İğneyle örülen 64 yıllık tecrübe: Meslek, önce insan yetiştirir
Gaziantep Tarihi Kapalı Çarşı'daki Kemikli Bedesten'de 64 yıldır terzilik yapan 72 yaşındaki Ökkeş Kaya, zanaatkarlığın nesilden nesile aktarılması gerektiğini belirterek, gençlerin emek isteyen mesleklere yönlendirilmesi ve usta-çırak ilişkisinin yeniden güçlendirilmesi çağrısında bulundu.
Mesleğinin bitme noktasına geldiğine değinen Kaya, yıllardır aynı heyecanla çalışmayı sürdürdüğünü ifade ederek "Ben Kapalı Çarşı'da Kemikli Bedesten'de terzilik yapan bir esnafım. Bu meslek bize dedelerimizden, babalarımızdan miras kaldı. Yaklaşık altmış dört yıldır bu mesleğe hizmet ediyoruz ve hâlâ çalışmaya devam ediyoruz. Gücümüz yettiği, sağlığımız el verdiği sürece de çalışacağız. Çünkü bizim işimiz, gücümüz tükenince biter." dedi.
"Eskiden çırak olmak isteyenler sıraya girerdi"
Geçmişte çırak yetiştirmenin çok daha yaygın olduğunu dile getiren Kaya, bugün ise gençlerin zahmet isteyen mesleklerden uzaklaştığını söyledi.
Kaya "Bir zamanlar bu küçücük dükkânda sekiz dokuz kişi birlikte çalışırdı. İnsanlar çocuklarını çırak olarak yanımıza bırakabilmek için adeta sıraya girerdi. Şimdi ise bunların hiçbiri kalmadı. Gençlerin çoğu emek isteyen mesleklerden uzak duruyor, kolay para kazanmanın peşine düşüyor." ifadelerini kullandı.

Ökkeş Kaya
"Meslekler toplumun tabanına yayılmalı"
Sanayi yatırımlarının önemli olduğunu ancak bunun yanında küçük esnaf ve el sanatlarının da mutlaka desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Kaya, mesleklerin yaşatılmasının geleceğe yatırım anlamına geldiğini belirtti.
Kaya "Bazen televizyonda yapılan röportajları izliyorum. İş hayatının içinde olduğumuz için söylenenler bize acı geliyor. Sürekli büyük fabrikalar kurmaktan söz ediliyor. Elbette fabrikalar olsun, üretim yapılsın, devlet de vergisini alsın. Ama mesele yalnızca bu değil. Asıl önemli olan, üretimi ve meslekleri toplumun tabanına yayabilmektir. El sanatlarını, küçük esnafı ve zanaatları yaşatmak gerekir. Çünkü meslekler ölürse onları yeniden canlandırmak çok zordur. Nasıl ki bir ağacın yeni dalları sürekli filiz veriyorsa mesleklerin de yeni ustalar ve çıraklarla devam etmesi gerekir." diye konuştu.
Mesleklerin yaşatılması için çaba gösterilmesi gerektiğine vurgu yapan Kaya "Bir fabrikanın sahibi gücünü kaybederse fabrika kapanabilir. Ama halkın içinde yaşayan meslekler, nesilden nesile aktarıldığında kolay kolay yok olmaz. İşte asıl kalıcı olan da budur." dedi.
"Usta çırağına önce terbiyeyi öğretir"
Usta-çırak ilişkisinin sadece meslek öğretmekten ibaret olmadığını vurgulayan Kaya, bu bağın aynı zamanda ahlak ve terbiye eğitimi anlamına geldiğini ifade ederek "Sanat ve zanaat sadece insanın geçimini sağlamaz; ekonomiye katkı sunar, topluma hizmet eder ve insan yetiştirir. Usta ile çırak arasındaki ilişki yalnızca iş öğretmek değildir. Usta, çırağına ahlakı, dürüstlüğü, emeğe saygıyı ve insan olmayı da öğretir. Bu manevi bağ, mesleğin en değerli tarafıdır." şeklinde konuştu.
"Dört buçuk metrekarelik dükkanda dört çocuk okuttum"
Alın teriyle ailesini geçindirdiğini ve çocuklarını okuttuğunu anlatan Kaya, emeğin bereketine dikkat çekerek "Ben dört buçuk metrekarelik bir dükkânda çalışarak dört çocuk okuttum. İki oğlum liseyi bitirdi, iki kızım üniversite mezunu oldu. Bunların hepsini alın teriyle, emekle kazandım. Elbette bu mesleğin içinde çok acılar da yaşadık; o ayrı bir mesele." ifadelerini kullandı.
"Gençler umutlarını kaybetmemeli"
Gelecek nesiller adına endişe duyduğunu belirten Kaya, toplumun ayakta kalmasının umut ve emek anlayışını korumasına bağlı olduğunu söyleyerek "Bugün en çok gelecek nesil için üzülüyorum. Gençlerde büyük bir umutsuzluk görüyorum. Hayattan korkuyorlar, gelecekten korkuyorlar. Oysa bir toplum, umudunu ve emeğe olan inancını kaybederse asıl kaybı o zaman yaşamaya başlar." dedi.


Kaynak:İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.