Dr. Durmaz: 7 Ekim, insanların uyanması için bir milat oldu
Uluslararası Sağlık İnisiyatifi Başkanı Dr. Hüseyin Durmaz, 7 Ekim Aksa Tufanı'nın Filistin meselesine etkisi, küresel vicdanın uyanışı, uluslararası sistemin yaşadığı dönüşüm ve Kudüs ile Mescid-i Aksa'nın özgürlüğüne giden süreç hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Dr. Hüseyin Durmaz, Gazze'deki direnişin uluslararası sistemin gerçek yüzünü ortaya çıkardığını ve dünyanın farklı bölgelerindeki halkların Filistin davası etrafında birleşmesine vesile olduğunu ifade etti.
Batı halklarında da bir uyanış yaşandığını söyleyen Durmaz, "7 Ekim'den önce aslında toplumsal açıdan dünyanın geneline baktığımızda bir umursamazlık ve olumsuz bir gidişat vardı. Yine Filistin davasının unutulduğu, bir taraftan İbrahim Anlaşmaları gibi anlaşmalarla aslında o bölgenin tamamen israile teslim edilmeye başlandığı bir süreçti. 7 Ekim'den önce de israilin işgali ve terörizmi devam ediyordu. Ancak 7 Ekim'le birlikte israilin kibir ve küstahlıkla giriştiği soykırım, dünya tarafından da bugüne kadar israil manipülasyonuna uğranıldığının ve aslında gerçek mağduriyetin Filistin tarafında olduğunun anlaşılmasına yol açtı. Böylelikle Filistin meselesi dünyanın bir numaralı sorunu ve mevzusu haline geldi." ifadelerini kullandı.
Durmaz, "Bir taraftan Batı halkları, özellikle uyanmaya ve kendi hükümetleri tarafından ciddi anlamda manipüle edildiklerinin farkına varmaya başladılar. Bir uyanış gerçekleşti. Dünyanın geneli açısından da kötüye giden bu gidiş, bir yol haritası, bir yol ayrımı gibi insanların uyanması için bir milat oldu, 7 Ekim." diye konuştu.
"Filistin meselesi yeniden dünyanın gündemine girdi"
Aksa Tufanı ile birlikte Filistin meselesinin yeniden dünyanın gündemine girdiğine dikkat çeken Durmaz, "Unutulmaya yüz tutmuş bir merhalenin yeniden alevlenmesiyle bütün dünyanın gündemine girmesi birinci pozitif tarafı. İkincisi, Mescid-i Aksa biliyorsunuz, her geçen gün işgal politikası artıyor. Yine Batı Şeria'nın yeni bir Gazze olma süreci oluyor. Tüm bunlar gözümüzün önünde netleşen bir sürece dönüştü ve birçok ülkenin aslında göründüğü gibi olmadığının, mevcut durumlarının hiç de Filistin tarafında olmadığının açığa çıkmasına, kimin gerçek anlamda Filistin'i desteklediğinin ortaya çıkmasına, yine halkların devletlerden daha ciddi bir şekilde bu davaya gönül verdiğinin görülmesine şahit olduk hep birlikte." şeklinde konuştu.
Batı dünyasında Filistin'e yönelik toplumsal desteğin siyasi sonuçlarının da görülmeye başlandığını dile getiren Durmaz, şöyle devam etti:
"Batı dünyasında da özellikle seçimlerin yaklaştığı bu süreçte Filistin dostlarının seçimleri kazanmaya başladığını ufaktan görmeye başladık ve göreceğiz. Hatırlayın, 7 Ekim'den hemen sonra bütün Avrupalı liderler Netanyahu ile poz verme yarışına girerken şimdi hiçbiri onunla aynı karede görünmek istemiyor. Bu da tamamen halklarının tepkisinden çekinmekle ilgili. Tüm bu kazanımlar hakikaten de dünyanın taşlarının yerinden oynamasına yol açtı."
"Filistin halkının kararlı direnişi tüm planların çöpe gitmesine yol açtı"
Aksa Tufanı'nın, Filistin meselesine yönelik planları da etkilediğini aktaran Durmaz, "Bildiğimiz gibi İbrahim Anlaşmaları, Trump'ın planı olan bu anlaşmayla bütün Arap coğrafyası israili tanıyacak. Artık israilin o bölgede kalıcılığı kesin hale gelecekti. Filistin davasında çok küçük bir bölge Filistinlilere tahsis edilerek ordusu, silahı olmayan ve kendi bulundukları yerde ikinci sınıf vatandaş muamelesiyle hayatlarını sürdürmelerinin beklendiği bir süreçti. Ancak Filistin halkının kararlı direnişi tüm bunların çöp olmasına yol açtı. Bildiğimiz gibi özellikle uluslararası kurumlarda hukukun yerle bir edildiği, aslında bu hukuk ve kurumların bir işe yaramadığı, güçlünün tarafında olduğu, tamamen kendi çıkarları ekseninde şekillenen bir yapı olduğu açığa çıktı. Bu çok önemli bir gelişme. Çünkü yıllardır buna dayanarak demokrasi yahut uluslararası hukuk, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi gibi kavramlarla İslam dünyasını şekillendirme sürecindelerdi. Ancak bunun da aslında anlamsız, taraflı ve kötü niyetli olduğunu görmüş olduk." dedi.
"İşgali reddederseniz az bir topluluk olsanız bile bütün dünyayı sallayabilirsiniz"
Aksa Tufanı'nın önemli dersler verdiğini anlatan Durmaz, "Öncelikle kararlı ve inançlı olacağız. İşgali reddederseniz az bir topluluk olsanız bile bütün dünyayı sallayabilirsiniz. İkincisi, özellikle Filistin meselesinin yeniden küresel gündem haline getirilmesi, halkların kalbinin kazanılması ve bizler açısından da en önemlisi, o Filistin halkının, Gazze halkının yaşadığı İslam ve Kur'an'a dayalı bir hayat tarzının özellikle Müslüman olmayanlar tarafından sorgulanmasına ve İslam'ı araştırmalarına bir vesile olmasıdır." şeklinde konuştu.
