Umut Kervanı 2. Bölge Koordinatörü Doğan: Yetimlere sahip çıkmak toplumun ortak sorumluluğudur
Umut Kervanı 2. Bölge Koordinatörü Faik Doğan, İLKHA'ya yaptığı değerlendirmede İslam'ın yetimlere verdiği değeri, toplumun bu konudaki sorumluluklarını ve Umut Kervanı'nın yürüttüğü çalışmaları anlattı.
İslam'ın yetimlere özel önem verdiğini ifade eden Doğan, toplumda yetim kavramının yalnızca anne veya babasını kaybeden çocuklar olarak algılandığını ancak bu çocukların aynı zamanda psikolojik ve sosyal açıdan da desteklenmeye ihtiyaç duyduğunu söyledi.
Allah Resulünün yetimlere sahip çıkanlarla cennette birlikte olunacağını müjdelediğini hatırlatan Doğan, bu anlayışın toplumun bütün kesimlerine önemli sorumluluklar yüklediğini dile getirdi.
Yetim çocukların desteklenmesinde devlet kurumlarının, sivil toplum kuruluşlarının, eğitimcilerin ve mahalle kültürünün önemli rol üstlendiğini belirten Doğan, empati duygusunun güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Hazreti Muhammed'in "Eğer kalbinizin yumuşamasını istiyorsanız yetimlerin başını okşayın." tavsiyesini hatırlatan Doğan, bazen küçük bir ilginin bile bir çocuğun hayatında önemli izler bırakabileceğini ifade etti.
Umut Kervanı olarak yetim ailelere çok yönlü destek sunmaya çalıştıklarını belirten Doğan, sosyal market uygulamasıyla ailelerin ihtiyaçlarını kendi tercihleri doğrultusunda karşılayabildiğini söyledi.
Hayırseverlere destek çağrısında bulunan Doğan, yetim ve öksüz çocukların yalnız bırakılmaması gerektiğini belirterek, yapılacak her maddi ve manevi desteğin bir çocuğun hayatına dokunacağını sözlerine ekledi.
“Psikososyal destek de en az maddi yardım kadar önemli”
İslam'ın yetimlere büyük önem verdiğini belirten Doğan “Allah Resulü, ümmetin yetim çocuklara olan sevgisini artırması için iki parmağını yan yana koyarak ‘Yetim çocuklara sahip çıkanlarla ahirette yan yanayız.’ buyuruyor. Dolayısıyla İslam'da yetim çocuklara verilen öneme başka bir dinde, başka bir ideolojide kesinlikle rastlayamayız. İslam, yetimlere gereken önemi fazlasıyla vermektedir. Toplumumuzun yetimleri algılama noktasında bizler, yetim dediğimiz zaman sadece annesi veya babası vefat eden çocukları algılıyoruz. Fakat bu çağda yetimlerin yaşadığı sorun, sadece annesini ya da babasını kaybeden çocuklar olmaları değil; toplumda boynu bükük kalmaları, biraz daha yalnızlaşmalarıdır. Bu da eğitimlerini engelliyor, sosyal yaşamlarını olumsuz etkileyebiliyor. Dolayısıyla bizler Umut Kervanı olarak bu kardeşlerimize yardımcı olurken sadece kendilerine vereceğimiz nakdi destek ya da bir gıda kolisi veya gelip sosyal marketimizden alışveriş yapmalarından ziyade, aynı zamanda psikososyal destek de vermemiz gerekiyor. Topluma adapte olması, arkadaşlarına adapte olması, kendisini yalnız ve kimsesiz hissetmemesi için bu esas bir sorumluluktur. Toplumumuzun bireyden toplumsala kadar her ferdini ilgilendiren bir sorumluluktur ve her kardeşimizin yetimlere bu şekilde sahip çıkması gerektiği kanaatindeyiz.” şeklinde konuştu.
“Babasızlık hissi çocuklara yaşatılmamalı”
Yetim çocuklara yönelik sorumluluğun yalnızca devlet veya sivil toplum kuruluşlarına ait olmadığını vurgulayan Doğan “Türkiye'nin sosyal bir devlet olması hasebiyle kendisine düşen sorumlulukları var; onlara yönelik maddi destek vermesi gerekiyor. STK'ların da kendilerine düşen sorumlulukları var; maddi ve manevi destek vermeleri gerekiyor. Komşuların da kendilerine yönelik ayrı sorumlulukları var; onları kendi çocukları gibi görmeleri ve kendilerinden biri olarak saymaları, onlara babasızlık hissini hissettirmemeleri gerekiyor. Aynı şekilde gerek okulda gerek camide gerekse mahallede her bir bireyin kendine ait sorumlulukları var. Hadis-i şerifte buyurulduğu gibi ‘Size yapılmasını istemediğiniz şeyi bir başkası için yapmayın.’ Dolayısıyla burada empati söz konusu oluyor. Bizler, bizim çocuklarımız olduğu vakit nasıl davranacaksak aynı şekilde diğer yetim ve öksüz çocuklara da o şekilde davranmamız gerekiyor. Başka bir hadiste ‘Hepiniz çobansınız ve hepiniz emriniz altındakilerden mesulsünüz.’ buyuruyor. Dolayısıyla bu toplumun acı gerçeklerinden biri de bizim şu anda bahsettiğimiz yetimlerdir. Burada özellikle kanaat önderleri, hocalarımız, öğretmenlerimiz, STK başkanlarımız bu kardeşlerimizin topluma adapte olabilmesi için sorumluluk sahibidirler. Bu sorumluluğu yeri gelir maddi destek, yeri gelir manevi destek olarak yerine getirmeleri lazım. Bazen bir gülümseme bile o kardeşimizin gönlünü almaya vesile olabiliyor. Hatta bunu teyit eden bir hadis-i şerif var. Allah Resulü şöyle buyuruyor: ‘Eğer kalbinizin yumuşamasını istiyorsanız yetimlerin başını okşayın.’ Yetimlerin başını okşamak, kalplerinizin yumuşamasına da vesile olacaktır.” ifadelerini kullandı.
