Prof. Dr. Şen: Bağımlılıklar küresel bir halk sağlığı sorunu

Prof. Dr. Şen: Bağımlılıklar küresel bir halk sağlığı sorunu
Yeşilay Gaziantep Şube Başkanı Prof. Dr. Haluk Şen, bağımlılıkla mücadelenin yalnızca kurumların değil, tüm toplumun ortak sorumluluğu olduğunu kaydetti.

Bağımlılığın birçok çeşidinin bulunduğunu dile getiren Prof. Dr. Haluk Şen, küresel bir sorun haline gelen bağımlılıktan toplumsal bir mücadeleyle kurtulmanın mümkün olduğunu ifade etti.

"Dünya genelinde bağımlılıklarda bir artış var"

Bağımlılığın, kişinin bilincinin bir nevi ortadan kalkması gibi bir durum olduğuna değinen Şen "Evet, bağımlılık dünyanın problemi. Dünya genelinde bağımlılıklarda bir artış var. Tabii bundan ülkemiz ve diğer ülkeler de etkilenmekte. Tedavi hizmetimiz tamamen ücretsiz ve gizlilik esaslıdır. Yeşilay Danışmanlık Merkezlerinde bu hizmetler verilmektedir. Bağımlılık, kişinin aslında bilincinin bir nevi ortadan kalkması gibi bir durumdur. Çünkü bağımlılık yalnızca bir maddeye duyulan istek değil, insanın kendisiyle ve hayatla kurduğu ilişkinin bozulması anlamına da gelmektedir. Sigara, alkol, uyuşturucu, internet bağımlılığı ve kumar bağımlılığı günümüzde insanlarımızın sağlığını tehdit eden ve halk sağlığı problemi haline gelen durumlardır. Burada yapmamız gereken bir bilinç düzeyi oluşturmaktır. Yeşilay’ın misyonu da bilinç oluşturmak ve koruyucu tedbirler almaktır. Ancak son yıllarda Yeşilay, tedavi edici tarafta da aktif olarak yer almaktadır." dedi.

"Ücretsiz hizmet vermekteyiz"

Bağımlılıktan kurtulmak isteyen kişinin bağımlı olduğunu kabul etmesinin önemli olduğuna değinen Şen "Bu bağlamda Yeşilay Danışmanlık Merkezi her ilimizde mevcuttur. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de bulunmaktadır. Bunun dışında Yeşilay Rehabilitasyon Merkezlerimiz ve yataklı tedavi kurumlarımız Bursa, Diyarbakır ve Kayseri’de halkımıza hizmet vermektedir. Kesinlikle sosyal güvencesi olsun ya da olmasın, insanlarımıza ücretsiz ve gizlilik esaslı tedavi sunulmaktadır. Bağımlılıktan kurtulmanın yolları vardır ancak ilk başta bir irade gösterilmesi gerekir. Kişinin 'Evet, ben bağımlıyım, bunu kabul ediyorum ve destek almam gerekiyor.' dediği anda işler daha da kolaylaşmaktadır." ifadelerini kullandı.

"Dijital bağımlılık ve internet kullanımı"

Teknoloji ve internet kullanım bağımlılığı riskinin arttığını dile getiren Şen "Düşük yaşlarda bağımlılık türleri en fazla dijital bağımlılık, yani internet bağımlılığı şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Pedagogların ve uzmanların önerisi, özellikle okul öncesi dönemde mümkün mertebe internet vermemektir. İlkokul çağındaki çocuklarda ise günlük bir saati geçmeyecek şekilde, amaçlı kullanım olmalıdır. Bu; bilgi araştırma, proje veya ödev amacıyla olabilir. Yetişkinlerde ise meslek gerekliliği hariç olmak üzere, internet kullanımının iki saati geçmemesi uzmanlar tarafından önerilmektedir. Biz interneti tamamen yasaklayalım demiyoruz ancak verimli kullanılmasını savunuyoruz. Ne kadar fazla zaman geçirilirse, teknoloji ve internet bağımlılığı riski de o kadar artmaktadır." şeklinde konuştu.

"Sanal kumar ve yan bağımlılıklar"

"İnternet bağımlılığı sadece internete girmekle sınırlı değildir. Bunun yanında yan bağımlılıklar da oluşabilmektedir." şeklinde konuşan Şen, şöyle devam etti:

"Oyun bağımlılığı ve son yıllarda artan sanal kumar bağımlılığı bunlardan biridir. Sanal kumar, kişiyi, ailesini ve toplumu ciddi şekilde etkilemektedir ve maalesef giderek yaygınlaşmaktadır. Bunun önüne geçmek için koruyucu tedbirler ve bilinçlendirme çalışmaları büyük önem taşımaktadır. Yeşilay, Sağlık Bakanlığı ve ilgili devlet kurumları bu konuda öncüdür ancak bağımlılıkla mücadele yalnızca bir kurumun sorumluluğu değildir. Toplumsal farkındalık şarttır."

"Madde bağımlılığı ve sigara gerçeği"

Madde bağımlılığının gençleri etkileyen bir sorun olduğuna değinen Şen "Madde bağımlılığı özellikle gençlerimizi etkileyen bir sorundur. Madde bağımlılığından önce sigara bağımlılığı genellikle hafife alınmaktadır. Bu tamamen bilim dışıdır. Yapılan bilimsel çalışmalar göstermektedir ki madde bağımlılarının yüzde doksanından fazlası madde kullanımına sigara ile başlamaktadır. Madde bağımlılığı kişiyi, ailesini, çevresini ve toplumu etkileyen bir sorundur." dedi.

"İletişim ailede başlar"

Aile içi iletişim eksikliğinin dışarıda yanlış ortamlara yönelmesine neden olduğuna değinen Şen "Ailelerin dikkat etmesi gereken bazı erken belirtiler vardır. Davranış değişiklikleri, toplumdan soyutlanma, uzun süre odada kalma, sosyal ilişkilerin kopması, arkadaş ilişkilerinin bozulması ve sürekli para talebi gibi durumlar erken uyarı olabilir. Bu durumda profesyonel destek almak ve çocukla iletişim kurmak çok önemlidir. Çünkü iletişim ailede başlar. Sağlıklı iletişimle bağımlılıklar erken fark edilebilir. Çocuk aile içinde kendini ifade edemezse, dışarıda ve yanlış ortamlarda bu ihtiyacı arayabilir." ifadelerini kullandı.

"İletişim her şeyin temeli"

"Aile içi iletişim her şeyin temelidir." ifadelerini kullanan Şen, sözlerini şöyle tamamladı:

Çocuklarımızı dinlemeliyiz, birlikte vakit geçirmeliyiz ve sohbet etmeliyiz. Bu zamanlar çok kıymetlidir. Ebeveynler çocuklarının arkadaş çevresini bilmeli, bunu baskıcı olmadan, uzaktan takip ederek yapmalıdır. Bağımlılık bir son değil, bir alarmdır. Bu alarmı en önce aileler fark edebilir. Bir çocuğun bağımlılığı çoğu zaman söylenmeyen bir çığlıktır. Unutulmamalıdır ki bağımlılığı değil, insanı kurtarmaya odaklanırsak; insan kurtulduğunda bağımlılık zaten hayatında yer bulamayacaktır. Bağımlılıklardan uzak, sağlıklı ve güzel günler dilerim."

Prof. Dr. Şen: Bağımlılıklar küresel bir halk sağlığı sorunu

Prof. Dr. Şen: Bağımlılıklar küresel bir halk sağlığı sorunu

Kaynak:İLKHA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.