İran Cumhurbaşkanı: ABD'nin deniz ablukası başarısızlığa mahkumdur

İran Cumhurbaşkanı: ABD'nin deniz ablukası başarısızlığa mahkumdur
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD'nin İran'a karşı deniz ablukası ve denizcilik kısıtlamaları uygulama girişiminin "başarısızlığa mahkum" olduğunu söyledi.

Pezeşkiyan, Basra Körfezi Ulusal Günü dolayısıyla yayınladığı mesajda, bu stratejik su yolunu İranlıların ulusal kimliğinin ayrılmaz bir parçası ve İran İslam Cumhuriyeti'nin egemenliğinin sembolü olarak nitelendirdi.

Pezeşkiyan, son zorlu savaştan kaynaklanan gelişmelere atıfta bulunarak, Hürmüz Boğazı'nın dünyanın güvenlik ve enerji dengelerindeki artan önemini vurguladı.

Ülkenin deniz kuvvetlerinin bu dönemdeki kahramanlığını, İran'ın bölgesel güvenliği ve hayati enerji transit yollarını korumadaki belirleyici rolünün bir göstergesi olarak nitelendiren Pezeşkiyan ayrıca, düşmanların baskı alanını ekonomik ve deniz alanlarına kaydırmalarına atıfta bulundu. Pezeşkiyan, deniz ablukası stratejisini ve İran'ın deniz ticaretine kısıtlama getirme girişimlerini uluslararası hukuka aykırı bulduğunu belirtti ve Basra Körfezi'ndeki her türlü güvensizliğin sorumluluğunun ABD ve Siyonist rejime ait olacağı konusunda uyardı.

Pezeşkiyan, İran İslam Cumhuriyeti'nin seyrüsefer özgürlüğü ilkelerine bağlı kalırken, bu su kütlesinin sürdürülebilir güvenliğinin ancak kıyıdaş ülkelerin kolektif işbirliği ve yabancı güçlerin bölgeden çekilmesiyle mümkün olacağını vurguladı.

İran Cumhurbaşkanı mesajında şunları kaydetti:

"Bugün düşmanlarımız yaklaşımlarını değiştirerek baskı alanını ekonomik ve deniz alanlarına kaydırmakta, 'deniz ablukası' stratejisini ve deniz ticaret yollarında kısıtlama oluşturmayı, İran hükümeti ve halkı üzerinde yeni bir baskı aracı olarak gündemlerine almışlardır. Ancak düşmanlarımız şunu bilmelidir ki, Fars (Basra) Körfezi, tek taraflı dış iradelerin dayatma alanı değil, uluslararası etkileşim sisteminin bir parçasıdır ve onun güvenliği, ancak kıyıdaş ülkelerin kolektif işbirliği ve egemenliklerine karşılıklı saygı sayesinde anlam kazanır. Bu temelde, deniz ablukası ve kısıtlaması uygulamaya yönelik her türlü girişim, uluslararası hukuka aykırı olup bölge halklarının çıkarlarına ve küresel barış ile istikrara yönelik bir tehdittir ve başarısızlığa mahkumdur.

Daha önce defalarca açıkladığımız gibi, yabancıların varlığı ve müdahaleleri bölge güvenliğini artırmaya yardımcı olmadığı gibi, aynı zamanda Fars Körfezi'nde gerilim yaratan ve sürdürülebilir huzuru bozan bir faktördür. Ramazan Savaşı'nda da gördük ki, ABD'nin askeri üslerinin varlığı, ev sahibi ülkeler için güvenlik yaratmadığı gibi, onların huzur ve güvenliğini tehlikeye atmış ve bu durum, ülkemize yönelik saldırının başladığı noktaları meşru hedefler olarak vurmamıza izin vermiştir.

Fars Körfezi ve Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin koruyucusu olarak İran İslam Cumhuriyeti, düşman ülkeler dışında denizcilik özgürlüğü ve deniz güvenliği ilkelerine bağlı kalmaya devam etmektedir, ancak bu ilkelerin uygulanmasının İran milletine ve egemenliğine saygıyla birlikte olması gerektiğine inanmakta ve bu su kütlesindeki her türlü güvensizliğin sorumluluğunun ABD ve Siyonist rejime ait olduğunu düşünmektedir.

Fars Körfezi Ulusal Günü, bu su yolunun İranlıların ulusal kimliğinin ayrılmaz bir parçası ve büyük İran milletinin eski ve yeni sömürgecilere karşı direnişinin sembolü olduğu tarihi gerçeğini yeniden okumak için değerli bir fırsattır. Bu toprakları korumak uğruna kanlarını her zaman Fars Körfezi'nin maviliğine karıştıran tüm ölümsüz ruhları anarak, Fars Körfezi'nin her zaman güvenli, istikrarlı ve müreffeh olmasını, yabancıların varlığından arınmış bir şekilde halkının huzuruna ortam olmasını umut ediyoruz."

Kaynak:İLKHA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.