İşgal rejimi, BM'ye bağlı uluslararası kurum ve kuruluşlarla ilişkilerini kesti

İşgal rejimi, BM'ye bağlı uluslararası kurum ve kuruluşlarla ilişkilerini kesti
İşgal rejiminin sözde Dışişleri Bakanlığı, Gazze Şeridi'nde yürütülen soykırım savaşıyla ilgili tutumları gerekçe göstererek, Birleşmiş Milletlere bağlı kurumlar ve bazı uluslararası kuruluşlarla tüm ilişkilerin kesildiğini açıkladı.

Bakanlık tarafından yayımlanan açıklamada "Amerika Birleşik Devletleri'nin onlarca uluslararası kuruluştan çekilmesinin ardından yapılan değerlendirmeler sonucunda, Dışişleri Bakanı Gideon Saar, israilin BM'ye bağlı ajanslar ve uluslararası kuruluşlarla tüm temaslarını derhal kesme kararı almıştır." ifadelerine yer verildi.

Açıklamada ayrıca, "gerekli görüldüğü takdirde ilgili bakanlıklarla istişare edilerek, israil devletinin diğer kuruluşlarla iş birliğinin sürdürülüp sürdürülmeyeceğinin inceleneceği" belirtildi.

Karar kapsamında, BM Genel Sekreteri'nin Silahlı Çatışmalarda Çocuklar Özel Temsilciliği Ofisi ile de tüm ilişkilerin kesildiği bildirildi.

İşgal rejimi Dışişleri Bakanlığı, bu kararın gerekçesini, söz konusu ofisin 2024 yılında işgal rejimi ordusunu, IŞİD ve Boko Haram gibi örgütlerle birlikte kara listeye alması olarak açıkladı.

Çocukları öldürdüğü için işgal rejimi kara listede

Haziran 2024'te Birleşmiş Milletler Sözcüsü Stefan Dujarric, işgal rejiminin, silahlı çatışmalarda çocuk haklarını ihlal eden ülkeler listesine alındığının kendilerine bildirildiğini doğrulamıştı.

Söz konusu listeye alınma kararı, Gazze'de sekiz ay süren savaşın ardından geldi. Bu süreçte, Gazze Sağlık Bakanlığı verilerine göre 15 bin 500'den fazla çocuk hayatını kaybetti.

O dönemde İbranice yayımlanan Yedioth Ahronoth gazetesi, işgal rejiminin BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'i bu adımdan vazgeçirmeye yönelik tüm girişimlerinin başarısız olduğunu yazmıştı. Gazete, kararın, işgal rejimine yönelik boykot çağrılarını artıracağı, meşruiyetini zedeleyeceği, ticari ilişkileri ve silah ambargolarını olumsuz etkileyeceği uyarısında bulunmuştu.

AP haber ajansı, daha önce yayımladığı ayrıntılı bir raporda, Aksa Tufanı operasyonu sırasında Kassam mücahitlerinin cinsel şiddet ve tecavüz gerçekleştirdiği yönündeki işgal rejimi iddialarını çürütmüştü.

AP'ye göre, yerleşimci Hayim Otmazgin'in, HAMAS savaşçılarının "cinsel şiddet" uyguladığı yönündeki anlatısının uydurma olduğu ortaya çıktı. Otmazgin, işgal rejimi parlamentosundaki bir oturumda yaptığı konuşmada, o an başka bir seçenek düşünemediğini ve bir genç kızın cinsel saldırıya uğradığını söylediğini itiraf ederek, "Sonunda durumun farklı olduğu ortaya çıktı ve ifademi düzeltmem gerekti" dedi.

Ajans, işgal rejiminin bu iddiaları, HAMAS'ı "vahşi" göstermek ve Gazze'ye yönelik saldırılarını ve soykırım savaşını sürdürmek için kullandığını vurguladı.

İşgal rejimi propagandası, Aksa Tufanı sırasında ölen siyonistlerin Filistinli gruplar tarafından öldürüldüğünü öne sürerken, İbranice basında yer alan soruşturmalar ve tanık ifadeleri, çok sayıda işgalcinin işgal ordusu tarafından öldürüldüğünü ortaya koydu.

Müzik festivali katılımcılarına ait yanmış araçlar, yerleşimci evleri ve askeri noktalar üzerindeki yıkımın büyüklüğü, bunun ancak işgal rejimine ait helikopterlerden atılan füzeler veya tank mermileriyle gerçekleşmiş olabileceğini gösterdi.

Kaynaklar, bunun "Hannibal Protokolü" olarak bilinen ve esir alınan bir işgalcinin, esir alanlarla birlikte öldürülmesini öngören uygulama kapsamında gerçekleşmiş olabileceğini belirtti. Bu gerçeklerin ortaya çıkmasının ardından, işgal ordusunun daha önce yayımladığı ve yıkımın kendi silahlarıyla gerçekleştiğini gösteren bazı fotoğrafları sildiği aktarıldı.

Birkaç gün önce ABD Başkanı Donald Trump, aralarında BM'ye bağlı 31 kuruluşun da bulunduğu 66 uluslararası kuruluştan çekilmeyi öngören bir başkanlık kararnamesi imzaladı. Beyaz Saray, kararın gerekçesini, bu kuruluşların "ABD'nin ulusal çıkarlarına aykırı hareket etmesi" olarak açıkladı.

İbranice yayımlanan Yedioth Ahronoth gazetesi ise ABD'nin bu adımını, BM kuruluşlarına sağlanan fonların kesilmesinin, işgal ordusunun Gazze'deki ihlallerini ve katliamlarını belgeleyen raporların hazırlanmasını zorlaştıracağı gerekçesiyle, işgal rejiminin lehine bir gelişme olarak değerlendirdi.

Kaynak:İLKHA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.