HÜDA PAR Milletvekili Demir: Karma eğitime ilişkin kanun teklifimiz yasalaştırılmalı

HÜDA PAR Milletvekili Demir: Karma eğitime ilişkin kanun teklifimiz yasalaştırılmalı
HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı ve Gaziantep Milletvekili Şahzade Demir, karma eğitime ilişkin Meclis Başkanlığına sundukları ve kamuoyundan güçlü destek gören kanun teklifinin en kısa sürede TBMM gündemine alınarak yasalaştırılması çağrısında bulundu.

HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı ve Gaziantep Milletvekili Şahzade Demir, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında iç ve dış gündeme dair önemli değerlendirmelerde bulundu.

Konuşmasının başında Diyanet İşleri Başkanlığına ek atama talebinde bulunan Demir, imam-hatip ve Kur'an kursu öğreticisi sözlü mülakatlarında başarılı olan binlerce adayın kontenjan yetersizliği gerekçesiyle açıkta kaldığını belirtti. Demir, "Binlerce kardeşimiz hak kazandığı hâlde yedekte kalmıştır. İhtiyacın karşılanması ve yedekte kalan kardeşlerimizin mağduriyetlerinin giderilmesi için ivedilikle kontenjan açılması çağrısında bulunuyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Eğitim sistemini toplumun ihtiyaçları, değerleri ve beklentileriyle daha uyumlu hâle getirmeyi amaçlıyoruz”

Türkiye’de karma eğitim uygulamasının tartışılmasının bile bazı ideolojik çevreler tarafından yıllardır adeta bir rejim meselesi gibi sunulduğuna dikkat çeken Demir, “Bu meseleyi TBMM’ye sunduğumuz kanun teklifiyle halkımızın gündemine taşıdık. Kanun teklifimiz ile eğitimi ideolojik kalıplardan kurtararak ailelerin tercih hakkını güçlendirmeyi ve eğitim sistemini toplumun ihtiyaçları, değerleri ve beklentileriyle daha uyumlu hâle getirmeyi amaçlıyoruz.” dedi.

“Zorunlu karma eğitim de bu çerçevede özgürce tartışılmalı”

Hiçbir eğitim modelinin eleştiriden muaf olmadığının altını çizen Demir, “Bilimsel veriler, pedagojik değerlendirmeler ve toplumun talepleri doğrultusunda her uygulama yeniden gözden geçirilebilir. Zorunlu karma eğitim de bu çerçevede özgürce tartışılmalı; farklı eğitim modellerinin önü açılabilmelidir.” ifadelerini kullandı.

“Toplumun haklı beklenti ve taleplerini görmezden gelmek doğru değildir”

Meclis Başkanlığına sundukları kanun teklifinin bir ayrıştırma olmadığını ve aksine tercih özgürlüğünü genişletme teklifi olduğuna vurgu yapan Demir, şunları söyledi:

“İnançları, değerleri ve hayat anlayışları doğrultusunda farklı eğitim modelleri talep eden ailelerin sesine kulak tıkamak, toplumun haklı beklenti ve taleplerini görmezden gelmek doğru değildir. Eğitimin amacı belirli bir ideolojiyi veya hayat tarzını dayatmak değil; bilgili, sorumluluk sahibi iyi insan yetiştirmek olmalıdır. Eğitimde tek tipçi dayatmaların yerine özgürlüğü, aile iradesini ve pedagojik gerçekleri esas alan kanun teklifimizin kamuoyunda güçlü şekilde tartışılması ve yasalaşması, daha adil ve daha özgür bir eğitim sistemi için önemli bir adım olacaktır.”

“Kanun teklifimiz en kısa sürede yasalaştırılmalıdır”

Kanun teklifinin kamuoyunda geniş bir yankı uyardığını ve toplumun tüm kesimlerinden yoğun bir destek geldiğini de belirten Demir, “Kamuoyunun bu haklı beklentisi daha fazla geciktirilmemeli; kanun teklifimiz en kısa sürede TBMM gündemine alınarak görüşülmeli ve yasalaştırılmalıdır.” çağrısında bulundu.

