İkra Çocuk Kültür Merkezi'nin yıl sonu programı göz kamaştırdı
İdeal Eğitim Vakfı bünyesinde 4-6 yaş grubuna yönelik eğitim faaliyeti yürüten İkra Çocuk Kültür Merkezi tarafından verilen temel dini bilgiler eğitimi sonrası düzenlenen törende miniklerin sahne aldığı gösteriler gönülleri mest etti.
Yıl sonu programı, Diyarbakır merkez Yenişehir İlçesi Selahaddin Eyyubi Camii Konferans Salonunda gerçekleşti.
Yapılan Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda bir konuşma yapan Sumud Filosu aktivistlerinden Memur-Sen Diyarbakır İl Başkanı Ramazan Tekdemir, en önemli eğitim modelinin ailede verilen ve görülen eğitim modeli olduğunu belirtirken ebeveynlerin çocuk eğitiminde farkında olmaksızın uyguladığı veya ihmal ettiği bazı eğitim yöntemlerini dile getirdi.

Ramazan Tekdemir
"Elde edemediklerimizi çocuklarımız üzerinden gerçekleştirmeye çalışarak çocuğu bir proje çocuğu hâline getiriyoruz"
Ebeveynlerin çocukların duygusal, bedensel ve fiziksel gelişimlerine öncelik verirken bazı zamanlarda karakter gelişimi ve inşa sürecinde zayıf kaldığını belirten Tekdemir, konuyu üç ana başlık altında özetledi.
Tekdemir "Ben çocuklarla ilgili üç temel problem olduğunu düşünüyorum: Birincisi proje çocuk sorunu, ikincisi güvenli çocuk sorunu, üçüncüsü ise dijital çocuk sorunu. Proje çocuk sorununda biz hep çocuğu ideal bir hedefe doğru yetiştirmeye çalışıyoruz. Kendi eksikliklerimizi, yetersizliklerimizi ve ulaşmak isteyip de elde edemediklerimizi çocuklarımız üzerinden gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Böylece çocuğu bir proje çocuğu hâline getiriyoruz. Bu da onun bedensel olarak yorulmasına, ahlaki olarak yıpranmasına ve ruhsal açıdan ciddi şekilde yük altında kalmasına neden oluyor. Sürekli onu yarıştırıyoruz. Proje çocuk anlayışı üzerinden onu sürekli başkalarıyla kıyaslayarak aslında çocukluk hakkına ciddi bir haksızlık yapıyoruz." dedi.
"Çocuklar söylenenleri duyar ama yapılanları dinler"
Güvenli çocuk sorununda sürekli müdahale eden bir ebeveyn portresinin çizildiğini hatırlatan Tekdemir "Çocuğun arkadaş seçiminden kendi kararlarını alma sorumluluğuna kadar birçok alana müdahale ediyoruz. Hata yapmasının önüne geçecek engeller koyarak güvenli bir çocuk profili oluşturmaya çalışıyoruz. Böylece çocuk bir fanusun içerisinde büyüyor. Ancak toplumun içine çıktığında, hatalarla ve gerçek hayatın zorluklarıyla karşılaştığında bocalıyor. Kararsızlık yaşıyor. Doğru tepki verme ve süreci yönetme konusunda yetersiz kalıyor." ifadelerini kullandı.

Tekdemir, konuşmasının devamında şunları söyledi:
"Biz çocuklarımıza uzun uzun nasihat ettiğimizde onların bizi duyduğunu, dinlediğini ve anladığını zannediyoruz. Oysa çocuklar söylenenleri duyar ama yapılanları dinler. Dolayısıyla biz ne anlatırsak anlatalım, çocuklar daha çok hâl dilimizi görür, onu hisseder ve kendi dünyasına yerleştirir. Bir ev ortamında eşimize nasıl davrandığımızı, çocuklarımıza nasıl yaklaştığımızı, gelen telefonlara nasıl cevap verdiğimizi çocuklar örnek alır ve kendi evrenine taşır. Dolayısıyla biz çocuklarımıza nasıl davranırsak, onlar da dünyaya öyle davranacaktır. Eğer çocuğumuza iyi davranır, sevgi ve muhabbetle yaklaşır, onu Allah’ın bir emaneti olarak görürsek; o da dünyaya aynı şekilde davranacaktır."
"Bizim görevimiz, dijital ayak izini doğru şekillendirmek ve ona doğru bir anlam yüklemektir"
Dijital çocuk problemine de değinen Tekdemir "Diğer bir konumuz da dijital çocuk problemidir. Hepimizin karşı karşıya olduğu bir durum. Çocukları akrandan ekrana taşıyan bu süreçten herkes etkileniyor. Bundan tamamen kurtulmanın da bir yolu yok. Dijital etkileşim önemli; ancak çocukların dijital ayak izi çok daha önemlidir. Dijital mecralarda geçirilen süre boyunca bırakılan izler oldukça değerlidir. Bizim görevimiz, o ayak izini doğru şekillendirmek ve ona doğru bir anlam yüklemektir."

