Hukukçu Temiz: israil dünyaya hediye edilmiş kural tanımaz bir terör devletidir
Temiz, işgal rejimin Gazze'de sürdürdüğü barbarca saldırılar, uluslararası hukukun işleyişi ve küresel siyasi sistemin çarpıklığı üzerine çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Temiz, mevcut düzenin adalet değil, güçlülerin çıkarları üzerine kurulu olduğunu vurguladı.
"Küresel düzen adalet üzerine değil, güç dengeleri üzerine kuruldu"
İkinci Dünya Savaşı'nın ardından kurulan uluslararası sistemin haklılık veya soyut adalet esas alınarak oluşturulmadığını belirten Temiz, mevcut düzenin güçlü devletlerin çıkarları doğrultusunda şekillendiğini ifade etti.
Temiz, "İkinci Dünya Savaşı sonrası biliyorsunuz, küresel düzen yeniden inşa edildi. Fakat küresel düzen inşa edilirken, haklılık veya soyut adalet temelli kurulmadı. Güçlülerin egemen olduğu bir sistem üzerine kuruldu. Bu sistem içerisinde israil, bu haksız düzenin ilk meyvesidir. Aslında israil, küresel düzen içerisinde 1948'den itibaren başlayan işgal ve ilhak politikasının devlet sistemi hâline dönüştüğü bir yapının, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından dünyaya hediye edilen bir sonucudur." dedi.
"İşgal rejimine verilen uluslararası destek hukukun uygulanmasını engelliyor"
Uluslararası hukukun en büyük caydırıcı mekanizmasının Birleşmiş Milletler ve Güvenlik Konseyi olduğunu dile getiren Temiz, daimi üyelerin israili kayıtsız şartsız desteklemesinin, israili durdurabilecek bir uluslararası hukuk düzeninden söz etmeyi imkansız kıldığını vurguladı.
Temiz, "israil ne yapıyor? Arkasına Amerika'yı almış durumda. Amerika, şu an dünyanın süper gücü ve israilin yaptığı her türlü hukuksuzluğu kayıtsız şartsız destekleyen, onun arkasında duran bir devlettir. Bunun hemen ardından Batılı devletlerin desteği geliyor. Almanya, daha yakın zamanda 167 milyon avroluk bir silah anlaşmasına imza attı. Güvenlik Konseyi'nin daimi üyesi olmamasına rağmen Birleşmiş Milletler bünyesinde etkili bir ülke olarak israil'i destekliyor. İngiltere destekliyor, Fransa destekliyor." şeklinde konuştu.
"Dünya 5'ten büyüktür anlayışı daha geniş destek bulmalı ve Güvenlik Konseyi'ne meydan okunmalı"
İşgal rejiminin uluslararası hukuk çerçevesinde durdurulabilmesi için Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun daha etkin bir rol üstlenmesi gerektiğini belirten Temiz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dile getirdiği "Dünya 5'ten büyüktür" inisiyatifinin daha geniş halkalara yayılması gerektiğini ifade etti.
Temiz, "Bu düzen içerisinde israilin uluslararası hukuk çerçevesinde durdurulmasının tek bir yolu kalıyor. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın ifade ettiği gibi, 'Dünya 5'ten büyüktür' inisiyatifinin daha geniş halkalara yayılması ve Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda devletlerin Filistin'i tanıyarak, israilin Gazze'de uyguladığı işgal ve ilhak politikasının sona erdirilmesi ile soykırımın durdurulması konusunda Güvenlik Konseyi'ne meydan okuması gerekiyor." dedi.
"İşgal rejimi kural tanımaz bir terör devletidir"
Uluslararası Adalet Divanı'nda Güney Afrika'nın işgal rejiminin soykırımına ilişkin yaptığı başvurunun sürdüğünü hatırlatan Temiz, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin de işgal rejimi sözde Başbakanı Binyamin Netanyahu ile dönemin Savunma Bakanı hakkında yakalama kararı çıkardığını ve çeşitli tedbir kararları aldığını söyledi.
Ancak bu kararların uygulanması konusunda ciddi sorunlar yaşandığını belirten Temiz, "Yasalar var, kararlar var; fakat bunların uygulanması konusunda ciddi sorunlar yaşanıyor. Karşımızda 'Ben hukuk tanımıyorum.' diyen, arkasına da Amerika ve Batı'yı alan, tamamen kural tanımaz, uluslararası hukuku fiilen çökerten bir terör devletinden söz ediyoruz. israilin durumu tam da budur. Hukuk tanımayan, hukuku hiçe sayan ve bu konuda pervasız davranan bir devletten söz ediyoruz." ifadelerini kullandı.
Temiz, uluslararası sularda insani yardım gemilerine el konulmasının da bu hukuk tanımazlığın en somut örneği olduğunu dile getirdi.
"Dünya kamuoyu Gazze konusunda sessiz değil, işgal rejimi insanlığın başına bela"
Dünyanın dört bir yanında işgal rejimin vahşi ve barbar eylemlerine karşı ciddi bir bilinç oluştuğunu belirten Temiz, halkların sokaklara indiğini ancak işgal rejimin sermaye ve siyasi güçle bu tepkileri bastırmaya çalıştığını söyledi.
Temiz, "Kamuoyu, israilin insanlığın başına bela olan bir devlet olduğu yönünde güçlü bir kanaate sahip. Çocukları, sivilleri ve doktorları katleden; savaş suçu kapsamında değerlendirilebilecek pek çok ihlali pervasızca gerçekleştiren israil karşısında dünya vicdanı büyük ölçüde Gazze'nin yanında duruyor." dedi.
"Küresel sistem işgal rejiminin elini güçlendiriyor"
Gazze konusunda toplumların önemli bölümünün Filistin halkının yanında yer aldığını ifade eden Temiz, buna rağmen küresel ekonomik sistem ve özellikle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin mevcut yapısının israil'in elini güçlendiren temel unsurlar olduğunu kaydetti.
Temiz, "Kamuoyu sessiz değil, tepkisini açıkça ortaya koyuyor. Ancak hükümetler, devlet yöneticileri ve ekonomik çevreler üzerinde etkili olan sermaye yapılarının oluşturduğu düzen içerisinde, yaptırım uygulanması konusunda maalesef sesler yeterince güçlü çıkmıyor." diyerek, uluslararası sistemin işgal rejimin politikalarına hizmet ettiğini belirtti.


Kaynak:İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.