Memiş: Aşiretler İstişare Meclisi Çalıştayı'ndan uygulanabilir bir yol haritası bekliyoruz
Mardin’in Kızıltepe ilçesinde Mardin Aşiretler İstişare Meclisi tarafından bir konferans salonunda düzenlenen "Mardin Aşiretler İstişare Meclisi Çalıştayı" başladı.
Mardin’in farklı bölgelerinden aşiret mensupları, kanaat önderleri, alimler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin katıldığı çalıştay, Süleyman Gökdemir’in Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı.
Programın açılış ve selamlama konuşmasını Mardin Aşiretler İstişare Meclisi Üyesi Molla Fesih Memiş gerçekleştirdi.
Bugün burada sıradan bir toplantı için değil, Mardin’in ve bölgenin meselelerini konuşmak, müzakere etmek ve çözüm yolları ortaya koymak için bir araya geldiklerini söyleyen Memiş, bu çalıştayın arkasında üç ayı aşkın bir hazırlık sürecinin olduğunu aktardı.
İlçeleri ve köyleri tek tek dolaşarak aşiret önderleriyle görüştüklerini, önerilerini aldıklarını ve değerlendirdiklerini ifade eden Memiş, "Bugün ise bu istişareleri ortak bir iradeye dönüştürmek istiyoruz. Temennimiz, bu toplantının sözden icraata geçişin başlangıcı olmasıdır." dedi.
Memiş, "Her birimizin farklı siyasi görüşü veya tercihi olabilir. Buna saygı duyarız. Fakat hepimizin ortak kimliği Mardinli olmaktır. Siyaset değişir, makamlar değişir, iktidarlar gelir geçer. Ama Mardin ve Mardinli burada kalır." diye ekledi.
Bugün toplumda giderek daha fazla hissedilen sosyal, ahlaki ve ailevi sorunları konuşacaklarını aktaran Memiş, "Endişemiz büyüktür; ancak umudumuz da büyüktür. Çünkü hâlâ güçlü bir dayanışma kültürüne, toplumsal iradeye ve çözüm üretebilecek insan kaynağına sahibiz. Bölgemizde yaşanan sorunlar artık tek bir kişinin, ailenin veya aşiretin meselesi değildir; hepimizin ortak meselesidir. Deyyan olan Allah bizi topraktan yarattı ve üzerinde yaşadığımız toprağı emirleri doğrultusunda imar etmemizi istiyor. Şüphesiz Allah adaleti ve iyiliği emreder, bundan dolayı yeryüzünde adaleti tesis etmekle yükümlüyüz." diye konuştu.
"Birbirimize karşı insani ve İslami sorumluluklarımız vardır"
Bir gencin yanlış yola sürüklenmesinin, bir çocuğun karşı karşıya kaldığı tehlike, bir husumetin büyümesi, uyuşturucu veya kumar bağımlılığı, bir aile yuvasının dağılmasının yalnızca o ailenin problemi olmadığına dikkat çeken Molla Fesih Memiş, "Bizler ortak bir tarihe, kültüre ve güçlü akrabalık bağlarına sahibiz. Bir kardeşimizin acısı bizim acımızdır. Bir gencimizin kaybedilmesi, bütün toplumun kaybıdır. Bu sebeple birbirimize karşı insani ve İslami sorumluluklarımız vardır. Rabbimiz şöyle buyuruyor: 'İyilik ve takvâ üzere yardımlaşın; günah ve düşmanlık üzere yardımlaşmayın.' (Mâide: 2)"
"Hayat değişti, sorunların şekli değişti"
Geçmişte Mardin’de güçlü bir dayanışma kültürünün olduğunu hatırlatan Memiş, "Bir ailede problem olduğunda büyükler devreye girer, bir genç yanlış bir yola girdiğinde ailesi ve çevresi onunla ilgilenir, bir husumet ortaya çıktığında seydalar, şeyhler, aşiret reisleri ve kanaat önderleri barışı sağlamak için gayret gösterirdi. Bugün ise hayat değişti, sorunların şekli değişti." değerlendirmesinde bulundu.
"Biz bu gidişatın neresindeyiz ve ne yapıyoruz?"
