İşgalci siyonistler, apartheid benzetmesi nedeniyle AB dış politika şefi ile temaslarını kesti
Sa'ar'ın, işgalci siyonist rejimi Güney Afrika'daki apartheid rejimiyle karşılaştırdığı belirtilen açıklamaları nedeniyle AB dış politika şefi Kaja Kallas ile teması kestiğini söylemesinin ardından işgal rejimi ile Avrupa Birliği arasında sert bir diplomatik çatışma yaşandı.
Ülkesinin soykırımcı ve ayrıca politikalarına görmezden gelen Sa'ar, Kallas'ı hedef alarak, "Avrupa Birliği'nin dışişleri ve güvenlik politikasından sorumlu yüksek temsilcisi Kaja Kallas, bir süredir israil karşı saplantılı bir şekilde ve utanç verici bir adaletsizlik sergiliyor." sözlerini sarf etti.
Soykırımcı işgalci rejimin Orta Doğu'daki tek "demokrasi" rejimi olmasıyla övünen Sa'ar, "Kallas ile tüm teması kesmekten başka seçeneğim yok.” dedi.
Apartheid rejimi nedir?
İşgalci Siyonist rejimin, Güney Afrika'daki apartheid rejimine benzetilmesi, özellikle 1967'de işgal edilen Filistin topraklarında uygulanan politikalarla ilgilidir. Bu benzetme, Filistinlilere yönelik "kurumsallaşmış bir ayrımcılık ve kontrol sistemi" olduğu gerçeğine dayanır.
Apartheid, 1948'den 1990'ların başına kadar Güney Afrika'da resmi devlet politikası olarak uygulanan, ırka dayalı sistemleştirilmiş bir ayrımcılık ve baskı rejimiydi.
Rejim, beyaz azınlığın siyah çoğunluk üzerindeki egemenliğini kanunlarla tesis etti. Nüfus, ırklarına göre sınıflandırıldı ve haklar, ırka göre belirlendi.
Siyah nüfus, ülkenin yalnızca yüzde 13'ünü oluşturan, ekonomik olarak atıl, birbirinden kopuk "Bantustan" adı verilen özel bölgelere sürüldü ve bu bölgeler sözde "özerk" ilan edildi. Bu bölgelerin sakinleri Güney Afrika vatandaşlığından çıkarıldı.
Hareket özgürlüğü, eğitim, sağlık, evlilik ve kamu hizmetleri gibi hayatın her alanında katı bir ırksal ayrımcılık uygulandı. Siyahların temel siyasi ve sivil hakları yoktu.
İşgalci rejimin işgal altındaki Filistin topraklardaki uygulamaları, apartheid ile benzerlikler gösterir.
Ayrı Hukuk Sistemleri: İşgal altındaki Batı Şeria'da, Yahudi yerleşimcilere işgal rejimi sivil yasaları uygulanırken, Filistinlilere ayrı bir askeri hukuk sistemi uygulanmaktadır. Bu iki sistem, tutuklama süreleri, yargılanma hakları ve cezalar gibi konularda farklı muameleler içerir.
Toprak ve Kaynak Yönetimi: Batı Şeria'daki Yahudi yerleşimleri genişletilirken, Filistinlilerin topraklarına el konulmakta, inşaat izinleri sistematik olarak kısıtlanmakta ve böylece Filistin yerleşim alanları parçalanmaktadır. Kaynakların (özellikle su) dağıtımında da adaletsizlik olduğu belirtilmektedir.
Ayrı Altyapı ve Hareket Kısıtlamaları: Batı Şeria'da Filistinlilere ait yollar ile yerleşimcilere ait yollar ayrıdır. Filistinlilerin hareketleri, çok sayıda kontrol noktası, ayrım duvarı ve özel izin sistemi ile ciddi şekilde kısıtlanırken, yerleşimciler daha özgürce hareket edebilmektedir.
"Bantustanlaştırma": İşgal altındaki topraklarda oluşturulan parçalı yapı (A, B, C bölgeleri) ve Gazze Şeridi'nin izole edilmiş durumu, Güney Afrika'daki Bantustan politikasına benzetilmektedir. Bu alanların sınırlı özerkliğe sahip olması, işgalci rejimin güvenlik ve dış politika üzerindeki kontrolünü sürdürmesine engel olmamaktadır.
Kaynak:İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.