Uluslararası hukuk ve yargı bağımsızlığına ABD’den yaptırım, Netanyahu’dan destek
ABD yönetimi, Uluslararası Ceza Mahkemesine (UCM) yönelik baskısını yeni yaptırımlarla artırdı. Washington, mahkemeyle yapılacak işlemleri kısıtlamayı ve kurumun çalışmasını zorlaştırmayı hedefleyen adımını, ABD'nin egemenliğini ve vatandaşlarını koruma gerekçesiyle savundu. Karar, mahkemenin bağımsızlığına müdahale edildiği yönündeki eleştirileri de beraberinde getirdi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, yaptırımların mahkemenin faaliyetlerini ve kaynaklarını hedef aldığını belirterek Washington'ın, ABD vatandaşlarının mahkeme tarafından yargılanmasına izin vermeyeceğini söyledi. Rubio, mahkemenin ve üye ülkelerin ABD'nin endişelerini gidermemesi halinde yeni adımların da gündeme gelebileceğini ifade etti.
Netanyahu yönetiminden yaptırımlara destek
Siyonist rejimin sözde başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD'nin kararını desteklediğini açıkladı. Netanyahu, mahkemeyi siyasi bir kurum olmakla suçlayarak yaptırımlar nedeniyle ABD Başkanı Donald Trump ve Rubio'ya teşekkür etti.
ABD'nin Tel Aviv Büyükelçisi Mike Huckabee de yaptırımları destekleyen açıklamalarda bulundu.
Washington'ın mahkemeye yönelik tutumu, UCM'nin Netanyahu ve dönemin savunma bakanı Yoav Gallant hakkında tutuklama emri çıkarmasının ardından daha da sertleşmişti.
ABD yönetimi daha önce de mahkemede görev yapan bazı savcı ve yargıçlara yaptırım uygulamıştı. Yeni kararın ise doğrudan mahkemeyle çalışan şirketleri ve hizmet sağlayıcılarını da etkileyebileceği belirtiliyor.
Yaptırımlar mahkemenin işleyişini aksatabilir
ABD yaptırımları, ülkede faaliyet gösteren şirketlerin yaptırım kapsamındaki kurumlarla işlem yapmasını kısıtlayabiliyor. Bu durumun bankacılık, sigorta ve yazılım hizmetleri gibi alanlarda mahkemenin işleyişini zorlaştırabileceği değerlendiriliyor.
ABD Hazine Bakanlığı, yaptırımların açıklanmasının ardından iletişim, yazılım, emeklilik ödemeleri ve mahkemenin elindeki tutuklularla bağlantılı bazı işlemler için istisnalar içeren dört genel lisans yayımladı.
Rubio, yaptırımların yürürlüğe girmesinden önce mahkeme ve üye ülkelere ABD'nin endişelerini giderecek bir çözüm için zaman tanındığını söyledi. Yaptırımların uygulanmasından önce altı aylık bir süre bulunuyor ve bu dönemde taraflar arasında görüşmeler yapılması bekleniyor.
UCM: "Hukukun üstünlüğüne saldırı"
Uluslararası Ceza Mahkemesi, ABD'nin kararını hukukun üstünlüğüne ve uluslararası hukuk düzeninin temel ilkelerine yönelik bir saldırı olarak nitelendirdi. Mahkeme, yaptırımların çalışanlarını yıldırmayı ve faaliyetlerini engellemeyi amaçladığını belirterek bağımsızlığından taviz vermeyeceğini açıkladı.
Mahkeme Başkanı Tomoko Akane de kurumun görevini bağımsızlık ve tarafsızlık içinde, hukuk ve deliller temelinde sürdüreceğini bildirdi. UCM, 125 üye ülkeye mahkemeye destek verme çağrısı yaptı.
Avrupa'dan ortak tepki
Avrupa Birliği, ABD'nin yaptırım kararını son derece üzücü olarak nitelendirirken mahkemenin çalışmalarını sürdürebilmesi için gerekli adımları atmaya hazır olduğunu duyurdu. Belçika, yaptırımlara karşı Avrupa Birliği'nin engelleme mevzuatının devreye alınması çağrısında bulundu.
Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, Hollanda, İngiltere, Kanada ve Danimarka'nın dışişleri bakanları da ortak açıklama yayımlayarak mahkemenin bağımsızlığına ve tarafsızlığına destek verdi. Açıklamada, yaptırımların yürürlüğe girmesi halinde mahkemenin çalışmalarını ve personelini ciddi biçimde etkileyebileceği vurgulandı.
Norveç ve İspanya da ABD'nin kararına tepki gösterdi. Belçika Dışişleri Bakanı Maxime Prévot ise mahkemenin çalışmalarını engellemenin, ağır suçların mağdurlarının adalete erişimini zorlaştıracağı uyarısında bulundu.
Uluslararası Ceza Mahkemesi, savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve soykırım gibi ağır suçlarla ilgili yargılama yetkisine sahip. ABD'nin yeni yaptırımları, mahkemenin bağımsızlığı ve uluslararası düzeyde hesap verebilirlik mekanizmalarının geleceği konusunda yeni bir tartışma başlattı.
Kaynak:İLKHA

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.