Dünyanın her tarafının bir telefon ekranıyla evlerin içine kadar girmiş durumda olduğunu belirten Memiş, "Uyuşturucu, sanal kumar ve bahis, tefecilik, internet ve ekran bağımlılığı, suç ve çeteleşme artık yalnızca büyük şehirlerin problemi olmaktan çıkmış bunlar köylerimizin içine kadar girmiştir. Bunun yanında aile içi anlaşmazlıklar, boşanmalar, ekonomik sıkıntılar, bağımlılık ve borçlanma da toplumumuzu etkiliyor. Bu tablo karşısında kendimize şu soruyu sormalıyız: Biz bu gidişatın neresindeyiz ve ne yapıyoruz?" şeklinde konuştu.
"Toplumdaki birçok sorunun temelinde ise aile kurumunun zayıflaması ve ahlaki değerlerin aşınması vardır"
Memiş, şöyle devam etti:
"Özellikle gençlerimiz üzerinde durmalıyız. Çünkü gençlik toplumun geleceğidir. Onların enerjisini ve yeteneklerini doğru istikamete yönlendiremezsek, başkalarının yönlendirmesine açık hâle gelirler. Gençlerimize yalnızca nasihat eden değil, onları dinleyen ve hayatlarına dokunan bir anlayış geliştirmeliyiz. Toplumdaki birçok sorunun temelinde ise aile kurumunun zayıflaması ve ahlaki değerlerin aşınması vardır.
İslam bize adaleti, merhameti, emaneti, kul hakkını, anne-babaya hürmeti, kardeşliği, iyiliği yaymamızı kötülükten sakındırmamızı; kısacası her zaman ve her yerde insan onurunu korumamızı emrediyor.
Rabbimiz şöyle buyuruyor: 'İçinizden hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten meneden bir topluluk bulunsun.' (Âl-i İmrân: 104)
Bu değerleri yalnızca konuşmakla kalmamalı; ailede, mahallede, ticarette, eğitimde ve sosyal hayatta yaşatmalıyız."
Katılımcıları ve aşiretleri, yalnızca geçmişin temsilcileri olarak değil, Mardin’in bugününde sorumluluk sahibi, geleceğinde söz sahibi insanlar olarak gördüklerini vurgulayan Memiş, "Her biriniz aileleri, aşiretleri, köyleri ve mahalleleri yakından bilen, yılların tecrübesine sahip insanlarsınız. Bazen bir telefonunuz iki aileyi buluşturabilir. Bir ziyaretiniz bir kırgınlığı sona erdirebilir. Bir girişiminiz yıllarca süren bir husumetin önüne geçebilir. Bir sözünüz bir gencin hayatını değiştirebilir. Bu nedenle burada bulunmanız yalnızca bir davete icabet değildir. Bu, toplumdaki konumunuzun beraberinde getirdiği bir sorumluluktur." diye konuştu.
"Çalıştayın sonunda somut kararlar ve uygulanabilir bir yol haritası ortaya çıksın istiyoruz"
Sözlerine çalıştaydan beklentilerini aktararak devam eden Fesih Memiş, "Bugün güzel konuşmalar yapıp dağılan bir toplantı istemiyoruz. Çalıştayın sonunda somut kararlar ve uygulanabilir bir yol haritası ortaya çıksın istiyoruz. Husumetleri önlemek için ne yapabiliriz? Uyuşturucu, sanal kumar ve bağımlılıklara karşı gençlerimize nasıl ulaşabiliriz? Ailelerin yaşadığı sorunlarda nasıl destek olabiliriz? Tefecilik ve ağır borç yükü altında ezilen insanlarımızı nasıl koruyabiliriz? Kısacası, sorunları konuşmakla kalmayıp çözümün bir parçası nasıl olabiliriz?" sorularını yöneltti.
Memiş, "Temennimiz, bu çalıştayın bir milat olmasıdır. Buradan ortak bir irade, uygulanabilir bir yol haritası ve takip edilebilir somut adımlar çıkmasını istiyoruz. Meselemiz; çocuklarımıza ve gelecek nesillerimize daha güvenli, huzurlu, ahlaklı ve dayanışmacı bir toplum bırakmaktır. Bunu başarabilmek için bugün olduğu gibi bundan sonra da iletişimimizi ve istişaremizi sürdürmeliyiz." dedi.


Kaynak:İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.