Malatya'da "Sumud ve Gazze İçin eylemdeyiz" yürüyüşü
Malatya Kudüs Kardeşlik Platformu tarafından "Sumud ve Gazze için eylemdeyiz" sloganıyla yürüyüş ve basın açıklaması düzenlendi.
Eski İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde bir araya gelen halk, tekbir ve sloganlar eşliğinde Kernek Karagözlüler Camii bahçesine kadar yürüdü.
Burada Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayan program, platform adına Özmen Düz'ün okuduğu basın açıklamasıyla devam etti.
"Sumud Filosu korsan baskına uğradı"
Özmen Düz, Gazze'de yıllardır süren işgalci siyonist ablukası, insanlık dışı saldırılar, açlık, soykırım ve sistematik zulmü durdurmak, bölgedeki mazlumlara umut olabilmek amacıyla yola çıkan Sumud Filosu'nun siyonistler tarafından korsan baskına uğradığını söyledi.
Uluslararası sularda gerçekleştirilen baskınlarla filoya bağlı teknelere el konulduğunu belirten Düz, "Bu filo sadece insani yardım taşıyan gemilerden ibaret değildir. Bu filo; 39 farklı ülkeden, farklı dinlere mensup, farklı dilleri konuşan yaklaşık 500 vicdan sahibi aktivistin israil ve destekçilerinin zulmüne karşı ortaya koyduğu duruştur." ifadelerini kullandı.
"Mavi Marmara'yı unutmadık"

İşgalci siyonistlerin insani yardım girişimlerine yönelik müdahalelerinin yeni olmadığını belirten Düz, 2010 yılında uluslararası sularda Gaza flotilla raid kapsamında Mavi Marmara gemisine düzenlenen ve 10 aktivistin hayatını kaybettiği saldırıyı unutmadıklarını söyledi.
Önceki Sumud ve Özgürlük Filosu girişimlerine yönelik uluslararası sulardaki müdahaleler ile Vicdan ve Madleen gemilerine yapılan saldırıları da hatırlatan Düz, bu saldırıların başta Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi olmak üzere uluslararası hukuku ihlal ettiğini ve açıkça korsanlık ile terör niteliği taşıdığını savundu.
"Gazze'de insanlık dramı yaşanıyor"
İşgalci siyonistlerin saldırılarının sadece Akdeniz'le sınırlı olmadığını belirten Düz, Gazze'de bebeklerin, kadınların, sivillerin, hastanelerin, okulların ve camilerin hedef alındığını söyledi.
UNICEF verilerine göre Şubat 2026 itibarıyla en az 21 bin 289 Gazzeli çocuğun şehit edildiğini belirten Düz, UN Women tarafından Nisan 2026’da yayımlanan rapora göre ise 38 binden fazla kadın ve kız çocuğunun yaşamını yitirdiğini ifade etti.
Düz, Ekim 2025 verilerine göre 38 hastanenin bombalarla yıkıldığını, toplam 153 hastane ve sağlık merkezinin zarar gördüğünü ya da hizmet dışı kaldığını belirtti.
Ayrıca 835 caminin tamamen, 180 caminin ise kısmen yıkıldığını kaydeden Düz, okul binalarının yaklaşık yüzde 90'ının hasar gördüğünü veya yıkıldığını söyledi.
"UNRWA tesisleri de hedef alındı"
UNRWA bünyesindeki 312 tesisin saldırıya uğradığını belirten Düz, sayıları tam olarak tespit edilemeyen yüzlerce Gazzelinin açlık ya da donma nedeniyle hayatını kaybettiğini ifade etti.
Uluslararası raporlara göre Gazze halkının yüzde 77'sinin şiddetli akut gıda güvensizliği yaşadığını dile getiren Düz, israilin hasta ve yaralıların tedavi olmasını engellediğini, ilaç girişlerine de izin vermediğini söyledi.
"Milyonlarca insan açlığa mahkûm edildi"
En temel insani yardımların dahi Gazze'ye girişinin engellendiğini belirten Düz, milyonlarca insanın açlığa mahkûm edildiğini ifade etti.
"Aktivistleri gözaltına alarak gerçekleri gizleyemezsiniz"

İşgalcilere seslenen Düz "Aktivistleri gözaltına alarak, gemilere el koyarak Gazze'deki zulmü dünyadan gizleyemezsiniz." dedi.
Gemilere el konulmasıyla umudun tükenmeyeceğini belirten Düz, "Sumud Filosu'na yapılan her engelleme, Akdeniz’e açılacak yeni özgürlük filolarının habercisidir. Durmayacağız, geri adım atmayacağız; engellenen her geminin yerine yenilerini inşa edeceğiz." ifadelerini kullandı.
"Uluslararası kurumlar harekete geçmeli"
Türkiye'nin meydanlarından çağrıda bulunduklarını ifade eden Düz, uluslararası sularda gözaltına alınan 39 ülkeden aktivistlerin bir an önce serbest bırakılması gerektiğini söyledi.
Gazze'deki abluka ve ambargonun kaldırılmasını isteyen Düz, insani yardım girişlerine yönelik siyonist rejimin engellemelerinin son bulması gerektiğini belirtti.
Siyonist rejimin Akdeniz'de işlediği "deniz haydutluğu" suçuna karşı uluslararası ceza mekanizmalarının gecikmeden harekete geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Düz, bu olayın International Court of Justice'de devam eden soykırım ve savaş suçları davalarına ek dosya olarak dahil edilmesi çağrısında bulundu.
International Maritime Organization başta olmak üzere deniz seyir güvenliğinden sorumlu tüm küresel kurumların İsrail’e karşı net tavır alması ve yaptırım uygulaması gerektiğini ifade eden Düz, "Ne Sumud Filosu ne de Gazze halkı yalnız değildir." dedi.
"Vicdan sahibi insanlar Gazze'nin haklı davasından vazgeçmeyecek"
Gemilerin engellense de gözaltılarla baskı kurulmaya çalışılsa da vicdan sahibi insanların Gazze'nin haklı davasından vazgeçmeyeceğini belirten Düz "Akdeniz er ya da geç özgürlüğün denizi olacaktır." ifadelerini kullandı.
Gazze'de yaşanan insanlık dramı, açlık, sağlık krizi ve soykırımın tüm dünyanın gözleri önünde sürdüğünü belirten Düz, uluslararası kurumlar ile dünya devletlerinin sessizliğinin israilin pervasızlığını artırdığını söyledi.
Bu sessizliğin Gazze'deki zulmün sürmesine ve insani yardım koridorlarının engellenmesine zemin hazırladığını ifade eden Düz, uluslararası kuruluşlar ile devletleri somut adımlar atmaya çağırdı.
"israilin barbarlığına karşı insanlığın mücadelesi galip gelecektir"
Açıklamanın sonunda Düz "Bizler ne Gazze'deki kardeşlerimizi yalnız bırakacağız ne de onlara umut taşırken israilin barbarlığıyla yüzleşen Sumud aktivistlerini. israilin barbarlığına karşı insanlığın mücadelesi galip gelecektir. Zalimler er ya da geç hesap verecektir." dedi.
Etkinlik, yapılan duanın ardından sona erdi.


Kaynak:İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.