“Verilen vaatlerin önemli ölçüde yerine getirilemediği görülmektedir”

2022 yılında duyurulan ve kuraları Mart 2023’te tamamlanan "İlk Evim İlk Arsa" projesinde hak sahiplerinin merakla beklediği teslimatın yapılmamasının mağduriyetlere neden olduğunu belirten Demir, konuşmasına şöyle devam etti:

“Aradan geçen yıllara rağmen arsaların teslimi konusunda kayda değer bir gelişme maalesef yaşanmamıştır. Çok sayıda hak sahibi hâlâ arsasının nerede olduğunu bilmemektedir. Birçok ilde arsa belirleme, tahsis, imar ve altyapı süreçleri tamamlanmadığı hâlde hak sahiplerinden 100 bin TL ve üzerinde ön ödeme talep edilmektedir. Bazı bölgelerde sınırlı ilerlemeler yaşansa da verilen vaatlerin önemli ölçüde yerine getirilemediği görülmektedir.”

“Vatandaşlar, kendilerinden kaynaklanmayan gecikmeler nedeniyle cezalandırılmamalıdır”

Arsaların tesliminin geciktirilmesinin yanı sıra vatandaşlara teslimden sonra 2 yıl içinde konutlarını tamamlama şartının getirilmesinin de hakkaniyetli olmadığını ifade eden Demir, “Belirlenen süre içerisinde konut yapımını tamamlayamayanların arsa hakkının geri alınması ve ödemelerinin yüzde 10’unun ceza olarak kesilmesi yeni mağduriyetlere yol açacaktır. Bu nedenle söz konusu uygulamanın yeniden değerlendirilmesi gerekir. Ayrıca müşterek arsalarda konut yapımının TOKİ tarafından üstlenilmesi, anlaşmazlıkları ve teknik sorunları önleyecektir. Vatandaşlar, kendilerinden kaynaklanmayan gecikmeler nedeniyle cezalandırılmamalıdır. Gecikme süresince ödeme şartları ağırlaştırılmamalı, hak kayıplarını önleyecek yasal ve idari güvenceler sağlanmalıdır. Sürecin takvimi kamuoyuyla açık biçimde paylaşılmalıdır. Hak sahiplerinin ekonomik şartları gözetilmeli ve kendilerine makul, uygulanabilir, açık ve adil bir teslim takvimi sunulmalıdır.” dedi.

“Ailenin korunması ve güçlendirilmesi amacıyla 'Aile Okulları' kurulmalı”

Ailenin toplumun temel taşı ve güçlü bir geleceğin en önemli güvencesi olduğunun altını çizen Demir, aile kurumunun karşı karşıya olduğu sosyal ve ekonomik sorunların çözümü için aileyi koruyan, evliliği teşvik eden ve çocuk sahibi olmayı destekleyen kapsamlı politikaların vakit kaybedilmeden hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.

Ailenin korunması ve güçlendirilmesi amacıyla 'Aile Okulları'nın kurulması gerektiğini belirten Demir, “Yeni evlenen gençlere bu okullarda iki ay süreyle aile içi iletişim, eşlerin karşılıklı hak ve sorumlulukları, aile ekonomisinin yönetimi, ahlaki değerler ve karşılaşılabilecek sorunları çözme gibi konularda kapsamlı eğitimler verilmelidir. Bu program Diyanet İşleri Başkanlığı koordinasyonunda yürütülmeli; gençlerin katılımını teşvik amacıyla iki aylık aile eğitimini başarıyla tamamlayan çiftlerin her birine birer cumhuriyet altını hibe edilmelidir.” önerisinde bulundu.

