Rum basınından GKRY yönetimine tepki: Hangi kritik bölgeler israile satıldı?
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde (GKRY) siyonistlerin arazi ve gayrimenkul alımlarındaki hızlı artış Rum kamuoyunda tartışmalara neden oldu.
Kathimerini gazetesi, siyonistlerin adadaki varlığının artık yalnızca ekonomik yatırımlarla açıklanamayacağı yönündeki endişelere dikkat çekti.
Gazetenin araştırmasında, siyonstlerin özellikle Larnaka, Limasol ve Baf'ta önde gelen yabancı gayrimenkul alıcıları arasında yer aldığı belirtilirken, siyonistlerin ihtiyaçlarına yönelik okullar, ibadethaneler, işletmeler ve diğer altyapıların ortaya çıkmasının "yerleşim ve daha kalıcı bir varlık" tartışmasını beraberinde getirdiği ifade edildi.
Rum tarafındaki tartışmanın merkezinde siyonist kişi ve şirketlerin gerçekleştirdiği arazi ve gayrimenkul alımları yer aldı.
Yatırımların belirli bölgelerde yoğunlaşması üzerine "Ne kadar toprak el değiştiriyor?" ve "Hangi kritik bölgeler satılıyor?" sorularının gündeme geldiği belirtildi.
Siyonist yatırımcıların yüksek alım gücüyle gerçekleştirdiği konut ve arazi alımlarının, Güney Kıbrıs'taki konut piyasası üzerindeki baskıyı artırdığı yönündeki endişeler de dile getirildi.
Kathimerini'nin gündeme taşıdığı tartışmada, siyonistlerin Larnaka, Limasol ve Baf'ta önemli yabancı alıcı gruplarından biri haline geldiği kaydedildi.
Özellikle Larnaka'nın siyonist varlığındaki değişimin en belirgin şekilde gözlemlendiği bölgelerden biri olduğu ifade edildi.
Araştırmada, Yahudi topluluğunun ihtiyaçlarına yönelik okullar, ibadet yerleri, işletmelerin açılması ve çeşitli altyapıların kurulmasının, siyonist varlığının artık yalnızca yatırım veya turizm amacıyla açıklanamayacağı yönündeki değerlendirmeleri güçlendirdiği aktarıldı.
Bu gelişmelerin "yerleşim ve daha büyük kalıcılık" niteliği kazandığı yönündeki tartışmalara dikkat çekilirken, bazı bölgelerde zaman içerisinde kendi sosyal ve ekonomik altyapısına sahip toplulukların ortaya çıkabileceği ve bölgelerin mevcut karakterinin değişebileceği endişesi dile getirildi.
Haberde asıl sorumluluğun Rum yönetiminde olduğu belirtilerek, yabancı yatırımların yalnızca ekonomik kazanç üzerinden değerlendirilmesi eleştirildi.
Rum yönetiminin yatırımları değerlendirirken arazi yoğunlaşmasını, konut piyasası üzerindeki baskıyı ve toplumsal yapıda meydana gelebilecek değişiklikleri de hesaba katması gerektiği dile getirildi.
Kaynak:İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.