HÜDA PAR Sözcüsü Ramanlı: Okul kantinlerinde öncelik çocukların sağlığı olmalıdır

HÜDA PAR Sözcüsü Ramanlı: Okul kantinlerinde öncelik çocukların sağlığı olmalıdır
HÜDA PAR Sözcüsü Serkan Ramanlı, okul kantinlerinin ticari işletme mantığıyla değil çocukların sağlıklı beslenme hakkı gözetilerek yönetilmesi gerektiğini belirterek Millî Eğitim Bakanlığı'na daha sıkı denetim çağrısı yaptı.

HÜDA PAR Sözcüsü ve Batman Milletvekili Serkan Ramanlı, TBMM'deki basın toplantısında okul kantinlerinde sağlıklı gıdaya erişimin eğitimde fırsat eşitliğinin bir parçası olduğunu ifade etti. Kantinlerde satılan ürünlerin içerik, hijyen ve tedarik zincirinin düzenli ve habersiz denetlenmesi gerektiğini söyledi.

Ramanlı, açıklamalarında bunun yanı sıra yatırım fonları üzerinden borsada yaşanan gelişmelerin oluşturduğu güven sorununa ilişkin ekonomi yönetimine şeffaf inceleme çağrısında bulunurken, Afganistan-Pakistan geriliminde Türkiye'nin yapıcı arabuluculuk rolü üstlenmesi ve Yemen'de diyalog sürecinin yeniden canlandırılmasına yönelik diplomatik girişimlerin önemine de dikkat çekti.

"Ekonomi yönetimini şeffaf bir inceleme yapmaya çağırıyoruz"

Fonlar üzerinden borsa krizine değinen Ramanlı, "Türkiye’de yatırım fonları üzerinden borsada yaşanan gelişmeler, ciddi bir denetim ve güven sorununu ortaya koymuştur. Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre 7 portföy yönetim şirketine ait 223 fonun işlemleri durdurulmuş, 131 fon için tasfiye süreci başlatılmıştır. İşlemleri durdurulan 223 fonun toplam büyüklüğü yaklaşık 1,1 trilyon liraya ulaşmaktadır. Tasfiye kapsamındaki fonların büyüklüğü ise yaklaşık 826 milyar lira düzeyindedir. Bu tablo, meselenin boyutunu açıkça ortaya koymaktadır. Daha da önemlisi, SPK’nın kendi açıklamasına göre bazı fonların düşük dolaşımlı hisselerde, ekonomik gerçeklikle açıklanamayacak fiyat hareketlerine neden olduğu 2025’in son çeyreğinde gözlemlenmiştir. Bu konu, Aralık 2025’te Finansal İstikrar Komitesi’nin de gündemine gelmiştir. Öyleyse soruyoruz: Risk 2025’in son çeyreğinde tespit edilmiş ve 2 Aralık 2025’te Finansal İstikrar Komitesi’nin gündemine gelmişse, neden daha erken ve etkili tedbirler alınmadı? Küçük esnafın en küçük vergi yükümlülüğünü dahi kılı kırk yararak denetleyen ekonomi yönetimi, trilyonluk fon piyasasındaki bu riski neden önleyemedi? Ekonomi yönetimini şeffaf bir inceleme yapmaya, sorumluları tespit etmeye ve piyasayı güvenli hale getirecek güçlü yapısal tedbirleri almaya çağırıyoruz." dedi.

"Temel ölçüt kâr değil; çocuğun sağlığı, güvenliği ve sağlıklı gıdaya erişimi olmalıdır"

Okul kantinlerinde önceliğin kâr değil, çocukların sağlığı olması gerektiğini vurgulayan Ramanlı, devamında şunları aktardı:

"Okul kantinleri sıradan ticari işletmeler değildir. Kantinden alışveriş yapanlar, gelişim çağındaki çocuklarımızdır. Bu nedenle okul kantinlerinde temel ölçüt kâr değil; çocuğun sağlığı, güvenliği ve sağlıklı gıdaya erişimi olmalıdır. Ekonomik şartlar nedeniyle birçok ailenin ve öğrencinin alım gücü ciddi biçimde düşmüştür. Bir öğrenci teneffüste sağlıklı bir gıdaya ulaşabilirken başka bir öğrencinin ekonomik imkânsızlık nedeniyle bunu alamaması, eğitim ortamında göz ardı edilmemesi gereken bir fırsat eşitsizliğidir. Millî Eğitim Bakanlığı, okul kantinlerini yalnızca işletme ve denetim açısından değil, çocukların sağlıklı beslenme hakkı açısından da ele almalıdır. Kantinlerde satılan ürünlerin içeriği, hijyen ve saklama şartları ve tedarik zinciri düzenli ve habersiz denetimlerle kontrol edilmelidir. Sağlıksız, aşırı şekerli ve besin değeri düşük ürünler sınırlandırılmalı; su, süt, meyve ve besleyici gıdaların erişilebilirliği artırılmalıdır. Bunun yanında dar gelirli öğrencilerin sağlıklı beslenmeden mahrum kalmaması için Millî Eğitim Bakanlığı tarafından ücretsiz veya destekleyici sağlıklı okul öğünü gibi modeller yaygınlaştırılmalıdır.

