İran, protestolarla ilgili açıklamaları nedeniyle ABD'nin "müdahaleci" tutumunu kınadı
İran Dışişleri Bakanlığı yayımladığı yazılı bir açıklamada, ABD’li yetkililerin İran’daki iç gelişmelere ilişkin müdahaleci ve aldatıcı açıklamalarını kınayarak, bunları ABD hükümetinin büyük İran milletine yönelik süregelen kin ve düşmanlığının açık bir göstergesi olarak değerlendirdi.
Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada “Bu tür tutumlar, İran halkına duyulan bir şefkatten değil; baskı, tehdit ve İran’ın iç işlerine müdahale etmeye dayalı 'azami baskı' politikasının bir devamı olarak, şiddet ve terörü kışkırtma, ülkede kargaşa ve güvensizlik yaratma amacıyla ortaya konulmaktadır." denildi.
İran'ın, Anayasa’da açıkça belirtilen ilkeler doğrultusunda barışçıl protesto itiraz hakkından kaçınmadığı belirtilen açıklamada, "Bu bağlamda, ekonomik sorunların azaltılmasına yönelik gerekli tedbirlerin alınmasının önemine dikkat çekilirken, bu sorunların büyük ölçüde ABD’nin İran halkına karşı uyguladığı yasa dışı ve zalim yaptırımlar şeklindeki topyekûn ekonomik ve mali savaşın sonucu olduğu vurgulanmaktadır." ifadeleri vurgulandı.
Bugün ABD hükümetinin İran’a karşı yürüttüğü sürecin, yalnızca bir ekonomik savaş değil; aynı zamanda psikolojik savaş, medya kampanyaları, yalan bilgi yayma, askeri müdahale tehdidi ve şiddet ile terörü teşvik etme unsurlarının birleşiminden oluştuğuna dikkat çekilen açıklamada, "Tüm bu eylemler, Birleşmiş Milletler Şartı’na, uluslararası hukukun emredici kurallarına ve uluslararası insan hakları düzeninin temel ilkelerine açıkça aykırıdır." hatırlatmasında bulunuldu.
Açıklamada şunlar kaydedildi:
"İran İslam Cumhuriyeti, ABD’nin İran halkına karşı uzun yıllara dayanan düşmanlık ve iç işlerine müdahale geçmişini— 1953 darbesinin planlanıp uygulanmasından, sekiz yıl süren dayatılmış savaşta Irak Baas rejimine verilen desteğe, Siyonist rejimle birlikte Haziran 2025’te gerçekleştirilen saldırıya ve yasa dışı yaptırımlara kadar — hatırlatarak; Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası kuruluşların, özellikle devletlerin ulusal egemenliğine saygı ve bağımsız ülkelerin iç işlerine yıkıcı müdahalelerden kaçınma gibi uluslararası hukukun temel ilkelerini koruma konusundaki ağır sorumluluğunu vurgulamaktadır.
Dışişleri Bakanlığı ayrıca, uluslararası toplumun ABD’nin İran halkına karşı uyguladığı tek taraflı zorlayıcı tedbirlerin ve ekonomik yaptırımların yasa dışı ve insanlık dışı niteliğine ciddi biçimde dikkat etmesi gerektiğini hatırlatmakta; bu yaptırımların doğrudan İranlıların insani haklarını, geçimini ve günlük yaşamını hedef aldığını ve açık bir şekilde insanlığa karşı suç teşkil ettiğini belirtmektedir.
Büyük İran milleti, tarihinin zorlu ve inişli çıkışlı dönemlerinde defalarca gösterdiği gibi; bilinç, köklü İran-İslam mirasına dayanma ve ulusal birliği güçlendirme yoluyla yabancı ve kötü niyetli müdahalelere karşı duracak, ABD’nin aldatıcı politikaları ve düşmanca davranışlarının İran’ın ulusal egemenliğini, bağımsızlığını ve onurunu zedelemesine asla izin vermeyecektir."
İran'da geçen ayın sonlarından bu yana riyaldeki sert düşüş ve uzun süredir devam eden ekonomik zorluklar nedeniyle birçok şehirde protestolar patlak verdi. İranlı yetkililer gösterileri kabul ederek ekonomik şikayetleri ele almaya hazır olduklarını belirtirken, şiddet, vandalizm ve huzursuzluğa karşı uyarıda bulundular.
Çeşitli kaynaklara göre, protestoların başlamasından bu yana protestocular ve güvenlik güçleri mensupları da dahil olmak üzere onlarca insan hayatını kaybetti.
ABD Başkanı Donald Trump ve diğer üst düzey ABD yetkilileri, İran'ın "barışçıl protestocuları öldürmesi" durumunda Washington'un harekete geçeceği konusunda birçok kez tehditte bulundu.
Kaynak:İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.