Sumud Aktivisti Kaya: Gazze'nin sesi dünyaya daha güçlü duyurulmalı

Sumud Aktivisti Kaya: Gazze'nin sesi dünyaya daha güçlü duyurulmalı
Gazze'ye uygulanan ablukayı kırmak üzere yola çıkan Sumud Filosu'na katılan aktivistlerden Yunus Kaya, Gazze'ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıktıklarını belirterek, müdahale sürecini ve yaşananları anlattı.

İşgal rejiminin Gazze'ye yönelik ablukasının kaldırılması ve bölgeye insani yardım ulaştırılması amacıyla oluşturulan Sumud Filosu'na katılan, daha sonra işgal rejimi tarafından alıkonultuktan sonra sınır dışı edilen Memur-Sen Bingöl İl Başkanı Yunus Kaya Türkiye'ye döndü. Kaya, hem filonun amacı hem de Gazze'de yaşanan insani kriz hakkında açıklamalarda bulundu.

"Bundan sonraki en önemli görevimiz, Sumud Filosu'ndan sonra Gazze'nin sesini ve yaşadığı mazlumiyeti dünyaya duyurmak olacak. Aynı zamanda İsrail'in ne kadar zalim ve korkak bir yapı olduğunu da dünyaya anlatmak zorundayız." ifadeleriyle sözlerine başlayan Kaya, "Filolarımız rotasında ilerlerken Türkiye'deki teknelerle buluşup Gazze'ye doğru hareket edecektik. Yüzün üzerinde tekneden oluşan büyük bir filo planlanıyordu. Ancak uluslararası sularda, Avrupa'nın göbeğinde israil tarafından böyle bir müdahale gerçekleştirileceğini ne biz ne de filo yönetimi tahmin edebildi. Son ana kadar Yunan güvenlik güçlerinin bizi taciz ettiğini, hatta pasaport kontrolü yapmak amacıyla teknelere yaklaştıklarını düşündük. Bazı teknelerde bu yönde değerlendirmeler de yapıldı. Çünkü filodaki tüm tekneler arasında sürekli bir iletişim ağı bulunuyordu." dedi.

"Tamamen yardım malzemesi taşıyan teknelerimize adeta bir devlete savaş açar gibi müdahale ettiler"

"Bu zalim yapının ne kadar korkak olduğunu daha önce de duymuştuk." ifadeleriyle sözlerine devam eden Kaya, "2010 yılında Kudüs'e gitme fırsatım olmuştu ve orada da bunu görme imkânı bulmuştum. Ancak burada çok daha açık bir şekilde ortaya çıktı. Çünkü Sumud Filosu'nun tek amacı Gazze'deki ablukayı kırmaktı. Teknelerimizde inanın bir çakı bile yoktu. Sadece Gazze'deki çocuklara ulaştırmak istediğimiz mamalar, eğitim materyalleri ile hasta ve yaralılar için tıbbi malzemeler bulunuyordu. Ancak müdahale başladığında şunu gördük; 6 savaş gemisi, 1 büyük çıkarma gemisi ve 1 denizaltıyla, tamamen yardım malzemesi taşıyan ve tamamı sivil inisiyatiflerden oluşan silahsız teknelerimize adeta bir devlete savaş açar gibi geldiler. Bizi çıkarma gemisine aldıklarında ise tel örgülerle çevrili, özel konteynerlerden oluşan alanlar hazırladıklarını gördük. Hatta kaynak işinden anlayan bir arkadaşımız, yapılan kaynakların çok yeni olduğunu, bu hazırlığın birkaç gün önceden özellikle bizim için yapıldığını söyledi." diye belirtti.

"Üzerimize doğrultulan silahlara rağmen hiçbir siyonist askerin yüzünü dahi göremedik. Sürekli maskeliydiler"

Kaya, sözlerine, "O ana kadar, geminin içerisinde üzerimize doğrultulan silahlara rağmen hiçbir siyonist askerin yüzünü dahi göremedik. Sürekli maskeliydiler. Bazen bize, 'Bu kadar zalim bir yapıya karşı giderken korkmadınız mı?' diye soruyorlar. Düşünün, anne karnındaki cenin hâlindeki bebekleri bile katleden bir yapıdan bahsediyoruz. Ben de onlara, 'Hayır, biz korkmadık. Tam tersine korkan onlardı' diyorum. Çünkü hem donanma güçleriyle saldırıya gelmeleri bunun açık bir göstergesiydi hem de bizi Girit Adası'na çıkardıkları güne kadar hiçbirinin yüzünü göremedik. Hepsi sürekli maskeliydi." ifadeleriyle devam etti.

