İklim değişikliği tarım takvimini nasıl etkiliyor?
Ziraat Mühendisleri Odası Batman Şube Başkanı Ebubekir Doğan, iklim değişikliğinin yağış rejimlerini ve mevsimleri değiştirdiğini belirterek, bu durumun ekim ve hasat dönemlerinde gecikmelere, verim ve ürün kalitesinde kayıplara yol açabildiğini söyledi.
Doğan, İLKHA muhabirine yaptığı açıklamada, iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Çiftçilerin iklim değişikliğine tek başına uyum sağlayamayacağını vurgulayan Doğan, bilimsel çalışmalar, teknik destek ve planlı üretim politikalarının uygulanması gerektiğini kaydetti.
İklim değişikliğinin tarımı olumlu veya olumsuz yönde etkileyebildiğini belirten Doğan, "İklim değişikliği tarımı mutlaka olumlu ya da olumsuz yönde etkiler. Yağışların periyodik ve düzenli yağmaması, her türlü tarımsal üretimde dengesizliğe neden olur. Aynı şekilde iklim değişikliğinin birçok nedeni vardır. İklim değişikliğinin dünyada gerçekten doğal bir döngü olup olmadığı henüz netleşmiş değildir; ancak son dönemlerde iklim değişikliği nedeniyle yağış rejimlerinin ve yağış mevsimlerinin değiştiği, mevsimlerin kaydığı görülmektedir." dedi.

Ebubekir Doğan
"Mısır hasadı belirgin bir şekilde 15-20 gün gecikti"
Bu yıl bölgede yaşanan gecikmenin iklim değişikliğinin tarımsal takvim üzerindeki etkisine örnek olduğunu ifade eden Doğan "Nitekim bu yıl bunun bir örneğini yaşadık. Bölgemizde ilkbahar yağışlarının gecikmesi nedeniyle mısır hasadı belirgin bir şekilde 15-20 gün gecikti. Bu durum verimi olumsuz etkiledi ve hasat zamanını öteledi. Nem oranının düşmesi gibi durumlar, iklim değişikliğinin sonucunda meydana gelen olumlu ya da olumsuz yansımalardır. Eğer yağışlar geçen senelerden daha fazla ya da tam ihtiyaca yetecek miktarda gelirse olumlu olur. Ancak daha az yağarsa veya mevsimler kayarsa tarımsal üretim olumsuz yönde etkilenir. Çünkü açık alanda yapılan tarımsal üretim tamamen doğa şartlarına bağlıdır; bu nedenle doğrudan iklim değişikliğinden etkilenmektedir." şeklinde konuştu.
"Her bitkinin bir yaşam döngüsü, bir ömrü ve belirli bir yetişme süresi vardır"
Yağışların dönemsel durumunun ekim ve hasat takvimini etkileyebildiğini dile getiren Doğan "Ekiliş döneminde veya hasat dönemi yaklaşırken yağışların dönemsel durumuna göre gecikmeler meydana gelebilir. Her bitkinin bir yaşam döngüsü, bir ömrü ve belirli bir yetişme süresi vardır. Bu nedenle yaşanan gecikmeler, ekim ve hasat dönemlerini olumlu ya da olumsuz yönde etkileyebilmektedir." ifadelerini kullandı.

"Bütün bu faktörler ürünün kalitesini, pazar değerini ve verimini doğrudan etkilemektedir"
Aşırı yağış, sıcaklık ve rüzgar gibi hava koşullarının bitkiler üzerinde strese neden olabileceğini belirten Doğan "Aşırı yağış, fazla su alma, yüksek sıcaklıklar ya da rüzgar yönleri gibi unsurlar bitkileri strese sokabilir; çünkü bitkiler de canlıdır. Aşırı sıcak veya soğuk hava bitkinin döllenmesini, görüntüsünü, hasadını ve kalitesini olumsuz etkileyebilir. Bütün bu faktörler ürünün kalitesini, pazar değerini ve verimini doğrudan etkilemektedir." dedi.
"Çiftçiler iklim değişikliğiyle tek başlarına mücadele edemezler"
İklim değişikliğine uyum konusunda çiftçilerin tek başına hareket etmesinin yeterli olmayacağını ifade eden Doğan "Çiftçilerin bu sürede tek başlarına uyum sağlaması mümkün değildir. Çiftçiler iklim değişikliğiyle tek başlarına mücadele edemezler. Yetişmiş teknik elemanlar, bilime dayalı araştırmalar ve ilgili bakanlığın yönlendirmesi gereklidir. Önder ve değişime açık çiftçilerimizle görüşülerek planlı bir süreç yürütülmeli; olumsuzlukların en az seviyede yaşanacağı şekilde tarımsal üretim planlanmalıdır." diye konuştu.

"Günümüz şartlarında bu değişiklik kaçınılmazdır"
Tarımsal üretimde yeni ürünlere geçişin gerekli olduğunu belirten Doğan "Tarımsal üretimde yeni ürünlere geçiş her zaman gereklidir; ancak bu geçiş kolay olmamaktadır. Çiftçilerin atadan gelen geleneksel alışkanlıkları vardır ve bunları kolay kolay değiştiremezler. Çiftçilerimiz köklü bir şekilde toprağa bağlıdır ve bu bağı manevi bir değer olarak görürler. Bu nedenle geleneksel yöntemleri bırakmakta zorlanırlar. Yine de günümüz şartlarında bu değişiklik kaçınılmazdır. İlgili yetkililerin ve bakanlığın, değişime açık önder çiftçilerle ortak çalışmalar ve planlamalar yürütmesi gerekir." ifadelerini kullandı.
"Bilimsel ve teknik anlamda kapsamlı çalışmalar yapılmalıdır"
İklim değişikliğinin nedenlerinin çok çeşitli olduğunu vurgulayan Doğan "İklim değişikliğinin birçok nedeni vardır ve buna yönelik bütüncül bir politika yürütmek kolay değildir. Hemen tek bir sebebi öne sürerek yeni bir ürüne geçiş yapmak mümkün değildir. Tarımsal üretim uzun bir süreç ve deneyim gerektirir; bir bitkinin bölgeye adaptasyonu zaman alır. Bu politikanın oluşturulmasında girdiler, çiftçi alışkanlıkları, pazar payı ve ticari boyut bir bütün olarak ele alınmalı; bilimsel ve teknik anlamda kapsamlı çalışmalar yapılmalıdır. İklim değişikliği ve yağış rejimleri yakından takip edilmelidir." dedi.

"Sürdürülebilir bir tarım politikası oluşturulabilir"
Konuşmasının devamında Doğan, şunları söyledi:
"Dünyada iklim ve meteorolojiye dair ilk veriler bin 500 ila bin 600'lü yıllardan itibaren tutulmaya başlanmış; evrensel bir standarda ulaşarak resmi kayıtlara geçmesi ise 1860-1887 yıllarını bulmuştur. Ülkemizde ise resmi kayıtlar ancak 1911-1916 yıllarında tutulmaya başlanabilmiştir. Bütün bu tarihsel kayıtlar; bitki çeşitleri, çiftçi alışkanlıkları ve hem ülkemizdeki hem de dünyadaki pazar hacmi değerlendirilerek sürdürülebilir bir tarım politikası oluşturulabilir."


Kaynak:İLKHA

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.