Hukukçu Önen: Sosyal medya yasağı dijital bilinç çalışmalarıyla desteklenmeli

Hukukçu Önen: Sosyal medya yasağı dijital bilinç çalışmalarıyla desteklenmeli
1 Mayıs’ta yürürlüğe giren düzenlemeyle 15 yaş altındaki çocukların sosyal medya kullanımı yasaklanırken, hukukçu Abdüsselam Önen kararı “küresel dijital uyanışın en sert halkası” olarak değerlendirdi. Önen, yasağın tek başına yeterli olmayacağını belirterek çocukların dijital yeraltına itilmemesi için “bilinç inşası” çağrısı yaptı.

1 Mayıs'ta yürürlüğe giren yeni düzenleme ile 15 yaşını doldurmamış çocukların sosyal medya platformlarını kullanması yasaklandı.

Yapılan düzenlemeye göre sosyal ağ sağlayıcıları, 15 yaş altındaki çocuklara ebeveyn izni olsa dahi hizmet sunamayacağı gibi platformlar, kimlik temelli yaş doğrulama sistemleri kurmakla yükümlü olacak.

Konu hakkında İLKHA'ya konuşan hukukçu Abdüsselam Önen, bu düzenlemenin küresel çapta bir süredir devam eden "dijital uyanış" hareketinin en somut ve hukuki olarak en sert halkası olduğunu vurguladı.

Bu yasağın sadece bir "erişim engeli" olarak görüldüğü takdirde, çocukları "dijital yeraltına (VPN ve sahte kimlikler)" itme riskiyle karşı karşıya kalacağını ifade eden Önen, bu noktada yasağın yanına mutlaka "Dijital bilinç inşası" sütununun dikilmesi gerektiğini kaydetti.

Önen "Türkiye'nin 1 Mayıs 2026 itibarıyla yürürlüğe koyduğu bu radikal düzenleme, aslında küresel çapta bir süredir devam eden 'dijital uyanış' hareketinin en somut ve hukuki olarak en sert halkasıdır. Bu adımı sadece yerel bir yasak olarak değil, dünya genelinde devletlerin teknoloji devlerine karşı ilan ettiği bir 'egemenlik ve koruma' deklarasyonu olarak okumak gerekir. Türkiye'nin attığı bu adımın arka planında Avustralya, Fransa ve ABD gibi ülkelerin daha önce açtığı yollar ve bu ülkelerin liderlerinin 'çocukların ruh sağlığını koruma' motivasyonu yatmaktadır." dedi.

Dünya genelinde bu yasağa karşı başlatılan adımlara dikkat çeken Önen "Küresel ölçekte bu akımın öncülerinden biri olan Anthony Albanese, 2024 sonlarında yaptığı tarihi açıklamada, 'Sosyal medya çocuklarımıza zarar veriyor ve ben buna bir son veriyorum.' diyerek 16 yaş altı çocuklara karşı sosyal medya yasağını dünya gündemine taşımıştı. Avustralya'nın bu hamlesinden sonra Emmanuel Macron, 'dijital ergenlik' kavramını savunarak 15 yaş altı çocukların ebeveyn izni olmadan platformlara girmesini yasaklayan düzenlemeleri, 'gençlerin siber zorbalıktan ve algoritmik kölelikten kurtarılması' olarak nitelendirmişti. ABD'de ise Ron DeSantis, sosyal medyanın çocukların gelişimini 'sabote ettiğini' belirterek eyalet düzeyinde 14 yaş altı yasağını hukuki bir zorunluluk olarak yürürlüğe koymuştu. Türkiye'de ise 7578 sayılı Kanun'la bu küresel dalgayı kendi hukuk sistemine entegre ederken sadece bir sınır çizmekle kalmamış, aynı zamanda platformlara 'kusursuz sorumluluk' yükleyerek el yükseltmiştir." şeklinde aktardı.

