Gazze için yeni umut: 100'ün üzerinde ülkeden aktivist dev filo ile yola çıkıyor
Sumud Filosu Yönetim Kurulu üyeleri Dilek Tekocak ve Ayçin Kantoğlu, Mardin’de düzenlenen programda Gazze’ye yönelik deniz misyonlarını ve uluslararası sivil dayanışmayı anlattı.
Mardin’de faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları tarafından organize edilen program, Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörlük Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.
Programa konuşmacı olarak katılan Sumud Filosu Yönetim Kurulu üyeleri Dilek Tekocak ve Ayçin Kantoğlu, Gazze’ye yönelik deniz misyonlarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Dilek Tekocak, 100'ün üzerinde ülkeden aktivistlerin yer aldığı çok daha büyük bir filoyla 12 Nisan’da yola çıkacaklarını belirtti.
Avrupalılardan gemi temini yönünde herhangi bir taleplerinin olmadığını ifade eden Tekocak, 57 İslam ülkesinin bu konudaki sessizliğine tepki gösterdi.
"12 Nisan’da yola çıkıyoruz"
Bu yıl daha büyük bir filoyla yola çıkacaklarını belirten Tekocak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"İki buçuk yıldır Gazze’de öyle şeyler gördük ki maalesef acıma eşiğimiz yükseldi. Poşetin içinde evladının uzuvlarını taşıyan bir baba gördük. Bu kadarı bile daha önce hayal ürünü ya da komplo teorisi olarak düşünülen şeylerin aslında hakikatin ta kendisi olduğunu gösterdi. Bu asır bize bunu öğretti. Gördüğümüz bunca acı, hayatımızda daha önce acı olarak nitelendirdiğimiz şeylerin aslında o kadar da büyük olmadığını gösterdi. 100'ün üzerinde ülkeden aktivistin yer aldığı çok daha büyük bir filoyla 12 Nisan’da yola çıkıyoruz. Geçtiğimiz günlerde Marsilya’dan 20 teknelik bir filo harekete geçti. Asıl çıkış noktası ise İspanya olacak. Bunlara gemi deniliyor ama adeta fındık kabuğu gibi küçük tekneler. Bu defa 100’ün üzerinde gemi ve çok daha fazla ülkeden aktivist var. Ancak bu gemilerin büyük kısmının finansmanı için Türkiye’de şehir şehir dolaşıyoruz. Bir lirayla da olsa, bir duayla da olsa, bir sloganla da olsa ‘Gemilerdeki yerinizi alın.’ diye davette bulunuyoruz."
"Avrupalılar, canları pahasına bu gemilere bindi"
Tekocak, uluslararası katılımın önemine vurgu yaparak "İlk misyonda 47 ülke ve yaklaşık 70 gemi vardı, bunların birçoğu yolda sabote edildi. Şu an ülke sayısı çok daha fazla. Daha düne kadar bir Müslüman’ı dahi terörist olarak gören Avrupalılar, bugün canları pahasına bu yolculuğa çıkıyor. Bu, tüm dünyayı harekete geçiren bir strateji. Bizim Avrupalılardan ‘Gemi alın.’ gibi bir beklentimiz yok, onların bu yolculuğa katılması yeterli. Daha önceki misyonda destek vermeyen, adı bile duyulmamış 150 ülkeden temsilciler davet ettik. Çünkü bu filo sadece gemiye binen aktivistlerle yürümüyor. Filo döndükten sonra Trump’ın Netanyahu’ya ‘Bütün dünyaya karşı savaşamazsın’ sözü, sadece gemidekiler için söylenmiş olamaz." ifadelerini kaydetti.
57 İslam ülkesinin tutumuna dikkat çeken Tekocak, "Gemide yalnızca 3 Fransız vardı ama Fransa sokakları doluydu. İtalya’da hayat üç gün durdu. Bu yüzden ülke sayısının fazla olması çok önemli. Bu defa bütün dünyanın ayağa kalkmasını ve hakları için sokağa çıkmasını istiyoruz.Avrupalılardan gemi talebimiz yok ama 57 İslam ülkesi var. Bu hesaba göre her ülkeye iki gemi düşüyor. Buna rağmen gemilerin büyük kısmını yine Türkiye finanse edecek gibi görünüyor. Davetimiz de bu yönde. Sadece gemiye binmek değil; Enfal Suresi’nin 60. ayetinde geçen ‘Gücünüz yettiği kadar kuvvet hazırlayın’ emrine istinaden bu ‘kuvveti’ biz hazırlayacağız inşallah. Ancak ne yazık ki 57 İslam ülkesinin birçoğunun yöneticilerinin tutumu nedeniyle halklar bu filoya yeterince destek veremiyor." dedi.
"Gazze’yi biz inşa edeceğiz"
Konuşmasının sonunda Sumud Filosu’nun sadece fiziksel değil, aynı zamanda zihinsel bir mücadele olduğuna dikkat çeken Tekocak "Bu filonun başarıya ulaşma ihtimali yüksektir inşallah. Peki Gazze bir günde kurtulur mu? Mümkün değil. Çünkü bu işgal bir günde başlamadı. İşgal rejimi zulmünü artırarak sürdürüyor. Bizim de gayretimizi artırarak yolumuza devam etmemiz gerekiyor. İşgal sadece topraklarda başlamadı, önce zihinlerde başladı. ‘Ben tek başıma ne yapabilirim ki?’ düşüncesi bir tür ablukaydı. Sumud Filosu, zihinlerimizdeki bu ablukayı kaldırdı. Boykotlarla bu düşünce kırıldı. İkinci Sumud Filosu’nun Gazze sahiline ulaşmasını umut ediyoruz. Ulaştığında insani yardım koridoru açılacak ve önemli bir duruş sergilenecek. Belki biz Gazze’yi inşa edeceğiz ama Gazze de bizi inşa etmeye devam edecek. Gazze’ye ayak bastığımda ilk yapacağım şey, Filistinli bir annenin dizinin dibine oturup ‘Siz bu nesli nasıl yetiştirdiniz, bize öğretin’ demek olacak." diye konuştu.
Programda ayrıca Filistin’de yaşananlara dikkat çeken Ayçin Kantoğlu, şu ifadelere yer verdi:
"Filistin’de yaklaşık 2,5 milyonluk bir nüfus vardı. 7 Ekim’den sonraki süreçte bu sayı maalesef 1,6 milyon civarına düştü. Gazze’deki ölüm sayısının 700 bine yaklaştığı tahmin ediliyor. Bunların yaklaşık 450 bininin çocuk olduğu ifade ediliyor. Bu çocukların yaklaşık 400 bininin ise 3 yaşın altında olduğu tahmin ediliyor. Bu rakamlar sadece sayıdan ibaret değil, büyük bir insanlık dramını ifade ediyor."
Program, sivil toplum kuruluşları temsilcileri tarafından verilen plaket ile sona erdi.


Kaynak:İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.