Teksas'ta tarih müfredatı, uzman uyarıları ve öğrenci itirazlarına rağmen İslam'ı kötüleyen şekilde kabul edildi

Teksas'ta tarih müfredatı, uzman uyarıları ve öğrenci itirazlarına rağmen İslam'ı kötüleyen şekilde kabul edildi
ABD'nin Teksas eyaletinde Cumhuriyetçi çoğunluğun kontrolündeki Eyalet Eğitim Kurulu, öğrencilerin tarih, coğrafya ve yurttaşlık derslerinde kullanacağı yeni müfredatı, eğitimciler, öğrenciler, Müslüman toplum temsilcileri ve kurulun bazı uzmanlarının ciddi itirazlarına rağmen kabul etti.

Yeni müfredat, İslam'ın dünya tarihine yaptığı bilimsel ve kültürel katkıları yeterince ele almamakla eleştirilirken, dinin tarihsel anlatımında savaş, kölelik ve kadın esirler gibi son derece tartışmalı başlıkların öne çıkarılması tepki çekti.

Kurulun kabul ettiği düzenlemeye göre öğrencilerin 11 Eylül saldırılarını yalnızca El Kaide ve Usame bin Ladin gibi örgüt ve aktörler üzerinden değil, "radikal İslam" kavramıyla ilişkilendirmesi öngörülüyor. Eleştirmenler, bunun milyonlarca insanı ilgilendiren bir dini inancı terörizmle geniş ve sorunlu bir biçimde ilişkilendirdiğini savunuyor.

Üstelik 11 Eylül saldırılarında hayatını kaybedenler arasında insanları kurtarmaya çalışırken ölen Müslüman Amerikalı ilk müdahale görevlilerinin bulunması, söz konusu anlatımın ne kadar indirgemeci olduğu yönündeki eleştirileri daha da güçlendiriyor.

Uzmanların uyarıları da sonucu değiştirmedi

Tartışmanın dikkat çekici boyutlarından biri, itirazların yalnızca Müslüman toplum temsilcilerinden gelmemesi oldu.

Kurul tarafından görevlendirilen uzmanlardan Andrea Hutchison, önerilen anlatımın yakın tarihsel incelemeye dayanmadığını belirtirken, UT Austin'den felsefe profesörü Robert Koons da iddiaların dayandığı kaynakların güvenilirliği konusunda ciddi çekinceler dile getirdi.

Koons, öğrencilerin öğreneceği bilgilerin iyi yerleşmiş seküler kaynaklara dayanması gerektiği uyarısında bulundu.

Ancak bu uyarılar, Cumhuriyetçi çoğunluğun metni büyük ölçüde olduğu gibi kabul etmesini engellemedi. Hatta kurul üyeleri, "brutal" yani "acımasız" ifadesinin metinden çıkarılması yönündeki öneriyi dahi reddetti.

Buna karşılık daha önce müfredattan çıkarılan, Müslümanların cebir ve astronomiye katkılarının öğretilmesini öngören yaklaşım yeniden eklenmedi.

Öğrenciler: "Dinimi savunmak zorunda bırakılıyorum"

Kararın en doğrudan eleştirileri ise öğrencilerden geldi.

15 yaşındaki Habiiba Quresh, kurul üyelerine yaptığı konuşmada "Dinimin buraya ait olmadığını hissettiriyor." diyerek tepki gösterdi. Quresh, tarih dersinde kendi dinini savunmak zorunda bırakılmasının kabul edilemez olduğunu söyledi.

Müslüman Amerikalılar ve sivil toplum kuruluşları da yeni müfredatın çocuklara tarih öğretmekten çok, tarih hakkında ne düşünmeleri gerektiğini dikte ettiğini savundu.

Amerikan-İslam İlişkileri Konseyi'nin Teksas temsilciliği, kurulun kararını sert biçimde eleştirerek sınıfların "önyargının gerçek gibi öğretildiği" yerlere dönüştürüldüğünü belirtti.

Hristiyanlığa geniş yer, İslam'a dar ve olumsuz çerçeve

Tartışmanın bir diğer boyutu ise müfredatta Hristiyanlığa ayrılan geniş alan ile İslam'ın ele alınış biçimi arasındaki fark.

Yeni düzenlemelerde İncil'deki imgeler ile Bağımsızlık Bildirgesi'ndeki eşitlik ve adalet ilkelerinin Martin Luther King Jr.'ın "I Have a Dream" (Bir Hayalim Var) konuşmasıyla bağlantısının öğretilmesi öngörülüyor.

Eleştirmenler ise Hristiyanlığın tarihsel etkilerinin anlatılırken olumlu ve kurucu yönlerin öne çıkarıldığını, buna karşılık dinin kölelik ve siyahlara yönelik şiddetin meşrulaştırılmasındaki tarihsel rolünün yeterince ele alınmadığını belirtiyor.

Öğrencilerden ve eğitimcilerden gelen itirazlarda özellikle kölelik konusunda çifte standart bulunduğuna dikkat çekiliyor. Eleştirmenlere göre köleliğin İslam'la ilişkilendirilmesi gündeme getirilirken, Amerika kıtasındaki köle ticaretinde Hristiyanlığın nasıl kullanıldığı aynı ağırlıkla ele alınmıyor.

Amerikan köleliğinin ırkçı niteliği ve akıl almaz dehşeti geri plana itiliyor

Demokrat kurul üyesi Marisa B. Pérez-Díaz, yeni Amerikan tarihi çerçevesinde köleliğin yalnızca tarih boyunca birçok toplumda var olmuş bir kurum olarak anlatılmasının ABD'deki köleliğin ırksal niteliğini gölgelediğini savundu.

Pérez-Díaz, köleliğin ABD'nin kuruluş ve gelişiminde temel bir yere sahip olduğunu belirterek, öğrencilerin bu konunun ülkenin tarihindeki etkilerini ayrıntılı biçimde öğrenmemesinin eğitim açısından ciddi bir eksiklik olduğunu söyledi.

Eleştirmenlere göre sorun yalnızca İslam'ın nasıl anlatıldığı değil; müfredatın genel yaklaşımının öğrencilerin farklı görüşleri karşılaştırarak kendi sonuçlarına ulaşması yerine, belirli siyasi ve kültürel kabulleri öğrenme hedefi haline getirmesi.

Müfredat değişikliğinin hazırlanma süreci de şeffaflık tartışmalarını beraberinde getirdi.

Çok sayıda öğretmen, hazırlık sürecinde yeterince dikkate alınmadıklarını savunurken, kurul çoğunluğunun eğitimcilerin görüşlerinden ziyade İslam karşı muhafazakâr aktivistlerin taleplerine daha fazla ağırlık verdiği eleştirileri yöneltildi.

Sürecin yıllarca sürmesine rağmen yüzlerce kişinin toplantılarda söz aldığı, bazı oturumların gece yarısını geçerek sabahın erken saatlerine kadar devam ettiği bildirildi.

Kurul Başkanı Aaron Kinsey ise eleştirileri reddederek ortaya çıkan çerçevenin sözde dengeli olduğunu iddia etti ve kurulun sözde demokratik biçimde çalıştığını öne sürdü.

Ancak eleştirmenler açısından ortaya çıkan tablo oldukça farklı. Tarihsel doğruluk konusunda uyarıda bulunan uzmanlar, kaygılarını dile getiren öğrenciler ve müfredatın kapsamından rahatsız olan eğitimciler dinlenirken, tartışmalı hükümler büyük ölçüde korunmuş durumda. (İLKHA

Kaynak:İLKHA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.