Kanla Yazılan Tarihten Eğitimdeki Sorunlara: Aksa FM’de Sisteme ve Vicdanlara Tarihi Neşter!
Aksa FM’de yayınlanan "Aksa'da Gündem" programında hem geçmişin karanlık sayfaları aydınlatıldı hem de geleceğimiz olan gençliğin uçuruma nasıl sürüklendiği tüm çıplaklığıyla gözler önüne serildi.
Tarihçi ve Eğitimci Mehmet Nuri Çelik’in konuk olduğu, kelimelerin boğazda düğümlendiği o anlarda; Susa Katliamı'nın dinmeyen sızısından Kerbela'nın bugünkü iz düşümü Gazze'ye, sınav cenderesinde ezilen gençliğinden eğitim sistemindeki ahlaki erozyona kadar sarsıcı tespitler peş peşe geldi.
BAZI GECELER MÜREKKEPLE DEĞİL, KANLA YAZILIR: SUSA'DAN KERBELA'YA...
Yayın, bölge insanının hafızasına kazınan, aradan geçen 34 yıla rağmen acısı yürekleri dağlamaya devam eden karanlık bir gecenin anılmasıyla başladı. 26 Haziran 1992'de PKK tarafından Susa (Yolaç) Köyü Camisi'nde kurşuna dizilen müminlerin aziz hatırası anılırken, stüdyoda ağır bir hüzün hakimdi. Gazeteci Veysi Demir'in, "Bazı geceler tarihe mürekkeple değil kanla yazılır... Susa yalnızca bir katliamın değil imanın, sadakatin ve hak uğruna ödenen bedelin de adıdır." sözleri dinleyicilerin tüylerini ürpertti.
Susa'nın acısı taptazeyken, Muharrem ayı ve Aşura Günü vesilesiyle söz tarihin en büyük trajedilerinden biri olan Kerbela'ya geldi. Tarihçi Mehmet Nuri Çelik, Hz. Hüseyin'in kıyamını günümüz güç zehirlenmelerine ve makam hırslarına atıfta bulunarak son derece çarpıcı bir dille özetledi:
"Kerbela olayı; makam hırsı, yönetim hırsı, mal hırsı ve dünya hırsının insanı nasıl olumsuz bir noktaya, nasıl zalim bir duruma getireceğini gösteren çok acı bir örnektir. Hz. Hüseyin akrabalarıyla beraber zulme boyun eğmeyeceğini ve kendisinden sonraki Müslümanların da zulme boyun eğmemesi için örnek bir davranışla hayatını ortaya koyarak yola çıktı ve şehit olacağını bile bile vazgeçmedi!"
Bu tarihi direnişin Hz. Adem'in oğulları Habil ve Kabil'den bugüne uzanan değişmez bir savaş olduğunu belirten Çelik, zalim ile mazlumun bu amansız mücadelesinde tek çıkış yolunun "İslam Ümmetinin Vahdeti" olduğunun altını kalın çizgilerle çizdi.
BATMAN'IN EĞİTİM KARNESİ: "SİSTEM KANGREN OLMUŞ, GENÇLİĞİ KAYBEDİYORUZ!"
Programın şüphesiz en can alıcı ve yerel dinamikleri doğrudan ilgilendiren bölümü, Batman'ın eğitim tablosunun masaya yatırıldığı anlardı. Yıllarını eğitim camiasına adamış olan Çelik, sadece Batman'ın değil, tüm ülkenin eğitim politikasını eleştirdi. LGS ve YKS sonuçlarının ardındaki acı gerçeği haykıran Çelik, sistemin gençleri nasıl öğüttüğünü şu sarsıcı ifadelerle dile getirdi:
"Biz öğrenciyi sadece sınava hazırlıyoruz! Hayata, dünyayı anlamaya veya ahirete hazırlama adına yapmamız gerekenler hep ihmal edildiği için insani anlamda gençlerimiz eksik yetişiyor. Sınav odaklı, yarış odaklı, rekabet odaklı bu eğitim sistemi yıllarca muzdarip olduğumuz, eğitimde başarıyı yakalamamızı engelleyen kangren haline gelmiş bir sorundur."
"12 YILLIK ZORUNLU EĞİTİM BİR ÇIKMAZ SOKAKTIR!"
Zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılmasını adeta bir yıkım projesi olarak nitelendiren Çelik, bu dayatmanın çocukların yeteneklerini körelttiğini savundu. "Bir gencin 12 yıl boyunca yetenek ve ilgileri göz ardı edilerek okulda tutulması yanlıştır," diyen deneyimli eğitimci, bu ısrarın ülkeye sadece "yüz binlerce diplomalı işsiz" kazandıracağını belirterek acil reform çağrısı yaptı.

AHLAKİ EROZYON VE MEZUNİYET BALOLARI: AİLELERE TARİHİ UYARI!
Teknolojinin esir aldığı, gösteriş budalalığının zirve yaptığı bir çağda öğretmen ve öğrenci ilişkilerindeki yozlaşma da Aksa FM mikrofonlarından sert bir dille eleştirildi. Sosyal medyada etkileşim uğruna öğrencilerini alet eden veli ve öğretmen profillerinden, maneviyattan uzaklaşan okul iklimine kadar pek çok yaraya neşter vuruldu.
Özellikle Batı eksenli müfredatın gençleri özünden kopardığına dikkat çeken Çelik, aileleri çok sert uyardı:
"100 yıldır bizi kandırıp Batı klasikleri adı altında her türlü gayri ahlaki olayların anlatıldığı kitaplar yerine, manevi yönden kendilerini geliştirecekleri kitaplar seçilmeli. Her ne kadar yüzeysel olarak muhafazakâr bir iktidara sahip olsak da okulların içerisinde yapılan bazı etkinlikler, dışarıda yapılan mezuniyet balolarında önümüze çıkan tablolar çok üzücü... Terbiye yerine öğretme, muallim yerine öğretmen diyerek kavramlarımızı değiştirdiler, bizi özümüzden kopardılar!"
Yaz tatili için velilere seslenen Çelik, çocukların mutlaka Kur'an kurslarına gönderilmesini, manevi bir zırhla kuşanmalarını ve ticaret veya esnaflık gibi alanlarda çıraklık yaparak "gerçek hayatı" öğrenmelerini tavsiye etti.
BATMAN'IN GURURU OLDULAR
Program sırasında Demir, Batmanlı öğrencilerin başarılarına değinerek, “Tüm bu karamsar ve ağır tablonun ortasında, Batmanlı gençlerin elde ettiği ulusal başarılar programa adeta nefes aldırdı. İstanbul'da düzenlenen ve geleceğin teknolojisini inançla harmanlayan "Peygamber Efendimiz Temalı Yapay Zeka ve Dijital İçerik Geliştirme Projesi" yarışmasında tarih yazan iki Batmanlı öğrenci göğsümüzü kabarttı.
Fatma Zehra Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi’nden Rana Çelik'in Mansiyon Ödülü, 15 Temmuz Şehitleri İmam Hatip Ortaokulu’ndan Hamit Hamza Güler'in ise Türkiye İkinciliği elde etti. Öğrencilerimizi, öğretmenlerini ve ailelerini tebrik ediyoruz.” dedi.
ÇAĞIN KERBELASI GAZZE: 2 MİLYARLIK ÜMMETİN SUSKUNLUĞU
Ve son söz, yanan, yıkılan, her gün yeni bir Kerbela'yı yaşayan Gazze için söylendi. ABD ve İsrail'in kanlı ortaklığının masum bedenleri nasıl parçaladığı, anlaşmaların nasıl ayaklar altına alındığı hatırlatılırken, asıl isyan 2 milyarlık İslam aleminin derin sessizliğineydi.
Mehmet Nuri Çelik, yürekleri sızlatan o tarihi gerçeği şu sözlerle aktardı:
"Kerbela'dan bahsetmişken Gazze'nin de 'Çağın Kerbelası' olma durumu gerçekten ibret vericidir! 2 milyara yakın nüfusa rağmen eğer hala zulüm altında yaşayan, katledilen Müslümanlar varsa bunu hepimizin boynunu eğip sorgulaması lazım. İsrail ve ABD'nin bu pervasız katliamları, Müslümanların tefrika içerisinde olmalarının, paramparça olmalarının acı bir sonucudur."
Program vahdet ve kardeşlik temennileriyle sona erdi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.