Prof. Dr. Çelik: Anne ve babaya hizmet eden değil, hükmeden nesiller yetişiyor
Çelik, çocuk eğitimi konusunda yapılan yanlışların toplumsal yozlaşmayı beraberinde getirdiğini ifade ederek, ailelerin çocukların sadece akademik başarısına odaklandığını dile getirdi.
Çelik, kıyamet alametleri arasında sayılan 'Cariyelerin efendisini doğurması' hadisi üzerinden günümüz aile yapısını değerlendirdi. Çelik, hadis-i şerifte geçen ifadeye ilişkin farklı yorumlar yapıldığını belirterek, "'Cariyelerin efendisini doğurması'ndan maksat nedir? Bu konu hakkında zinanın yaygınlaşması, ahlaksızlığın çoğalması, çocukların anne-baba üzerinde otorite olması ve istediklerini yaptırabilmeleri gibi farklı anlamlar verilmiştir." dedi.
Manevi eğitim eksikliğine dikkat çekti
Çelik, hadisi şerifin çocuk eğitimi konusunda önemli bir uyarı içerdiğini ve ailelerin farkında olmadan çocuklarına zarar verebildiğini belirterek "Hadis-i şerif çocuk eğitimi konusunda yapılan bir yanlışa dikkat çekmesi açısından önem arz etmektedir. Çocuklarımızı eğitelim derken farkında olmadan onlara zarar verebilmekteyiz. Suça karışan çocukların sayısının hızla artması, uyuşturucu ve madde bağımlılığının çocuk yaşlara kadar inmesi ve çocuk yaşta işlenen cinayetler, bizlerin çocuk eğitimi konusunda yanlış yaptığımızı göstermektedir. Çocuklarımıza her türlü eğitim imkanı sunmamıza rağmen düzelme yerine daha da fazla bozulmalar yaşamaktayız." ifadelerini kullandı.
"Çocuk ailede şekilleniyor"
Çocukların kişilik gelişiminin önce ailede başladığını, ardından okul ortamında şekillendiğini belirten Çelik, "Masum birer melek gibi başladıkları eğitim hayatının sonunda her türlü suçu işleyebilecek birer canavar haline gelebilmektedirler. Çocuklarımızın bu hale gelmesinin sebepleri nelerdir? Bu konuda ilk akla gelen aile ve okuldur. Çünkü çocuğun şekillenmesi ailede başlamakta ve okul ortamında şekillenmektedir. Ailede ve okullarda verilen yanlış ve yetersiz eğitim çocukları suça doğru itmektedir." şeklinde konuştu.
"Çocukların manevi yönü boş bırakılıyor"
Ailelerin en büyük yanlışlarından birisinin çocukların sadece ders başarısına odaklanmaları olduğunu dile getiren Çelik, "Ailelerin çocuk eğitimi konusunda en büyük yanlışlarından birisi, sadece çocukların dersteki başarılarına odaklanmalardır. Çocuğun fen, sosyal ve matematik gibi derslerine odaklanırken, onun manevi yönünü boş bırakmalarıdır. Sahip olması gereken değerleri onlara yükleyememeleridir. İlkokuldan itibaren çocuklar bir yarış içerisine sokularak onlardan sürekli çalışmaları istenmektedir. Çevresindeki bütün arkadaşları birer rakip olarak gösterilerek onları geçmesi istenmektedir. Onun için çocuğun okulda aldığı dersler yeterli görülmediği için etüt merkezlerine ve dershanelere gönderilmektedirler. Hatta çoğu zaman buradaki eğitim de yeterli bulunmayarak özel hocalardan özel derslerle takviye edilmektedirler." ifadelerini kullandı.
"Anne-babalar çocuklarının hizmetkarı haline geliyor"
Modern aile yapısında çocukların merkeze yerleştirildiğini ifade eden Çelik, anne-babaların bütün yaşamlarını çocukların isteklerine göre şekillendirdiğinin altını çizerek şu ifadeleri kullandı:
"Çocuktan sadece ders anlamında başarı beklendiği için her şey ona göre ayarlanmaktadır. Anne-babalar kendi yaşam şekillerini dahi çocuklarına göre şekillendirmektedirler. Eve alacakları misafiri veya yapacakları ziyaretleri çocuklarına göre şekillendirmektedirler. Çocuklara en güzelinden bir oda, son modelinden bir bilgisayar ve cep telefonu, en lüksünden mobilyalar hazırlanmakta ve bir daha o odadan çıkmaması istenmektedir."
Çelik, çocukların sosyal ilişkilerden uzak yetiştirildiğini belirterek, "Çocuk ders çalıştığı için eve akrabaları veya misafirler gelse dahi onlara ‘hoş geldiniz’ demek için odasından kafasını çıkarmamaktadır. Arkadaşları ile vakit geçirmek için kısa süreliğine dahi olsa dışarı çıkmamakta veya çıkarılmamaktadır. Adeta çocuk anne-babanın yaşam dünyalarının merkezine oturmakta ve onların yaşam şekillerini belirlemektedir. Dünyanın merkezinde çocuk, her şey onun etrafında dönmektedir." dedi.
"Anne-babaya hükmeden nesiller yetişiyor"
Manevi değerlerden uzak yetişen çocukların toplumsal ilişkilerde ciddi problemler yaşadığını ifade eden Çelik, ailelerin çocukların her isteğini yerine getirmesinin büyük bir yanlış olduğunu söyledi.
Çelik, "Arkadaşlık, kardeşlik, akrabalık, yardımlaşma gibi değerlerden yoksun büyümektedir. Gerçek hayatta insanlarla kolay kolay iletişim kuramamaktadır. Mesleki anlamda bir yere gelse de duygusuz bir kişiliği olduğu için gerektiği şekilde faydalı olamamaktadır. Maddi anlamda her istedikleri tatmin edilirken manevi anlamda tamamen boş bırakılan bu çocuklar, çok kolay bir şekilde suçlara bulaşabilmektedirler. Kendileri birer hizmetçi, çocukları ise birer efendi gibi davranmaktadırlar. Sonuçta anneler efendilerini doğurmaktadırlar. Efendiler istemekte, anne-babalar ise onların isteğini yerine getirmektedirler." şeklinde konuştu.
İslam'ın çocuk eğitiminde dengeyi esas aldığını belirten Çelik, sözlerini şöyle tamamladı:
"Çocuğun her istediğini yerine getirmek çocuğa yapılabilecek en büyük kötülüklerden birisidir. Onların hem dünyasını hem de ahiretini düşünerek onları eğitmeliyiz. Yerinde olan isteklerini karşılarken, yersiz ve lüzumsuz istek ve arzularına dur diyebilmeliyiz. Dersteki başarıları kadar ahlaki durumuna da önem vermeliyiz. Bedenini beslediğimiz gibi ruhuna da hitap edebilmeliyiz. Aksi halde anne babaya hizmet eden nesiller değil, anne-babaya hükmeden nesiller yetiştiririz."
Kaynak:İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.