"Gazze, İslam'ın fiili ve canlı halini tüm dünyaya göstermiş oldu"
Durmaz, mevcut küresel düzenin çökmek üzere olduğunu ve buna alternatifin İslam olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:
"21'inci yüzyıl yeni bir çağ bekliyor. Bu sistem, bu düzen, bu mevcut küresel nizam artık çökmek üzere. Buna alternatif olacak ve yeni modeli ortaya koyacak sadece İslam var. Gazze halkının yaşadığı İslam'ın, bu modelin fiili ve canlı halinin nasıl olduğunu tüm dünyaya göstermiş oldu. Bildiğiniz gibi çok az imkanlarla, kısıtlı imkanlarla çok büyük işler yapılmış oldu. Hatırlayın, bu günümüzün problemi ve imtihanıdır. Biz çok fazla imkan içerisinde hiçbir şey yapamaz haldeyken imkanlarımız bizim davaya bağlılığımızı ya da mücadelemizi genişletmesi ve güçlendirmesi gerekirken bizi yerimizde duran, daha da dünyaya sarılan bir profile ulaştırdı. Ancak Gazze'ye baktığımızda imkansızlıklar içerisinde bir direniş ortaya koyan bir halk görüyoruz."
Gazze'nin coğrafi yapısına da dikkat çeken Durmaz, "Biliyorsunuz, Gazze'nin dağı yok. Yani tepesi yok, dümdüz bir yer. 3 yılı aşkın süredir teslim olmadığı, dünya tarihine geçecek bir mücadele söz konusu." dedi.
Durmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Dolayısıyla imkanımızın olup olmaması ya da bir işe girişmede sorumluluğumuzu yerine getirmede ilk soracağımız soru 'İmkanım yok' değil, 'İmanım ve inancım var mı, yok mu?' olmalı."
"Tufan bitmez, bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak"
Aksa Tufanı'nın sona erip ermediğine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Durmaz, "Tufan bitmez. Bundan sonra gelecekte emin olun, dünya 7 Ekim'den önce ve sonra diye ikiye ayrılacak. Yani tarihçiler de bunu böyle not edecek. Çünkü bütün dünyanın taşlarını yerinden sarstı. Uluslararası kurumların çöktüğü, gücün devrede olduğu, güçlülerin zalimlik yaptığı ve mazlumları ezdiği, görünen söylemlerde kalan Filistin davası sevgisinin gerçekte ne anlama geldiği, hükümetlerin başarısızlığı, halkların dirayeti ve dünya tarihinde daha önce görülmemiş sivil eylemlerin bir araya gelinmesine ve yapılmasına vesile olan bir süreç. Yani bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Bu süreç devam edecek, bu mücadele devam edecek. Belki Gazze bitecek, belki tamamen yok edecekler. Bu bizim mücadelemize bağlı bir şey. Ama emin olun, bunun sonunda Gazze halkı ve Filistin halkı kazanacak." diye konuştu.
"Küresel vicdan Gazze halkının duruşuyla uyandı"
Gazze halkının direnişinin dünya genelinde insanların vicdanlarını harekete geçirdiğini belirten Durmaz, "Gazze halkının duruşu, dünyadaki vicdan sahiplerinin uyanmasına, kendilerine anlatılan senaryoların yanlış olduğunu görmesine yol açtı ve halkların hangi dinden, ırktan, renkten olursa olsun bir araya gelmelerine vesile oldu." dedi.
Küresel Sumud Filosu ve diğer organizasyonlara da değinen Durmaz, "Bizler de ilk günden beri Cenevre'deki büyük beyaz çadır eylemi, Global March to Gaza, Global Sumud Flotilla ve yakın zamanda Filistin konvoyu gibi organizasyonları düzenleyerek dünyanın her yerinden, her renginden insanları bir araya getirip Filistin davası için yola çıktık. İşte bu tamamen Gazze halkının başarısıdır." ifadelerini kullandı.
"Kudüs ve Aksa'nın özgürlüğü için küresel vicdanı harekete geçirmeye devam edeceğiz"
Kudüs ve Mescid-i Aksa'nın özgürlüğüne giden yolun Müslümanların sorumluluklarını hatırlamasıyla mümkün olacağını söyleyen Durmaz, "Müslümanlar olarak bu işin bizim sorumluluğumuzda olduğunu hatırlayacağız. Tevhid anlayışı, güzel ahlak ve mücadele azmiyle ortaya çıkacağız. Günümüzde lüzumsuz, gereksiz ihtilafa yol açacak meseleleri bir kere gündemimizden ve defterimizden sileceğiz. 21'inci yüzyıla yeniden model olacak ve bu çağın dinamiğini ortaya koyacak İslam'ı doğru temsil edeceğiz. Küresel vicdanı harekete geçirmeye devam edeceğiz." diye konuştu.
Hükümetlere yönelik baskının da sürdürülmesi gerektiğini belirten Durmaz, sözlerini şöyle tamamladı:
"Bir taraftan da hepimiz bulunduğumuz ülkelerde hükümetlere baskı kurarak israile karşı somut adımlar atılmasını sağlayacağız. Tüm bunları yaptığımız takdirde bu şer gücü ortadan kaldırabiliriz. Ortadan kaldırdığımız gün zaten insanlar yeni bir sürece, İslam'a hazır hale gelmiş olacaklar."
Kaynak:İLKHA

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.