Trombosit bağışına çağrı: Sizin için 1,5 saat, bir başkası için yeni bir hayat
Turgut Özal Tıp Merkezi Kan Bankası Terapötik Aferez Merkezi Birim ve Kalite Sorumlusu Yasin Çiğ, trombositin önemi, hangi hasta grupları için hayati rol oynadığı, yapılan bağışların hastanenin ihtiyacını ne ölçüde karşıladığı, kimlerin bağışta bulunabileceği, gençlerin bağış sürecine katılımının neden özellikle önemli olduğu, düzenli bağışçı olmanın önemi ve trombosit bağışının sağlık açısından risk taşıyıp taşımadığına ilişkin İLKHA muhabirinin sorularını yanıtladı.
"Trombosit, kanın bir bileşeni olup özellikle pıhtılaşmayı sağlayan bir kan bileşenidir"
Trombositin kanın önemli bir bileşeni olduğuna dikkat çekin Yasin Çiğ, "Trombosit kanın bir bileşeni olup özellikle pıhtılaşmayı sağlayan bir kan bileşenidir. Normal kandan farklı olarak donörü cihaza bağlayıp sadece trombositini aldığımız, geri kalan kanı da tekrardan donöre verdiğimiz bir işlemin bileşenidir. Normal kanın içinde kan bileşenleri olmakla birlikte trombosit de sadece onun bir bileşenidir. Özellikle otomatik cihaz yardımıyla donörden o kan bileşenini alıp geri kalanın hastaya verilmesidir. Yani aslında normal kanın içinde bir bileşendir, sadece kanın bir ürünüdür." dedi.

"Kanamalı ve onkoloji hastaları için hayati önem taşıyor"
Trombositin kimler için kritik olduğuna işaret eden Çiğ, "Trombosit özellikle kemoterapi alan hasta grupları, onkoloji ve hematoloji hastalarında; lenfoma ve lösemi dediğimiz hasta gruplarında, travma sonrası gelişen ani kanamalarda ve ameliyat sonrası gelişebilecek kanamalı hasta gruplarında çok çok önemlidir. Trombosit kan pıhtılaşmayı sağladığı için kanamalı hasta gruplarında ciddi önem taşımaktadır. Bu nedenle trombosit aferez vücudun olmazsa olmazıdır." ifadelerini kullandı.
"Duyarlılık var ama yeterli değil"

Türkiye'de aferez merkezlerinin bulunduğunu hatırlatan Çiğ, şu değerlendirmede bulundu:
"Ülkemizde bizim gibi donör aferez toplayan ciddi büyük birimler var. Bizde de duyarlılık var ama yeteri kadar değil. İnşallah böyle güzel farkındalık yaratarak artırabiliriz."
"Hastanenin günlük ortalama trombosit ihtiyacı 40, ancak 7-8 tane toplayabiliyoruz"

Hastanedeki ihtiyaca ilişkin bilgiler paylaşılırken Çiğ, şunları söyledi:
"Hastanenin ortalama 30-50 arası bir aferez ihtiyacı oluyor. 2025 yılında 3 bin tane donör toplamışız. Doktorun istemi ve hastanın durumuna göre ortalama günlük ihtiyaç 40 civarındadır. Günlük ortalama 7-8 donörden trombosit topluyoruz, geri kalan kısmını da Kızılay’dan temin ediyoruz."
"Bizim için düzenli bağışçı her zaman çok önemlidir"
Bağışçı profilindeki temel soruna değinen Çiğ, "Bir ihtiyacın karşılanmasında en büyük zorluk aslında düzensiz bağışçının olmasıdır. Bizim için düzenli bağışçı her zaman çok çok önemlidir. Ne kadar düzenli bağışçı olursa sürdürülebilirlik ve daimilik açısından o kadar etkin rol oynamaktadır. Sonuçta bu hasta bugün başkasının yakını olabilir ama yarın bizim yakınımız olabilir. Bu nedenle bağış yapalım." diye konuştu.
Kimler trombosit bağışı yapabilir?
Trombosit bağışının kimler tarafından yapılabileceğine değinen Çiğ, şöyle devam etti:
"Trombosit bağışı 18–60 yaş arası tüm sağlıklı bireyler tarafından yapılabilir. Riski yoktur. Kanın belli bir oranında trombositini topladığımız için geri kalan kısmını donöre geri veriyoruz. İşlem bittikten sonra donör yine kendi normal rutin yaşantısına geri dönebilir, hiçbir hayati riski bulunmamaktadır."
"İşlemden sonra normal yaşantısına devam edebilir"