"Dünyada hâlâ vicdan sahibi insanlar var"

Sumud Filosu'na dünyanın farklı bölgelerinden gelen insanlara da ayrıca değinmek istediğini söyleyen Kaya, şunları kaydetti:

"Dünyada hâlâ vicdan sahibi ve küresel vicdanı temsil eden insanlar var. Biz orada şunu ifade etmiştik: Bir Müslüman olarak burada bulunmak zorundayız. İnancımız bunu gerektiriyor. Hatta bu sadece Filistin Müslüman olduğu için değil; bir gayrimüslim bölgede de benzer bir zulüm yaşansaydı, biz Müslümanlar olarak 'mazlumun dini sorulmaz' anlayışıyla yine orada olurduk. Ancak karşılaştığımız insanlara 'Sizi buraya getiren neydi?' diye sorduğumuzda, gerçekten etkileyici cevaplar aldık. Örneğin teknemizde İsveçli bir doktor hanımefendi vardı. Yaklaşık 60 yaşlarındaydı. Kendisiyle konuştuğumuzda, 'Ben doktorum ve hâlen aktif görev yapıyorum. Yıllık iznimi, Sumud Filosu'nun hareket edeceği tarihe göre ayarladım ve bu nedenle buradayım.' demişti. 'Peki sizi buraya getiren motivasyon neydi?' diye sorduğumuzda ise şunu ifade etmişti: israilin Filistinlilere zulmettiğini biliyordum, takip ediyordum. Ama beni en çok etkileyen olay, Gazze'de çocukların yemek sırası beklerken bombalanması oldu. O andan sonra kararımı verdim.

Ben yine çok etkilendiğim bir sahneyle karşılaşmıştım. Barcelona'da teknelerimize binip yola çıkacağımız sırada, muhtemelen Slovakyalı bir kadın vardı. Bebeğini kucağında emzirdi, ardından çocuğunu ailesine teslim ederek yola çıktı."

"İslam ümmeti birlik sağlarsa Amerika ya da israil hiçbir yerde zulmedemez"

Filodayken Allah'tan niyaz ettiği iki duayı paylaşan Kaya, "Bu insanların cesaretini ve yürekten duruşunu görünce orada iki dua ettim. Birincisi, 'Ya Rabbi, bu cesur ve yürekli insanlara, kalbi Filistin ve Gazze için atan bu insanlara hidayet nasip eyle' diye dua ettim. İkincisi ise, 'Ya Rabbi, bizi bu zalimlerle yeniden eşit şartlarda karşı karşıya getir' şeklindeydi. Çünkü ben şuna inanıyorum: Her zaman ifade ettiğimiz gibi, israilin bu hoyratlığının ve hukuk tanımaz, kural tanımaz tutumlarının temel sebebi gücünden ziyade, İslam dünyasının dağınıklığıdır. Rabbim'e dua ediyoruz; inşallah İslam ülkelerine, Müslüman halklara ve liderlerine feraset, cesaret nasip eder. Ümmete vahdet şuuru ve birlik nasip etsin. Çünkü biz tüm kalbimizle inanıyoruz ki bu birlik sağlandığında ne Amerika ne israil ne de Batı, hiçbir şekilde hiçbir yerde zulüm gerçekleştiremez. Sadece Müslümanlar değil, hiçbir toplum haksızlığa uğramaz." dedi.

Kaya son olarak şunları söyledi:

"İspanya Başbakanı Pedro Sánchez'in çıkışları, cesur tavırları neye dayanıyor diye merak ediyordum. Barcelona'da Katalan halkını gördüğümüzde bunu daha iyi anladık. Biz oradayken Gazze ve Filistin için sürekli kermesler, etkinlikler ve programlar düzenliyorlardı. Ayrıca bize çok yoğun katılımlı, oldukça anlamlı bir uğurlama töreni yapıldı. Buradan onlara da teşekkür ediyorum. Gerçekten bunu fazlasıyla hak ediyorlar."

Kaynak:İLKHA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.