"Sessiz çatlama" iş hayatında görünmeyen iç kopuşa işaret ediyor
Günümüzde giderek daha sık konuşulan "sessiz çatlama" kavramı, kişinin işine devam etmesine rağmen yaptığı işle kurduğu duygusal bağın zayıflamasıyla ortaya çıkan bir süreç olarak tanımlanıyor. Uzmanlar, bu durumun çoğu zaman dışarıdan fark edilmediğini ancak bireyin iç dünyasında önemli bir kopuşa yol açabildiğini ifade ediyor. Klinik Psikolog İpek Erol, sessiz çatlamanın kişinin işlevselliğini sürdürmesine rağmen iş hayatında anlam, aidiyet ve duygusal bağın zayıflamasıyla geliştiğini belirtti.
İçsel kopuş şeklinde ilerliyor
Klinik Psikolog İpek Erol, sessiz çatlamanın ani bir kırılma ya da açık bir tükenme haliyle ortaya çıkmadığını belirterek, "Bu durum çoğu zaman fark edilmeden ilerleyen bir iç kopuş şeklinde yaşanır. Kişi işine devam eder, sorumluluklarını yerine getirir ve dışarıdan bakıldığında herhangi bir sorun varmış gibi görünmeyebilir. Ancak iç dünyada yapılan işle kurulan duygusal bağ zayıflamış ve aidiyet duygusu belirgin biçimde azalmıştır." dedi.
Tükenmişlikten farklı
Sessiz çatlamanın klasik tükenmişlikten ayrıldığına dikkat çeken Erol, tükenmişlikte duygusal bitkinlik ve enerji kaybının daha erken ortaya çıktığını söyledi. Erol, "Sessiz çatlamada kişi ne işi bırakmayı ne de açıkça geri çekilmeyi düşünür. Sorun davranıştan çok kişinin yaptığı işle ve bulunduğu ortamla kurduğu içsel bağın giderek kopmasıdır." ifadelerini kullandı.
Huzursuzluk ve anlamsızlık hissi görülebilir
Bu süreci yaşayan kişilerde çoğu zaman tarif edilmesi zor bir huzursuzluk hali görüldüğünü ifade eden Erol, "İçsel boşluk, anlamsızlık hissi, duygusal donukluk ya da bastırılmış öfke eşlik edebilir." dedi.
Erol, zihinsel olarak sürekli "idare etme" modunda olmanın, otomatikleşmiş şekilde çalışmanın ve yapılan işten eskisi kadar tatmin olmamanın bu süreçte sık görüldüğünü belirtti.
Psikolojik ihtiyaçların ihmal edilmesi etkili
Sessiz çatlamanın çoğu zaman tek bir olaydan değil, uzun süre göz ardı edilen psikolojik ihtiyaçlardan beslendiğini dile getiren Erol, bu nedenle dışarıdan fark edilmesinin zor olduğunu ifade etti.
Erol, sorumluluklarını aksatmayan ve şikâyet etmeyen kişilerde sürecin daha görünmez hâle geldiğini belirterek, bu durumun çevre tarafından "her şey yolunda" şeklinde algılanabileceğini kaydetti.
Önce bağ zayıflıyor sonra performans etkileniyor
Performans açısından bakıldığında sessiz çatlamanın her zaman doğrudan bir düşüşle ilerlemediğini belirten Erol, "Çoğu zaman önce içsel bağ zayıflar, ardından motivasyon azalır ve daha ileri aşamalarda performans etkilenmeye başlar." dedi.
Erol, bu süreçte asıl kaybın kişinin işe kattığı duygusal yatırım, yaratıcılık ve aidiyet hissi olduğunu ifade etti.
Erken fark edilmesi önemli
Sessiz çatlamayla başa çıkabilmek için kişinin yaşadığı durumu bir yetersizlik olarak değil uyarı sinyali olarak görmesi gerektiğini belirten Erol, kişinin duygusal durumunu fark etmesi, iş ve özel yaşam sınırlarını netleştirmesi ve gerekirse psikolojik destek almasının önemli olduğunu vurguladı.
Erol, "Sessiz çatlama çoğu zaman yüksek sesle dile getirilmeyen bir süreçtir. Ancak görmezden gelindikçe derinleşebilir. Bu nedenle erken fark edilmesi hem ruh sağlığı hem de uzun vadeli işlevsellik açısından önem taşır." dedi.
Kaynak:İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.