“Sadece yardım kolisi değil, eğitim desteği de veriyoruz”
Umut Kervanı olarak yetim çocukların hayatlarına farklı alanlarda dokunmaya çalıştıklarını belirten Doğan “Bizler de nihayetinde bir sivil toplum kuruluşuyuz. Dolayısıyla bizim sorumluluğumuz, toplumdaki bir ferdin sorumluluğundan daha fazladır. Vatandaşlarımız da bunun bilincindeler elhamdülillah. Dolayısıyla bir gıda kolisi vermekten ziyade bizler de Umut Kervanı olarak bu kardeşlerimize gücümüz nispetinde eğitim desteği vermeye çalışıyoruz. Yine sosyal marketimizde alışveriş yapmalarını sağlıyoruz. Alışveriş yapmak, evlerine giden yardım kolisinden ziyade hem ihtiyaçları neyse onu almalarını sağlıyor hem de psikolojik olarak daha rahat davranmalarına katkı sunuyor. Aynı zamanda mahallede rencide olma durumu da söz konusu olmuyor. Ayrıca bizler dernek olarak psikososyal destek vermeye çalışıyoruz. Kadın kollarımızla birlikte bu durumda olan ailelerimizi ziyaret ediyoruz. Onlara eğitim hususunda destek verilmesi gerekiyorsa gönüllü kardeşlerimiz aracılığıyla eğitim desteği vermeye çalışıyoruz. Şu anda yaz aylarındayız ve komisyonlarımız ziyaretlere gittiği vakit çocuklarımızı en yakın camiye veya Kur'an kursuna yönlendirmeye çalışıyor. Buradaki en büyük tehlike, gerçekten büyük bir sorumluluktur. Bütün STK'ların ve kanaat önderlerinin bu kardeşlerimize sahip çıkması gerekiyor. Maalesef bu zamanda özellikle madde bağımlılığı diye bir sorun söz konusudur. Bu da gittikçe yayılıyor, özellikle varoş kesimlerde. Eğer bu kardeşlerimize sahip çıkmazsak Allah muhafaza bu kardeşlerimiz madde bağımlısı olarak karşımıza çıkarsa hem kendisine hem toplumumuza hem de ailesine faydalı birey olması gerekirken tam aksine zararlı bir fert olmuş olacak. Onun için sorumluluklarımız büyüktür. Bu hususta STK olarak bize düşen görev budur. Gerek maddi gerekse manevi anlamda STK'ları yalnız bırakmamaları, destek vermeleri gerekiyor. Desteklerin hem maddi hem de manevi olması lazım. Sadece maddi desteği kastetmiyorum. Örneğin sosyal marketlerin eksik olan bölümü ya da öğrencilerimizi taltif edebileceğimiz hediyelerin olması iyi olurdu. Buna benzer, yükte hafif ama manada değeri olan şeyler öğrencilerimizin gönlünü alma amacıyla yapılabilir. Dolayısıyla bizim üzerimize düşen görevi yapmamız gerekiyor. Bizler üzerimize düşeni yapmaya çalışıyoruz. Rabbim kolay eylesin. Aynı şekilde hem ailelerimize hem de hayırseverlerimize düşen görevler vardır.” diye konuştu.
“Bir yetimin başını okşamak bile büyük ecirdir”
Yetimlerle ilgilenmenin manevi yönüne dikkat çeken Doğan “Bir yetimle ilgilenmenin gerek maddi gerekse manevi karşılığı tamamen Allah'ın katında değerlendirilir. Düşünün, bir yetimin başını okşamayı dahi Allah Resulü manevi olarak değerlendiriyor. Örneğin bir çocuğun eğitimine destek vermek, hatta yüzüne gülümsemek bile böyledir. Manevi olarak belki anlatacağım husus şudur: Bizim bu gençlerimizi ve yetim çocuklarımızı hem dinî ilimlerde hem de fenni ilimlerde donatmamız gerekiyor. Hem ailesine hem de toplumuna faydalı bir genç olabilmesi için. Tabii burada sadece maddi destek yeterli olmuyor. O babasızlık hissini de ondan gidermemiz gerekiyor. Onu gidermenin yolları da ona şefkat kanatlarımızı germemiz, kendi çocuğumuz gibi görmemizdir. Bu duygularla onlara yardımcı olmuş oluruz. Bizlere ses olduğunuz için ayrıca sizlere teşekkür ediyoruz. Son olarak şunları söyleyebilirim: Umut Kervanı olarak elhamdülillah elimizden geldiği kadar bu kardeşlerimize maddi ve manevi destek olmaya çalışıyoruz. Sizler de takdir edersiniz ki ihtiyaçlar çok fazla ve bunları karşılama imkânımız da bir STK olmamız hasebiyle bazı noktalarda yetersiz kalabiliyor. Dolayısıyla hayırseverlerimizin de bu hususta bizleri yalnız bırakmamaları gerekiyor. Bizlerin yetim ve öksüzleri yalnız bırakmaması, onlara sahip çıkması gerekiyor. Hayırsever kardeşlerimizin de bizleri yalnız bırakmaması, bizlere destek vermesi gerekiyor. Allah razı olsun.” dedi.
Kaynak:İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.