Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Dursun: 7 Ekim, ümmet için diriliş ve şahlanışın adıdır
7 Ekim 2023'te başlayan Aksa Tufanı'nın üçüncü yıl dönümünde, Filistin meselesinin bölge ve dünya siyaseti açısından taşıdığı anlam yeniden gündeme geldi.
İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Dursun, Aksa Tufanı'nın Filistin meselesinde oluşturduğu kırılma noktasını ve 7 Ekim'in tarihi anlamını değerlendirdi.
“7 Ekim 2023, tarihin ve yüzyılların bir kırılma noktasıdır”
7 Ekim 2023'ün tarihin ve yüzyılların bir kırılma noktası olduğunu ifade eden Dursun, “Özellikle daha önce de söylediğimiz gibi, Theodor Herzl'ın Basel'de başlattığı, Balfour Deklarasyonu'yla İngilizlerin peşkeş çektiği, daha sonra ise Sykes-Picot Anlaşması'yla Yahudilerin Filistin topraklarına girdiği, 1948 yılında büyük bir felaket olan Nekbe'nin başlaması, daha sonra Sabra ve Şatilla katliamlarıyla bir asra yakın Gazze'deki, Filistin'deki mazlum ve mağdur vatan evlatları siyonist ve emperyalistlerin zulüm pençesi altında adeta inlediler. Çok büyük sıkıntılar yaşadılar, evlerinden, yurtlarından, barklarından oldular. Zindanlarda süründürüldüler, büyük bir zulüm ve işkence gördüler. Daha sonra ise kıyıma uğradılar, katledildiler.” dedi.
“Bir avuç vatan evladı intifada hareketini başlattı”
Arap ülkelerinin İbrahim Anlaşmaları adı altında siyonist rejimle normalleştiği bir dönemde, dünya Müslümanlarının artık Filistin diye bir meselesi yokmuş gibi davrandığını ifade eden Dursun, “Tam israille normalleşme zamanlarında, dünya Müslümanlarının artık 'Filistin diye bir meselemiz yok.' adeta dedikleri anda, 7 Ekim 2023 yılında vatanına sahip çıkan, inancına sahip çıkan, Müslümanların ilk kıblesi Kudüs'e sahip çıkan bir avuç vatan evladının, Müslümanların, HAMAS'ın intifada hareketini başlattığını görüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Dursun, “Bunu ben daha önce de ‘Gazze'nin Kızıl Şafağı’ adlı kitabımda yüzyılın büyük bir uyanış ve inkılap hareketi olarak gördük. Her ne kadar dünya Müslümanları, özellikle bu 7 Ekim'e tam manasıyla sahip çıkmasalar bile, büyük bir uyanışın, büyük bir silkinişin ve yeniden bir tarihin oluşturulduğu 7 Ekim 2023'tür.” diye konuştu.
“7 Ekim, ümmetin namusuna ve Kudüs'e sahip çıkmasının adıdır”

7 Ekim'in, Yahudilerin Filistin topraklarına yerleşmesiyle başlayan ve daha sonra modern müstemleke devletlerle iş birliği halinde olan İslam ümmetinin, İbrahim Anlaşmaları'yla siyonist rejimi kabul ettiği bir dönemin ardından yaşandığını belirten Dursun, “Onurlu, asaletli bir şahlanışla, direnişle vatanını savunmaya kalkan, hiçbir emperyalizm ve siyonizmden korkmayan bir avuç mücahidin vatanlarına sahip çıkmasının adıdır. Ümmetin namusuna sahip çıkmasının adıdır. Ümmetin ilk kıblesi Kudüs'e, Mescid-i Aksa'ya sahip çıkmasının adıdır.” dedi.
Dursun, “Dolayısıyla bir kırılma anı olmuştur o an. Daha sonra maskelerin düştüğü, ikileme oynanmaların yaşandığı bir dönemden artık ya Gazze’ye ya Kudüs’e ya Filistin'e sahip çıkılacak ya da diğer tarafın insanı olacaksınız.” ifadelerini kullandı.
“7 Ekim, onurlu ve şerefli olarak ayağa kalkmanın adıdır”
7 Ekim'in kendileri ve ümmet açısından bir diriliş ve şahlanış olduğunu belirten Dursun, “İşte 7 Ekim bizim için, ümmet için bir diriliş, bir şahlanışın, onurlu, izzetli, şerefli olarak ayağa kalkmanın adıdır. Şu anda her ne kadar Gazze bu haldeyse de Allah'ın izniyle, o kâfirler istemese de Allah nurunu mutlaka ve mutlaka tamamlayacaktır. Gazze'nin Kızıl Şafağı'nda mutlaka sabahın aydınlık güneşi doğacaktır.” dedi.
Dursun, sözlerini şöyle tamamladı:
“Ama bütün mesele, bu intifada ya, bu şahlanışa, bu direnişe seyirci kalan, hâlâ tarafını belli etmeyen, maskenin altında gizlenmiş Müslümanların halidir. Bütün mesele bu şerefli davanın neresinde olmaktır. İşte az sayıdaki insanların, modern silahlara karşı, emperyalizme karşı büyük bir destanın yazıldığı, kanla savaşın, kanla verildiği, canla verildiği bir zaferin adıdır 7 Ekim 2023 İntifada Hareketi.”


Kaynak:İLKHA

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.