Yarım asırlık marangoz ustası Turan: Mesleğimiz büyük değişim geçirdi
Batman'da İLKHA muhabirine konuşan marangoz ustası Abdülkerim Turan (63), mesleğe başladığı ilk yıllardan günümüze kadar geçen süreci, kapı-pencere işinden mobilya üretimine geçişi ve mesleğin değişen şartlarını anlattı.
Meslek hayatında bir parmağını kaybeden Turan, 1974’te başladığı mesleğinde yaşanan dönüşümü, zorlukları ve özellikle MDF kullanımının sağlık üzerindeki etkilerini anlattı.
Yaklaşık 50 yılı aşkın süredir marangozluk yapan Turan, ustalık dönemlerinde mesleğin tamamen "çıraklık ve usta gözetimi" üzerine kurulu olduğunu, makinelerin ise kolay kolay kimseye teslim edilmediğini söyledi.
Zamanla kapı ve pencere üretiminde kullanılan geleneksel yöntemlerin yerini pimapen sistemlerinin almasıyla birlikte sektörde büyük bir değişim yaşandığını belirten Turan, bu dönüşümün birçok ustayı mobilya sektörüne yönlendirdiğini ifade etti.
Turan ayrıca, üretim sürecinde kullanılan MDF malzemesinin yaygınlaşmasının hem çalışma koşullarını zorlaştırdığını hem de sağlık açısından ciddi riskler oluşturduğunu dile getirdi. Meslekte yaşanan bu dönüşümün sadece üretim şeklini değil, aynı zamanda usta-çırak ilişkisini ve çalışma kültürünü de değiştirdiğini vurgulayan Turan, geçmiş ile bugün arasında ciddi bir fark olduğunu söyledi.

"Bu işe 1974'te başladım"
Mesleğe başlama sürecini şu sözlerle anlatan Turan, "1963 doğumluyum ve bu işe 1974'te başladım. Kıbrıs Savaşı'nı hatırlıyorum. İşimiz kapı ve pencere işiydi. Bu işte çok güzel kazanç vardı. O zamanlar ne kirlenme ne de hastalık olurdu. Amcamın yanında işe başladım ve onunla birlikte 10–15 yıl çalıştım. Hem okuyup hem çalışıyordum. O dönemde usta olmak kolay değildi. Ustalar makineleri hemen kimseye vermezdi. İnsan çekirdekten yetişirdi." dedi.
"Pimapen çıkınca kapı pencere işi bitti"
Meslekte yaşanan dönüşüme değinen Turan, şunları söyledi:
"Kapı pencere işi rahattı, fakat daha sonra pimapen işi çıktı ve bu durum kapı pencere işini bitirdi. Mecburen mesleğimizi mobilyaya çevirdik. O dönem işler rahattı, ortam ahır gibiydi ama güzel bir işti. Keresteyi Ankara'dan, Adana'dan alıyorduk. Elbiselerimiz hiç kirlenmezdi. Şimdi mobilya işine girdik, daha ilk günden elbiseler kirleniyor. MDF tamamen kimyasal, tozu elbiseye yapışınca çok kirletiyor. Eski işe dönebilsek iyi olurdu ama o devir kapandı."

"Babam bana makine aldı ve kendi işimi kurdum"
Ustalık yolculuğunu anlatan Turan, "Mobilya işinde mutfak dolabı, elbise dolabı, vestiyer, gömme dolap, baza gibi ne gelirse yapıyoruz. Amcamın yanında 12 yıl çalıştıktan sonra ayrıldım. Başka bir yere geçtim, oradan askere gittim. Askerden sonra yine çalıştım. Sonra babam bana makine aldı ve kendi işimi kurmamı söyledi. Makineleri Bursa'dan aldık, amcam getirdi. Dükkân açtım, işler çok güzeldi. Fakat Pimapen çıkınca bizim işi bitirdi." diye konuştu.

"Çırak bulmak artık çok zor"
Meslekteki insan kaynağı sorununa dikkat çeken Turan, şu ifadeleri kullandı:
"Bu süreçte 10–15 işçi yetiştirdim. Hepsini usta olarak yetiştirdim ama kimisi devam etti, kimisi başka işlere yöneldi. MDF'den memnun değilim. Bu işi yaklaşık 50–52 yıldır yapıyorum. Kıbrıs Savaşı’ndan beri çalışıyorum diyebilirim. Eskiden sabah 7'de işe başlar, akşama kadar disiplinle çalışırdık. Ustaya saygı vardı. Şimdi öyle değil, işçiye bir şey söylesen bir daha gelmiyor. Zaten çalışacak işçi bulmak da zor, çırak bulmak ayrı bir mesele. Eskiden dört çocuğumu büyüttüm, çok şükür. İkisini evlendirdim, diğerleri duruyor. Halimden memnunum. Turgut Özal döneminde işler gerçekten çok iyiydi. Para sıkıntısı olmazdı. Şimdi ise hayat pahalı, kiralar zor, insan başa çıkamıyor."

"Elimi çektim ama bir parmağım kesildi"
Yaşadığı iş kazasını anlatan Turan, "Hâlâ işimi severek yapıyorum ama MDF tozundan memnun değilim. Ağaç işi çok güzel bir meslek, unutulmaması gerekir. 1994 yılında bir iş kazası geçirdim. Cuma namazına gitmeden önce cam yerini açıyordum. O zamanlar teknoloji gelişmemişti, parçaları kendimiz yapıyorduk ve milimetrik çalışmak zordu. Bir anda bıçak yerinden çıktı, ağaç fırladı. Elimi çektim ama parmağım kesildi. Hemen hastaneye gittik. Doktor, parmağın dikilmesi için 8 saat içinde Ankara'ya gitmemiz gerektiğini söyledi ama parmak parçalanmıştı, dikilemedi." ifadelerini kullandı.

"MDF tozu sağlığımı etkiledi"
Sağlık sorunlarına da değinen Turan, "Genelde bu işte baş parmak gider çünkü sürekli bıçağın üzerindedir. Eskiden bu tür kazalar çok olurdu. Hatta bir arkadaşımın dört parmağı birden gitmişti. Şimdi makineler daha güvenli ve standart, eskisi gibi riskli değil. Yaklaşık 10 yıl önce doktora gittim, nefes darlığım vardı. Sigara içmediğimi söyledim ama akciğerlerimin MDF tozundan etkilendiğini söyledi. Bu işi bırakmak zor, bıraksam çökerim. Şimdi tek başıma çalışıyorum, kendimi oyalıyorum. İki yıldır emekliyim, çok şükür. Eskisi gibi işçi derdi çekemem artık. Gençlik başka, yaşlılık başka." şeklinde konuştu.


Kaynak:İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.