Kudüs Valiliği'nden Müslümanlara uyarı: Mescid-i Aksa'da yeni fiili durum oluşturma girişimleri artıyor
Kudüs Valiliği, Mescid-i Aksa'nın 21 Ağustos 1969'da kundaklanmasının 57. yılında yaptığı açıklamada, kutsal mescide yönelik ihlallerin sürdüğünü ve işgalcilerin bölgede yeni bir fiili durum oluşturmaya yönelik girişimlerinin giderek arttığını bildirdi.
Valilik, Mescid-i Aksa'ya yönelik saldırı ve baskıların yalnızca tekil olaylardan ibaret olmadığını, Kudüs'ün kimliğini ve kutsal mekanların tarihi, dini ve hukuki statüsünü değiştirmeyi hedefleyen sistematik politikaların parçası olduğunu belirtti.
Açıklamada, son dönemde Mescid-i Aksa'ya yönelik baskıların, tekrarlanan baskınlar, avlularda "dini" ritüeller gerçekleştirilmesi, Müslümanların ibadet için mescide ulaşmasının kısıtlanması ve mevcut tarihi statükoyu değiştirecek uygulamalar şeklinde yoğunlaştığı ifade edildi.
"Aksa'nın statüsü değiştirilemez"
Kudüs Valiliği, 144 dönümlük alanın tamamıyla Mescid-i Aksa'nın Müslümanlara ait bir ibadet mekânı olduğunu vurgulayarak, mescidin tarihi ve hukuki statüsünün değiştirilmesine yönelik tüm girişimleri reddetti.
Valilik, Mescid-i Aksa'da zamansal ve mekansal bölünme dayatılmasının, "dini" ritüellerle bağlantılı araç ve malzemelerin avlulara sokulmasının ve mevcut statükonun değiştirilmesinin uluslararası hukuka ve uluslararası meşruiyet kararlarına aykırı olduğunu belirtti.
Doğu Kudüs'ün işgal altındaki Filistin toprağının ayrılmaz bir parçası olduğu ifade edilen açıklamada, kutsal mekanların korunmasının yalnızca Filistinlilerin değil, Arap ve İslam dünyası ile uluslararası toplumun da ortak sorumluluğu olduğu kaydedildi.
Aksa'ya yönelik baskılar Kudüs'ün kimliğini hedefliyor
Kudüs Valiliği, Mescid-i Aksa'ya yönelik uygulamaların kentteki Filistinlilerin varlığını zayıflatmaya ve Kudüs'ün kimliğini değiştirmeye yönelik politikalarla birlikte yürütüldüğünü bildirdi.
Açıklamada, İslami ve Hristiyan kutsal mekanların korunması ile tarihi ve hukuki statükonun muhafaza edilmesi için uluslararası, Arap ve İslam ülkeleri arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi çağrısı yapıldı.
Valilik ayrıca Birleşmiş Milletler, uluslararası kuruluşlar ve Arap ve İslam ülkelerinden yalnızca kınama açıklamalarıyla yetinmeyerek, kutsal mekanlara yönelik ihlallerin durdurulmasını sağlayacak siyasi ve hukuki adımlar atmalarını istedi.
1969'daki yangın hafızalardaki yerini koruyor
Mescid-i Aksa'ya yönelik mevcut baskıların, 21 Ağustos 1969'da mescidin kundaklanmasıyla başlayan sürecin devamı olduğu belirtildi.
Avustralyalı siyonist Yahudi Denis Michael Rohan tarafından çıkarılan yangında Mescid-i Aksa'nın Kıble Mescidi bölümünün geniş bir kısmı zarar görmüş, Selahaddin Eyyubi döneminden kalan tarihi minber yanmış, mescidin çatısı, iç süslemeleri ve çeşitli bölümleri büyük hasar almıştı.
Yangın, Kudüslüler ve itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle kontrol altına alınmıştı.
Kudüs Valiliği, aradan geçen 57 yıla rağmen Mescid-i Aksa'ya yönelik tehdidin sona ermediğini belirterek, özellikle son dönemde işgalcilerin baskınları, "dini" ritüeller ve zamansal-mekânsal bölünme girişimleriyle mescidin geleceğine ilişkin yeni bir tehdit tablosunun ortaya çıktığı uyarısında bulundu.
Kaynak:İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.