Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Filistinli esirlere yönelik idam yasasına tepki

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Filistinli esirlere yönelik idam yasasına tepki
Filistinli esirlere yönelik idam yasasına karşı hekimler ve tıp öğrencileri, 'meslek onuru' vurgusuyla bir araya geldi. Beyaz önlüklerle yapılan buluşmada, soykırıma karşı ortak duruş sergilendi.

İnsan hayatını korumayı en kutsal görev olarak gören hekimler ve hekim adayları, Filistinli esirlere yönelik idam yasasına ve devam eden saldırılara karşı Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlık binası önünde bir araya geldi. Sağlık çalışanları, 'yaşatmak' ilkesine vurgu yaparak insanlığın infazına karşı ortak bir duruş sergiledi.

Hekimler ve tıp öğrencilere adına basın açıklaması Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dönem 5'inci sınıf öğrencisi Mustafa Yasir Özgülcan, tarafından okundu.

Özgülcan "Bizler; 'önce zarar verme' ilkesini hayatının merkezine koymuş, dili, dini, ırkı ne olursa olsun her insanın yaşam hakkını kutsal sayan hekim adaylarıyız. Bugün burada sadece akademik bir topluluk olarak değil, Gazze’de ve tüm Filistin topraklarında aylardır süregelen insanlık dramına, hukuksuzluğa ve sistematik soykırıma karşı beyaz önlüklerimizin saflığıyla adalet nöbeti tutmak için toplandık." dedi.

"Tıbbi malzeme, ilaç ve temiz su erişimi engellenerek sivil halk toplu bir ölüme mahkûm edilmiştir"

"Yarım asırlık zulmün son safhası: sistematik savaş suçları" diyen Özgülcan "israilin Filistin halkına yönelik saldırıları, basit bir çatışmanın ötesine geçerek modern dünyanın gözleri önünde bir soykırıma dönüşmüştür. Aylardır Gazze’de; Cenevre Sözleşmeleri uyarınca dokunulmazlığı olan hastaneler, ameliyathaneler ve sağlık merkezleri bilerek ve kasten hedef alınmıştır. Meslektaşlarımız; doktorlar, hemşireler ve paramedikler görevi başında, yaralıları yaşatmaya çalışırken katledilmiştir. Tıbbi malzeme, ilaç ve temiz su erişimi engellenerek sivil halk toplu bir ölüme mahkûm edilmiştir. Bu uygulamaların her biri, Uluslararası Ceza Mahkemesi Roma Statüsü’ne göre açık birer 'insanlık suçudur." ifadelerine yer verdi.

"Bu yasa bir adalet aracı değil, doğrudan Filistin halkını yok etmeyi amaçlayan bir infaz mekanizmasıdır"

Hukukun iflası: sözde 'idam yasası' olduğunu belirten Özgülcan, konuşmasının devamında şunları aktardı:

"İşlenen tüm bu savaş suçlarının üzerine, israil meclisinin (Knesset) gündeme getirdiği ve kabul ettiği 'idam yasası', hukuksuzluğun ve barbarlığın artık hiçbir sınır tanımadığının en somut kanıtıdır. Bu yasa bir adalet aracı değil, doğrudan Filistin halkını yok etmeyi amaçlayan bir infaz mekanizmasıdır. Bu düzenleme, adil bir yargılamanın değil, etnik bir tasfiyenin enstrümanıdır. Sadece belirli bir etnik kökene ve inanca sahip insanları hedef alan bu yasa, evrensel hukuk ilkeleri olan 'hukuk önünde eşitlik' ve 'ayrımcılık yasağı'nı tamamen yok saymaktadır. Adil yargılanma hakkının olmadığı, askeri mahkemelerin basit çoğunlukla karar verebildiği bir sistemde idam; yargısal bir karar değil, devlet eliyle işlenen bir cinayettir. Yaşamı savunmak için yemin eden biz tıbbiyeliler için, insan hayatının yasal kılıflar altında sona erdirilmeye çalışılması, mesleki varoluşumuza ve insanlık onuruna indirilmiş ağır bir darbedir."

"israilin bu hukuk dışı idam yasasını her türlü baskının uygulanmasını talep ediyoruz"

Mustafa Yasir Özgülcan

Özgülcan "Biz Gazi Tıbbiyeliler olarak soruyoruz: Anestezi olmadan ameliyat edilen çocuklar, kuvözlerde ölüme terk edilen bebekler ve şimdi de darağaçlarında yok edilmek istenen bir halk varken dünya daha ne kadar sessiz kalacaktır? Uluslararası hukuk, güçlülerin elinde bir kağıt parçasından mı ibarettir? Uluslararası kamuoyuna çağrımız ve deklarasyonumuz: israilin bu hukuk dışı idam yasasını ve soykırım politikalarını derhal durdurması için diplomatik ve ekonomik her türlü baskının uygulanmasını talep ediyoruz. Hukukçulara ve İnsan Hakları Örgütlerine: Uluslararası Ceza Mahkemesi’ni, soykırım ve savaş suçlarını belgeleyen raporları ivedilikle işleme koymaya davet ediyoruz. 'İdam yasası' gibi insanlık dışı düzenlemelerin, hiçbir medeni toplumda yeri olmadığını ve bu durumun derhal geri çekilmesi gerektiğini ilan ediyoruz." şeklinde belirtti.

"İnsanlık vicdanı henüz ölmediyse, bu soykırımı ve idam yasasını durdurun!"

Son olarak Özgülcan "Bu 'yasal görünümlü katliama' karşı sessiz kalmayın. Sessizlik, zalimin en büyük müttefikidir. Dünya Sağlık Örgütü ve Tabipler Birliklerine: Meslek onurumuzu çiğneyen, hastaneleri mezarlığa çeviren bu sisteme karşı somut yaptırımlar uygulayın. Bizler Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencileri olarak; Gazze’deki meslektaşlarımızın çaresizliğini yüreğimizde hissediyor, bu hukuksuzluğu asla kabul etmiyoruz. Beyaz önlüklerimizi, zulme karşı bir kalkan; kalemlerimizi, gerçeği haykıran birer tanık olarak kullanmaya devam edeceğiz. Bizler, ölümün değil, yaşamın tarafındayız. İnsanlık vicdanı henüz ölmediyse bu soykırımı ve idam yasasını durdurun! Biz yaşatmak için buradayız, zulmün karşısında dimdik ayaktayız! Bu evrensel değerleri hiçe sayan otoriteye ve onun hukuksuz uygulamalarına karşı akademik ve insani duruşumuzu koruyacağız. Yaşatmak bizim görevimiz, adalet bizim talebimizdir!" dedi.

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Filistinli esirlere yönelik idam yasasına tepki

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Filistinli esirlere yönelik idam yasasına tepki

Kaynak:İLKHA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.