"Yasağın yanına mutlaka 'dijital bilinç inşası' sütununu dikmemiz gerekir"

Önen "Bu küresel tecrübeler ışığında yapılan fayda-zarar analizinde, yasanın ruh sağlığını koruma, veri mahremiyetini sağlama ve istismarı önleme noktasındaki gücü tartışılmazdır. Ancak bir hukukçu olarak, yasak bir güvenlik duvarıdır. Fakat o duvarın arkasında ne olduğu, duvarın kendisinden daha önemlidir. Eğer biz bu yasağı sadece bir 'erişim engeli' olarak görürsek, çocukları 'dijital yeraltına (VPN ve sahte kimlikler)' itme riskiyle karşı karşıya kalırız. Bu noktada yasağın yanına mutlaka 'dijital bilinç inşası' sütununu dikmemiz gerekir. Gerçek çözüm, yasakla kazanılan bu zamanı bir eğitim reformuna dönüştürmektir. İlk adım olarak, 'Dijital Vatandaşlık ve Etik' dersi müfredatın içine serpiştirilen bir konu olmaktan çıkarılarak temel bir disiplin hâline getirilmelidir." diye ifade etti.

"Çocuklara sosyal medyanın mekaniği öğretilmelidir"

Önen, hukuk bilincinin okul sıralarında başlaması gerektiğine dikkat çekerek, şu ifadelere yer verdi:

"Çocuklara sadece sosyal medyayı kullanmamayı değil, sosyal medyanın mekaniği öğretilmelidir. Bir algoritmanın nasıl çalıştığını, neden beğeni butonuna basınca beyinde dopamin salgılandığını ve bir reklamın onları nasıl hedeflediğini bilen bir çocuk, 15 yaşına geldiğinde o dünyaya bir 'av' olarak değil, bilinçli bir 'aktör' olarak girecektir. Tıpkı bir sürücü belgesi gibi, 15 yaşına yaklaşan gençler için 'dijital ehliyet' programları düzenlenmeli; mahremiyet yönetimi, dezenformasyon analizi ve siber zorbalıkla başa çıkma testlerini geçen gençlere bu mecraların kapısı açılmalıdır. Bunun yanı sıra, hukuk bilincinin okul sıralarında başlaması gerekir. Çocuklara, dijital ortamda bir başkasının fotoğrafını izinsiz paylaşmanın bir 'şaka' değil, Türk Ceza Kanunu kapsamında bir 'suç' olduğu; siber zorbalığın hukuki yaptırımları ve 'dijital ayak izi' kavramının ömür boyu silinmeyeceği gerçeği anlatılmalıdır. Eğitim, sadece çocukla sınırlı kalmamalı, ebeveynler için de 'Dijital Ebeveynlik Akademileri' kurularak yasak sonrası oluşacak boşluğun çocukla kaliteli vakit geçirerek ve alternatif üretici alanlar (kodlama, sanat, spor) oluşturarak nasıl doldurulacağı konusunda rehberlik yapılmalıdır."

"Bu yasal kalkanın altını dolduracak şey eğitim sistemidir"

Ebeveynlere ve eğitim camiasına düşen görevleri hatırlatan Önen "Netice itibarıyla Türkiye'nin bu kararı, 'Teknolojinin her türlüsü ilerlemedir.' yanılsamasından vazgeçip 'İnsani gelişim her şeyden üstündür.' ilkesine dönüşmelidir. Ancak bu yasal kalkanın altını dolduracak olan şey, yasaklayan değil, donatan bir eğitim sistemidir. Devlet kapıyı kapatmıştır. Şimdi ailelerin ve eğitimcilerin görevi, evin içini çocuğun fiziksel, zihinsel ve ahlaki dünyasını zenginleştirecek gerçek etkinliklerle ve sağlam bir karakter eğitimiyle donatmaktır. Unutulmamalıdır ki en güçlü filtre bir yazılım değil, çocuğun kendi özgür iradesiyle kötüyü reddedebilmesini sağlayan o sağlam bilinçtir." dedi.

Hukukçu Önen: Sosyal medya yasağı dijital bilinç çalışmalarıyla desteklenmeli

Hukukçu Önen: Sosyal medya yasağı dijital bilinç çalışmalarıyla desteklenmeli

Kaynak:İLKHA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.