"Kumar bağımlılığı, ekonomi kadar kişinin aile ve sosyal hayatını da etkiler"
Yeşilay Danışmanlık Merkezi'nde görev yapan Uzman Klinik Psikolog Duhan Günay Kök, kumar bağımlılığının nedenleri, sonuçları ve bağımlılığın önlenebilmesi için yapılabilecek çalışmalara dair İLKHA muhabirine önemli açıklamalarda bulundu.
5 bağımlılık türünde gizlilik esasıyla ücretsiz hizmet
Yeşilay Danışmanlık Merkezleri'nde 5 bağımlılık türü olarak bilinen alkol, madde, tütün, kumar ve teknoloji bağımlılığı ile ilgili destek verdiklerini belirten Kök, "Ekibimizde psikologlar, sosyal hizmet uzmanları, iyileşme koçları bulunmaktadır. Hem bireysel danışmanlık hizmetleri hem grup terapileri veriyoruz. Sadece danışanlarımıza yönelik değil aynı zamanda ailelere de hizmet veriyoruz. Hizmetlerimiz etik ilkelerle ve gizlilik ilkesiyle devam etmektedir. Randevulu bir sistemle çalışıyoruz ve aynı zamanda hizmetlerimiz ücretsizdir." diye konuştu.
Ekonomik zararlar kadar aile ve sosyal ilişkileri de zedeliyor
Kumar davranışının genel olarak aslında bir olayın, bir müsabakanın veya bir oyunun sonucuna kişinin parasını koyarak daha fazla para kazanmak maksadıyla sergilediği bir davranış olduğunu hatırlatan Kök, "Bu şekliyle baktığımız zaman aslında bu davranış bir risk alma davranışıdır. Genellikle merak, eğlence, para kazanma beklentisiyle başlar. Oyunun devam etmesiyle birlikte, özellikle aralıklı kazanımlarla beraber beynin ödül merkezi güçlü bir şekilde uyarılır. Bu bağlamda kişide kaybettiklerinin peşine düşme davranışıyla da beraber aslında kişi kontrolü kaybedebilir ve bağımlılık gelişebilir. Bağımlılık bir irade problemi değildir. Psikolojik, biyolojik, sosyal bir davranışsal bağımlılık türüdür. Aslında kumar bağımlılığının en görünür sonuçlarından bir tanesi de yaratmış olduğu kayıplardır. Bu bağlamda baktığımız zaman kayıpların artması özellikle ilk etapta kazanma evresiyle başlayabilir ama sonra kaybetme evresiyle birlikte kişide kayıplar artar, borçlanma görülür, hatta kişinin birikimini tüketme durumu söz konusu olabilir. Borcu borçla kapatma durumuyla beraber aslında kişide bir tükenme evresi yaşanır. Bu bağlamda da ekonomik kayıplar ve zararlar, bir sonuç olarak ön plana çıksa da bu süreç içerisinde aslında kişinin günlük rutinleri, iş hayatı, eğitim hayatı, üretkenliği, aile hayatı, sosyal hayatı da ekonomik zararlar kadar zarar görür." şeklinde konuştu.
"Bağımlılık, sadece kişiyi değil ailesini de etkileyen bir hastalıktır"
Kumar bağımlılığının aile içerisinde güvensizliğe yol açtığını vurgulayan Kök, "Oluşan ekonomik kayıplarla beraber fazla harcamalar, açıklanamayan harcamalar, kişinin dürüst davranamaması, verdiği sözleri tutamaması, maddi ve manevi sorumluluklarını yerine getirememesi, bir süre sonra aile içi çatışmaları tetikleyebilir, aile içi stresi arttırabilir. Bu da aile üyelerinin birbirinden uzaklaşmasına sebep olabilir. Bu sebeple aslında aile bağlarının kuvvetlenmesi, hastalığın iyileşmesi için en önemli motivasyon kaynaklarından biridir. Bu bağlamda Yeşilay Danışmanlık Merkezleri, sadece kumar oynama sorunu yaşayan danışanlarımıza değil onların onay vermesi durumunda ailelerine de destek vermektedir. Çünkü en genel tanımıyla aslında bağımlılık hastalığını yaşayan kişi, hastalıktan gördüğü zarar kadar aile üyeleri de bundan zarar görür ve sonuçlarını yaşar. Bu sebeple aslında bağımlılık, sadece kişiyi etkileyen değil, kişinin ailesini de etkileyen bir hastalıktır." dedi.
"Kumarı bırakmaya dair başarısız girişimlerle uzun vadede kişide çaresizlik, tükenmişlik yaratabilir"
Bağımlılığın önlenmesinde en önemli unsurun farkındalık olduğunu söyleyen Kök, "Özellikle bağımlılıkla ilgili farkındalığın artıyor olması, bunun bir irade problemi değil bir hastalık olduğu konusunda kişilerin bilinçlenmesi, aslında kişilerin danışmanlık alma, tedavi alma motivasyonlarını arttırır. Fakat bunun bir irade problemi gibi görülmesi, kişinin yalnız başına bunu aşabileceği fikrinin kişide oluşturabilir. Kumarı bırakmaya dair başarısız girişimlerle uzun vadede kişide çaresizlik, tükenmişlik yaratabilir. Bu sebeple Yeşilay Danışmanlık Merkezlerinde aslında kumar oynama bozukluğuna yönelik verilen danışmanlık hizmetlerinden faydalanıyor olmaları ve bu yolculukta onlara, ailelerine eşlik ediyor olmamız, hastalığın ilerlemesini engellemek, erken tanı ve müdahale açısından çok kıymetli." diye konuştu.
Ergenlik sürecine dikkat! Önleyici çalışmalar yapmak çok önemli
Dijital platformlarda kumar oyunlarının erişilebilir olması nedeniyle kumar davranışının sıklığı ve miktarında da artışa sebep olduğunu aktaran Kök, son olarak şu ifadeleri kullandı:
"Aslında bağımlılıkta en önemli yaş dönemleri, daha çok ergenlik dönemi, gençlik dönemine geçişte görülür. Ergenlik dönemi, risk alma davranışının daha yüksek olduğu, akran baskılarının olduğu, sosyal kabul görme ihtiyacının daha yoğun olduğu, özellikle aile içi sorunlar varsa, yalnızlaşma varsa, destek arayıp destek alabileceği kanallar yoksa tabii ki bu konuda gençler daha savunmasız hale gelebiliyorlar. Çocuk ve ergenlerin büyüme evrelerinde, hem okul hayatında, hem aile hayatında önleyici çalışmalarla sosyal dayanıklılıklarını artacak, hayır deme becerilerini arttıracak, aynı şekilde stres yönetimini azaltacak, öz saygılarını arttıracak, koruma odaklı, sürdürülebilir önleyici çalışmaların yapılması, savunmasız olan gençler için önemli bir direnç olur."


Kaynak:İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.