Fıtratın yanı sıra sevgi ve nefret duygularının da anne babayla şekillendiğine dikkat çeken Tekdemir "Fıtrat hiçbir şekilde boşluğu kabul etmiyor. Çocukları boş bir levha gibi görüp 'Ne ekerseniz onu biçersiniz' şeklindeki değerlendirmeler bilimsel çevrelerde de kabul görse de her çocuğun fıtratında bir kapasite vardır. Bizim o kapasiteyi doğru şekilde doldurmamız gerekir. Çocuk sevecektir; ama kimi sevecektir, neyi sevecektir? Çocuk öfkelenecektir; ama kime, neye öfkelenecektir? Bu alanları boş bırakmamamız gerekir. Çocuk Allah’ını, Peygamberini, dinini, Müslümanları, camiyi, ilahileri, Gazze’yi, Kudüs’ü sevecek. Aynı şekilde kötülüğe, zulme ve haksızlığa karşı tavır almayı da bilecek." şeklinde konuştu.
"En büyük modelimiz İslam’ın ortaya koyduğu modeldir"
Tekdemir "Dolayısıyla biz de çocuklarımızı Gazze sevgisiyle, Kudüs sevgisiyle yetiştirmeliyiz. Aynı zamanda zulmün ne olduğunu, katliamın ne olduğunu ve buna karşı nasıl bir tavır alınması gerektiğini de öğretmeliyiz. Tabii burada dönüp kendimize de bakmamız gerekiyor. Bizim en büyük modelimiz İslam’ın ortaya koyduğu modeldir. Allah’ın razı olduğu modeldir. Biz sahip olduğumuz değerlere ve kimliğimizi oluşturan unsurlara sahip çıktıkça inşallah model olmaya devam edeceğiz." diye belirtti.

Programı tertipleyen kuruluşa teşekkürlerini ileten Tekdemir, "Bir anne baba, çocuğuna namazın ne kadar özel bir ibadet olduğunu öyle anlatmalıdır ki çocuk dışarıda namazını kılmaktan çekinmemelidir. Bulunduğu ortama rengini verebilmeli; orucun ne kadar kıymetli olduğunu sevgiyle hissettiğinde de dışarıda gururla orucunu tutabilmelidir. Kendi kimliğini oluşturan değerlere her yerde sahip çıkabilmelidir. Ben tekrar vakfımıza, eğitim merkezimize, bu güzel ortamın oluşmasına katkı sağlayan bütün beyefendilere ve hanımefendilere çok teşekkür ediyorum. Yavrularımıza güzel bir gelecek, hayırlı bir istikbal niyaz ediyorum." ifadelerine yer verdi.
Konuşmanın ardından sahne alan çocuklar; ezberledikleri hadisleri okudu, cemaatli olarak namaz kıldı, ilahi ve ezgiler eşliğinde gösteriler sahneledi.
Gazze'de devam eden katliamı anlatan skecin sahnelenmesinin ardından çocuklar Kâbe maketi etrafında tavaf yapması görüntüleri, katılımcıları farklı bir atmosfere taşıdı.
Program; eğitim süresince hatim yapan, hadis ezberleyen, temel dini bilgiler alanında başarılar sağlayan öğrencilere ödül takdimi ve yapılan dua ile sona erdi.


Kaynak:İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.