Uzmanlardan uyarı: Engelli bireyler bir komedi malzemesi değildir
Özel Eğitim Öğretmeni Muhammed Veli Özalp ve Psikolog Beyto Can Ekinler, medya ile sosyal platformlarda özel gereksinimli engelli bireyler üzerinden yapılan mizahın hem kalıcı davranış bozukluklarına hem de derin sosyal uyum travmalarına yol açtığı uyarısında bulunarak yetkilileri acil tedbir almaya çağırdı.
Özel Eğitim Alan Öğretmeni Muhammed Veli Özalp, "Son dönemde özel gereksinimli bireylere yönelik hazırlanan çeşitli program ve içeriklerin hem bu bireylerin davranışları hem de toplumun algısı üzerinde ciddi tahribatlar oluşturduğunan şahit oluyoruz. Özel eğitim sürecinden çok iyi biliyoruz ki özel gereksinimli bireylerin bir ortama adapte olduktan sonra edindikleri olumsuz bir davranışı söndürmek ve ortadan kaldırmak son derece zordur. Ne yazık ki günümüz medyasında ve sosyal platformlarda hazırlanan içerikler, bu bireylerin sergilediği şiddet, küfür, saldırganlık ya da toplumca hoş karşılanmayan dürtüsel davranışları normalleştirip gülünç birer malzeme haline getiriyor. Örnek verecek olursak bazen derslerde down sendromlu öğrencilerimiz, ailelerinin onlara evli oldukları konusunda şakalar yaptığını, bu çocuklarımızın kendilerini evli sanıp o role hemen girebildiklerini ve şakanın farkında olmadıklarını görüyoruz. Günümüz sosyal medyasında popülerlik çok hızlı tüketiliyor ve gündem sürekli değişiyor. Ancak bu rüzgâr dindiğinde, popülerliği biten özel gereksinimli bireylerin topluma yeniden nasıl adapte olacağı hiç düşünülmüyor. Aksine edindikleri bu olumsuz rollerle baş başa kalıyorlar." diye konuştu.
"Herkesi empatiye davet ediyorum"
Engelli bireylerin komedi malzemesi olmadığını aktaran Özalp, "Bu durum daha da derinleşmeden hem toplumsal bilincin uyanması hem de ilgili kurum ve yetkililerin bu etik dışı gidişata acilen el atması gerekmektedir. Özetle şunu söyleyebilirim, İbrahim şiirindeki gibi 'Bu yola putları kırmak için girildi, yerine başka putlar koymak için değil.' Bir şeyi düzeltelim derken daha da bozmayalım. Onların bu süreçten sonraki yaşam alanlarına dönmesindeki zorlukları da göz önüne alalım, ona göre gerekli tedbirleri alalım. Engelli bireyler bir komedi malzemesi değildir. Engelli bireylere sahip çıkmak, desteklemek, topluma entegre etmek ayrı bir şey ama komedi malzemesi yapmak ayrı bir şeydir. Bu durumda ben herkesi empatiye davet ediyorum. Programlara çıkarılıp alay konusu edilen çocuk, birey, genç benim çocuğum, kardeşim, ailemden birisi olsaydı ben nasıl bir hissiyat yaşardım acaba, gene böyle güler miydim sorusunu sormalılar." şeklinde konuştu.
"Özel gereksinimli bireylerin psikolojik gelişiminde, çevreyle kurdukları etkileşim ve aldıkları geri bildirimler hayati bir rol oynar"
Medya düzeninde bireylerin şiddet, küfür veya dürtüsel eylemlerinin mizah unsuru yapılarak tehlikeli bir psikolojik manipülasyona zemin hazırladığını aktaran Psikolog Beyto Can Ekinler, "Bugün sizlerle, medya eliyle özel gereksinimli bireylerin dünyasında yaratılan o derin ve sessiz psikolojik hasarı konuşacağız. Klinik süreçlerde ve davranış biliminde çok iyi biliyoruz ki, bir davranışın çevre tarafından nasıl karşılandığı, bireyin ruh sağlığının ve kimliğinin şekillenmesindeki en temel dinamiktir. Özel gereksinimli bireylerin psikolojik gelişiminde, çevreyle kurdukları etkileşim ve aldıkları geri bildirimler hayati bir rol oynar. Şu anki medya düzeni ise bu bireylerin şiddet, küfür veya dürtüsel eylemlerini mizah unsuru yaparak tehlikeli bir psikolojik manipülasyona zemin hazırlıyor. Kendisine gülündüğünü gören birey, bunu bir onaylanma mekanizması olarak algılar ve bu yıkıcı davranış modelini kişiliğinin bir parçası haline getirir yani içselleştirir." diye konuştu.
Sürecin en travmatik boyutuna değinen psikolog Ekinler, "Popülarite bittikten sonra başlar. Toplumun ekran arkasında 'gülünç' bulduğu bu davranışlar, gerçek hayatta öfke, dışlanma ve tepkiyle karşılandığında bireyin dünyası altüst olur. Anlaşılamama duygusu, saldırganlık eğilimini daha da tetikler ve bireyi kendi içine hapseder. Bu sömürü, özel gereksinimli bireylerin ruh sağlığı üzerinde kalıcı bir davranış bozukluğu ve sosyal uyum travması bırakmaktadır." dedi.


Kaynak:İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.