansmana erişimini zorlaştırıyor hem de hane halklarının kredi maliyetleri üzerinde baskı oluşturuyor.
Nisan ve temmuz aylarında yayımlanan önceki anketlerde daha çok düşük büyüme ve yüksek enflasyon ihtimali öne çıkarken ekim ayındaki sonuçlar farklı bir tabloya işaret etti. Yeni beklentilere göre ekonomik faaliyet görece güçlü kalabilir ancak enerji kaynaklı fiyat baskıları da devam edebilir.
Böyle bir görünüm, tüketicilerin yaşam maliyetleri üzerindeki baskının hafiflemekte zorlanabileceği ve merkez bankalarının enflasyonu kontrol altına almak için daha uzun süre sıkı para politikası uygulamak zorunda kalabileceği anlamına geliyor.
Kaynak:İLKHA

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.