İran-ABD geriliminde son durum

İran-ABD geriliminde son durum
İran ile ABD arasında son günlerde yeniden tırmanan gerilim, diplomasi trafiğine rağmen düşüşe geçmezken, Washington yönetiminin askeri ve siyasi baskıyı artıran adımları uluslararası kamuoyunda eleştiri konusu olmaya devam ediyor.

Bölgedeki askeri hareketlilik ve karşılıklı tehdit açıklamaları sürerken, tarafların nükleer kriz başta olmak üzere birçok başlıkta yürüttüğü temaslar kırılgan bir zeminde ilerliyor. İran ile ABD arasında kritik nükleer görüşmelerin Umman’ın başkenti Maskat’ta yapılması kararlaştırıldı.

Ancak müzakere süreci daha başlamadan anlaşmazlıklarla gölgelendi. Görüşmelerin yeri, kapsamı ve formatı konusunda taraflar arasında ciddi görüş ayrılıkları yaşandığı, temasların iptal edilme noktasına geldiği bildirildi.

İranlı yetkililer, Washington yönetimini sık sık pozisyon değiştirmekle ve süreci siyasileştirmekle suçlarken, ABD’nin israil bağlantılı baskılar altında hareket ettiğini öne sürdü.

ABD’nin askeri baskı politikası eleştiriliyor

Bölgede ABD askeri varlığının artırılması ve saldırı seçeneğinin gündemde tutulması, gerilimi tırmandıran başlıca unsur olarak değerlendiriliyor. Washington yönetimi diplomasiyi öncelediğini savunsa da tüm seçeneklerin masada olduğu yönündeki açıklamalar ve askeri sevkiyat haberleri tansiyonu yükseltiyor.

İran ise olası bir çatışmanın yalnızca iki ülkeyi değil, tüm Ortadoğu’yu etkileyebilecek geniş çaplı sonuçlar doğuracağı uyarısında bulunuyor.

Nükleer dosyada sert şartlar

Washington yönetiminin müzakere gündemini yalnızca nükleer programla sınırlı tutmak istemediği, balistik füze kapasitesi ve bölgesel güç ağlarının da anlaşmaya dahil edilmesini talep ettiği belirtiliyor. Bu yaklaşım Tahran tarafından “dayatma” olarak nitelendiriliyor.

Taraflar arasında özellikle uranyum zenginleştirme faaliyetleri ve yaptırımların kaldırılması konularında derin görüş ayrılıkları bulunuyor.

Diplomasi masası kırılgan

Her şeye rağmen taraflar diplomasi kapısını tamamen kapatmış değil. İranlı yetkililer adil ve eşitlikçi müzakereye hazır olduklarını açıklarken, görüşmelerin savaş ihtimalini önleme açısından kritik olduğu vurgulanıyor.

Öte yandan diplomatik temasların, son dönemde artan protestolar ve bölgesel gerilimlerin gölgesinde yürütülmesi süreci daha da karmaşık hale getiriyor.

BM’de ABD’ye sert suçlama

Tahran yönetimi yalnızca sahadaki askeri baskıyı değil, diplomatik platformlardaki ABD tutumunu da hedef alıyor. İran, Birleşmiş Milletler’de yaptığı açıklamalarda Washington’u, insani söylemler altında istikrarsızlaştırma politikası yürütmekle suçladı.

Bu açıklamalar, iki ülke arasındaki güven krizinin derinleştiğini ortaya koyuyor.

Enerji ve küresel piyasalara etki

İran- ABD hattındaki gerilim küresel piyasalara da yansıyor. Jeopolitik risk algısındaki değişim, petrol fiyatlarında dalgalanmaya yol açarken, diplomasi sinyalleri fiyatların düşmesine neden olabiliyor.

Genel değerlendirme

Son gelişmeler, ABD’nin İran politikasında askeri caydırıcılık ile diplomasi arasında sıkıştığına işaret ediyor. Washington’un sert talepleri ve bölgedeki güç gösterisi, müzakere zeminini zayıflatırken; Tahran yönetimi bunu “baskı diplomasisi” olarak nitelendiriyor.

Uzmanlara göre mevcut tablo:

Diplomatik temaslar sürse de güven krizi derin

Askeri gerilim ihtimali tamamen ortadan kalkmış değil

Nükleer anlaşma ihtimali zayıf ama masada

Bölgesel aktörler süreci yakından izliyor

Kaynak:İLKHA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.