"İkili ilişkilerin ve bölgesel iş birliğinin tesisi açısından memnuniyet vericidir"

Afganistan-Pakistan geriliminde Türkiye’nin rolüne değinen Ramanlı, "Türkiye’den Afganistan İslam Emirliği’ne gerçekleştirilen üst düzey ziyaret, ikili ilişkilerin ve bölgesel iş birliğinin tesisi açısından memnuniyet vericidir. Bu temasların Afgan halkının yaşadığı insanî ve ekonomik krizlerin kalıcı olarak aşılmasına zemin oluşturmasını ümit ediyoruz. Özellikle Batılı ülkelerce bloke edilen Afganistan varlıklarının iadesi konusunda uluslararası toplum nezdinde aktif bir diplomatik girişime ihtiyaç vardır. Türkiye’nin bu konuda etkin bir rol üstlenmesi ve Afganistan İslam Emirliği yönetimini resmî olarak tanıması, bölgesel barış ve kalkınmaya önemli bir katkı sunacaktır." ifadelerine yer verdi.

Ramanlı, "Diğer taraftan Türkiye’nin, Pakistan ile Mekke Savunma İttifakı kapsamındaki yakın ilişkilerinin, son dönemde tırmanan gerilimde Afganistan-Pakistan arasındaki arabuluculuk rolünü gölgelememesine özen göstermesi gerekmektedir. Türkiye, tarihsel ve kardeşlik bağlarına yakışır şekilde, bloklaşmaların veya bölgesel ittifakların sınırlandırıcı etkisinden uzak durarak, birbirine komşu iki İslam ülkesi arasındaki sorunların çözümü için yapıcı, adil ve aktif bir arabulucu olarak inisiyatif almalıdır. Türkiye’nin diplomatik gücünü ve tarihsel sorumluluğunu kullanarak bölge barışı için daha cesur, yapıcı ve doğrudan adımlar atmasını bekliyoruz." diye konuştu.

"Bugün ihtiyaç duyulan şey, yeni cepheler açılması değil"

Son olarak Yemen’de siyasi çözüm ve diyalog ihtiyacına değinen Ramanlı, "Yemen’de yaşanan çatışmalarla ilgili son dönemde artan bilgi kirliliği ve dezenformasyon, Müslüman kamuoyunun sağlıklı biçimde bilgilendirilmesini zorlaştıran kaygı verici bir boyuta ulaşmıştır. Doğrulanmamış iddialar ve gerilimi artıran açıklamalar, var olan bölgesel çatışma ve gerginlikleri daha da tehlikeli hale getirmektedir. Yemen halkı yıllardır ağır bir insanî kriz yaşamaktadır. Mevcut çatışmaların genişlemesi veya başka ülkelerin bu çatışmaya dahil olması, Yemenlilerin yaşadığı mağduriyeti daha da derinleştirmekten başka bir sonuç doğurmayacaktır. Bugün ihtiyaç duyulan şey, yeni cepheler açılması değil; 2023 sonunda şekillenen ateşkes ve siyasi çözüm iradesine yeniden dönülmesidir. Yemen’in siyasi ve güvenlik sorunları dış müdahalelerle değil, Yemenli tarafların kendi aralarında yürüteceği kapsayıcı diyalog ve müzakere süreciyle çözülmelidir. Türkiye’nin de Suudi Arabistan başta olmak üzere bölge ülkeleriyle geliştirdiği diplomatik ilişkilerden de yararlanarak Yemenli taraflar arasındaki diyaloğun yeniden başlamasına katkı sunacak aktif bir kolaylaştırıcılık rolü üstlenmesinin önemli olduğunu bir kez daha vurguluyoruz." şeklinde belirtti.

HÜDA PAR Sözcüsü Ramanlı: Okul kantinlerinde öncelik çocukların sağlığı olmalıdır

HÜDA PAR Sözcüsü Ramanlı: Okul kantinlerinde öncelik çocukların sağlığı olmalıdır

Kaynak:İLKHA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.