Axios: Washington, Orta Doğu planı için Netanyahu sonrasını düşünüyor
Axios, Trump’ın bazı danışmanlarının Netanyahu’nun siyasi geleceği ve işgal yönetiminde kurulabilecek yeni hükümetin Washington’ın bölgesel planlarına etkisi konusunda farklı düşündüğünü yazdı.
Trump, 27 Ekim’de yapılması planlanan işgal seçimleri öncesinde Netanyahu’ya açık destek verdi ve başka bir kişinin seçilmesinin ABD-israil ilişkilerini etkileyebileceğini söyledi.
Yönetimdeki bazı isimler, Netanyahu’nun aşırı sağcı koalisyon ortaklarının yer almadığı daha geniş tabanlı bir hükümetin Suudi Arabistan’la normalleşme ve bölgesel anlaşmalar konusunda ilerleme sağlayabileceğini düşünüyor.
ABD’de Donald Trump yönetimi içinde Netanyahu’nun siyasi geleceği ve Washington’ın Orta Doğu hedefleri konusunda farklı görüşler olduğu bildirildi.
Trump’ın bazı yakın danışmanları, Netanyahu’nun seçimleri kaybetmesi veya daha sınırlı bir siyasi konuma gerilemesi halinde ABD’nin bölgesel diplomasi hedeflerini ilerletmek için yeni fırsatlar doğabileceğini düşünüyor.
Trump ise 27 Ekim’de yapılması planlanan seçimler öncesinde Netanyahu’ya açık destek verdi. ABD Başkanı, Netanyahu’nun yeniden seçilmemesi halinde Washington ile Tel Aviv arasındaki ilişkilerin olumsuz etkilenebileceği uyarısında bulundu.
Axios’a göre Trump’ın danışmanlarından bazıları, ABD başkanının yabancı ülkelerdeki seçimlerde taraf tutmasının Washington’ın çıkarlarına zarar verebileceğini savundu. Bu isimler, işgal rejiminde kurulabilecek farklı bir hükümetin ABD’nin bölgesel diplomasi gündeminde daha fazla hareket alanı sağlayabileceği görüşünde.
Axios’un haberinde, ABD yönetimindeki bazı isimlerin özellikle Netanyahu’nun aşırı sağcı koalisyon ortaklarının bölgesel anlaşmaların önünde engel oluşturduğunu düşündüğü belirtildi.
Washington’ın gündeminde işgal rejimi ile Suudi Arabistan arasında ilişkilerin normalleştirilmesi, Abraham Anlaşmaları’nın genişletilmesi ve İran’la savaşın ardından bölgede yeni bir siyasi ve güvenlik düzeninin oluşturulması bulunuyor.
Bu hedeflerin ilerletilebilmesi için işgal rejiminde daha geniş tabanlı bir hükümetin kurulmasının avantaj sağlayabileceği değerlendiriliyor.
İşgalcilerde, 27 Ekim’de yapılması planlanan seçimler öncesinde eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot, Netanyahu’ya karşı öne çıkan siyasi isimlerden biri haline geldi. Eisenkot’un liderliğindeki Yashar Partisi, Netanyahu’nun Likud Partisi’ne alternatif oluşturmayı hedefliyor.
Reuters’ın haberine göre Eisenkot, Netanyahu’nun liderliğine ve aşırı sağcı ortaklarına alternatif sunarken güvenlik politikalarında sert bir çizgiyi koruyor. HAMAS’ın askeri kapasitesinin ortadan kaldırılmasını ve İran’ın nükleer silah edinmesinin engellenmesini savunan Eisenkot, Filistin devletinin kurulmasına da karşı çıkıyor.
Eisenkot, Netanyahu’dan farklı olarak hükümetin yönetim biçimini ve aşırı sağcı ortaklarının etkisini eleştiriyor. Ancak bu farklılık, işgal rejiminin Filistinlilere yönelik politikalarında veya bölgesel askeri yaklaşımında köklü bir değişiklik anlamına gelmiyor.
Seçim öncesi anketler Netanyahu’nun koalisyonunun parlamentoda çoğunluğu elde etmekte zorlanabileceğine işaret etse de parçalı siyasi yapı, yeni hükümetin kim tarafından ve hangi ortaklarla kurulacağını belirsiz kılıyor.
ABD yönetiminin Orta Doğu planındaki önemli başlıklardan biri, Suudi Arabistan ile işgal rejimi arasında diplomatik ilişkilerin kurulması. Washington, Riyad’ın Abraham Anlaşmaları’na katılmasını sağlayarak işgal rejimi ile Arap ülkeleri arasındaki normalleşme sürecini genişletmeyi hedefliyor.
Daha önce yayımlanan haberlerde, Trump yönetiminin işgalcilerde geniş tabanlı bir hükümet kurulması seçeneğini değerlendirdiği öne sürülmüştü. Bu çerçevede Netanyahu’nun bir süre daha başbakanlık görevini sürdürmesi, ardından siyasetten çekilmesi ve Eisenkot’un öncülüğünde yeni bir siyasi düzen kurulması ihtimali gündeme gelmişti.
İddia edilen formülde, Netanyahu’nun liderliğindeki Likud ile Eisenkot’un Yashar Partisi’nin yer alacağı bir hükümetin bölgesel çatışmaları sona erdirmek ve Suudi Arabistan’la normalleşme görüşmelerini ilerletmek için çalışması öngörülüyordu.
Axios’un haberinde öne çıkan bir diğer konu, işgal rejimi ve ABD seçimlerinin ardından Trump’ın İran’a yönelik askeri ve diplomatik stratejisi hakkında vereceği kararlar oldu.
Habere göre Trump, işgalcilerin seçimleri ile ABD’de 3 Kasım’da yapılması planlanan ara seçimlerin ardından Netanyahu ile birlikte İran’a karşı yeni ve kapsamlı bir askeri saldırı yürütme ihtimalini değerlendirmek durumunda kalabilir.
ABD yönetiminin önündeki temel meselelerden biri, İran’a karşı askeri baskı politikasını sürdürürken bölgesel çatışmaları azaltacak diplomatik düzenlemeleri de hayata geçirip geçiremeyeceği. İşgal rejiminde kurulacak hükümetin yaklaşımı, bu sürecin nasıl ilerleyeceğini etkileyebilecek unsurlardan biri olarak görülüyor.
Washington, Suudi Arabistan’la normalleşme, Abraham Anlaşmaları’nın genişletilmesi ve İran’la çatışmanın ardından yeni bir bölgesel güvenlik çerçevesi oluşturulması gibi başlıklarda ilerleme arıyor.
Ancak işgal rejiminde Netanyahu’nun yerine başka bir liderin gelmesi, bu politikaların otomatik olarak değişeceği anlamına gelmiyor. Eisenkot ve diğer muhalefet liderleri, Netanyahu’nun yönetim tarzına ve koalisyon ortaklarına itiraz etseler de güvenlik ve Filistin meselesindeki tutumları bakımından önemli ölçüde benzer çizgiler taşıyor.
Kaynak:İLKHA

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.