“Devlet tarafından sağlanan faizsiz evlilik kredileri hibe desteğine dönüştürülmeli”

Devletin gençlerin evlenmesini ve aile kurmasını desteklemesi gerektiğini belirten Demir, “Gençlerin yuva kurmasını kolaylaştırmak, devletin en temel sorumluluklarından biridir. Düğün, çeyiz, konut ve kira maliyetlerindeki artış nedeniyle birçok genç evliliği ertelemekte veya ağır borç yükü altında aile kurmak zorunda kalmaktadır. Evlenecek gençlere devlet tarafından sağlanan faizsiz evlilik kredileri, hibe desteğine dönüştürülmeli ve destek miktarı günün ekonomik şartlarına göre artırılmalıdır. İhtiyaç sahibi genç çiftlere ayrıca kira yardımı yapılmalı, evliliğin önündeki ekonomik engeller ortadan kaldırılmalıdır.” diye konuştu.

Nüfus artışını desteklemek ve aile kurumunu güçlendirmek amacıyla 3 ve daha fazla çocuk sahibi ailelere yönelik teşvik politikalarının hayata geçirilmesini talep ettiklerini ifade eden Demir, “Bu ailelerin ilk sıfır araç alımlarında ÖTV indirimi sağlanmalı; şehir içi ve şehirlerarası toplu ulaşım hizmetlerinde özel indirimler uygulanmalıdır.” dedi.

“25 yıl evli kalan ev hanımlarına emeklilik hakkı tanınmalıdır”

Ev hanımlarının aileyi ayakta tutan, çocukların yetişmesine emek veren ve toplumun geleceğine önemli katkılar sunan büyük bir sorumluluk üstlendiğinin altını çizen Demir, şöyle devam etti:

“Ancak ev içindeki bu muazzam çaba, sosyal güvenlik sisteminde ne yazık ki görmezden gelinmektedir. Hanımların ev içi emeğinin maddi olarak desteklenmesi, evlilik bağını da güçlendirecektir. Bunun için en az 25 yıl evli kalan ve ömrünü ailesine adayan ev hanımlarına emeklilik hakkı tanınmalıdır. Böyle bir düzenlemeyle ev hanımlarının yaşlılık döneminde ekonomik olarak zorluk yaşamasının da önüne geçilmiş olacaktır.”

“Filistin’de işgali durduracak somut adımlar derhâl atılmalıdır”

Siyonist terör rejiminin, işgal ve katliamlarını sadece Gazze’de değil, tüm Filistin topraklarında pervasızca sürdürdüğüne dikkat çeken Demir, “Filistin Duvar ve Yerleşim Direnişi Komisyonunun verilerine göre, bugüne kadar 45 yerleşim birimi çevresinde tampon bölgeler oluşturulmuştur. Bu uygulamalarla binlerce dönümlük Filistin toprağı gasp edilmiş, Filistin halkının kendi mülklerine erişimi tamamen engellenmiştir. Bu gasp hareketi, birkaç aşırı sağcının münferit girişimi değildir. Filistin topraklarını bütünüyle işgal etme ve bölgeyi Yahudileştirme hedefi taşıyan siyonist politikanın adım adım uygulamaya konulmasıdır.” dedi.

“İşgalci rejim sahadaki fiilî güçle durdurulmalıdır”

Kınama mesajlarının ve sonuç üretmeyen açıklamaların hiçbir karşılığının kalmadığını vurgulayan Demir, “Filistin halkının can güvenliğinin sağlanması, topraklarının ve mülkiyet haklarının korunması için derhal kararlı ve somut adımlar atılmalıdır. Bu doğrultuda; Ürdün ve Mısır gibi sınırdaş ülkeler başta olmak üzere, bölge ülkelerinin öncülüğünde acilen askerî garantörlük mekanizması oluşturulmalı; işgalci rejim sahadaki fiilî güçle durdurulmalıdır.” çağrısı yaptı.

HÜDA PAR Milletvekili Demir: Karma eğitime ilişkin kanun teklifimiz yasalaştırılmalı

HÜDA PAR Milletvekili Demir: Karma eğitime ilişkin kanun teklifimiz yasalaştırılmalı

Kaynak:İLKHA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.