Bağış sürecine dair bilgiler paylaşan Çiğ, "İşlem yaklaşık 60–90 dakika, yani 1,5–2 saat sürüyor. İşlemden sonra normal yaşantısına devam edebilir. Sadece o gün boyunca istemsiz bir şekilde hafif halsizlik olabilir, bu da beklenen bir şeydir." dedi.
"Bağışçı kabulü titizlikle yapılıyor"

Bağışçıların kabul sürecine değinen Çiğ, şu ifadeleri kullandı:
"Öncelikle donörü kabul ederiz, kanlarını çalışırız, bir hastalığı var mı yok mu ona bakarız. Eğer bir sıkıntısı yok ise donörü alırız. Otomatik cihazımıza bağlarız. Makine kanın sadece trombosit kısmını belli bir oranda çeker. Donörün cinsiyeti, boyu ve kilosu çok önemlidir, makine kendi ayarını ona göre yapar. Çektiğimiz bu ürünün belli bir kısmını makine ayarlar, geri kalan kısmını ve kan bileşeninin tüm hepsini donöre verir."
"Uzak illerden gelen hastalar için bağışçı bulmak zor"
Bağışçı temininde yaşanan güçlükleri anlatan Çiğ, "Malatya içi ve çevresinde kişi ve yakınlarını temin edebiliyoruz ama uzaktan gelen hasta ve hasta gruplarının yakınlarını temin etmekte zorluk çekiyoruz. Burada devreye yine düzenli bağışçı dediğimiz gruplar giriyor." şeklinde konuştu.
"Gençlerin bağışa katılımı düzenli ve sürdürülebilirlik açısından çok önemli"

Genç bağışçıların önemine dikkat çeken Çiğ, "Öğrenci bizim odak noktamız, öğrenci olmazsa olmazımız. Üniversite hastanesi olduğumuzdan dolayı düzenli bağışlarımızın büyük bir kısmı genç donörlerden. Gençlerin bağışa katılımı düzenli ve sürdürülebilirlik açısından çok önemlidir." dedi
"Acil durumlar her an karşımıza çıkabilir"
Acil durumların öngörülemediğini hatırlatan Çiğ, "Sadece acil durumlarda bağış yeterli olmaz çünkü bunu öngöremiyoruz. Acil bir hasta gelebilir, kanamalı bir hasta olabilir ya da ameliyattan sonra kanamayacak ama sonradan kanayan hasta olabilir. Bu nedenle elimizde trombosit aferezinin sürekli ve acil bulunması lazım." ifadelerini kullandı.
"Sizin için 1,5 saat, bir başkası için bir ömür olabilir"

Trombosit bağışının insani yönüne dikkat çeken Çiğ, son olarak şunları söyledi:
"Bugün hasta olmayabilirsiniz ama yarın olmayacağınız anlamına gelmez. Bugün verdiğiniz bir kan yarın size de dönebilir. Bu her insanın bir vicdani görevidir. Bağış yapıp hayat kurtarabiliriz. Sizin için 1,5 saat belki biri için bir ömürdür, bunu unutmayalım. Bunun için bağış yapalım, yeni yaşamlara, yeni umutlara umut olalım."


Kaynak:İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.