Şanlıurfalı besicilerden kurban piyasasına ilişkin değerlendirme
Besiciler, kurbanlık hayvan yetiştirmenin her geçen yıl daha maliyetli hale geldiğini belirterek, özellikle yem, saman, mazot ve nakliye giderlerinin pazar fiyatlarını doğrudan etkilediğini söyledi.
Kurbanlık almak isteyen vatandaşların daha çok koyun ve dişi küçükbaş hayvanlara yöneldiğini belirten yetiştiriciler, büyükbaş hayvan fiyatlarının birçok aile için ulaşılması zor hale geldiğine dikkat çekti.
Kurban pazarlarında en çok dikkat edilen konuların hayvanın dişi, kulağı, ayağı ve sağlık durumu olduğunu belirten besiciler, vatandaşlara kurbanlık alırken sağlıklı ve kurban şartlarına uygun hayvan tercih etmeleri çağrısında bulundu.
“Yem uygun olsa biz de fiyatlarımızı yüksek tutmazdık”
Besici olarak kurbanlıkları kesilecek duruma getirene kadar çok emek verdiklerini ve maddi olarak büyük bir yük olduğunu belirten Salih Çiftçi, “Kurban fiyatlarında çok değişen bir şey yok. Şu an koyun çok pahalı. Her bir koyun 20 bin, toklu koyun 30 bin; ben sanmıyorum bu sene herkesin kurban kesebileceğini. Çünkü yem de pahalı. Bu sene besiciler kurbanını satamazsa para ödemesinde çok zorlanacak. Geçen sene gibi satışların olmayacağını düşünüyorum. Besicilere destek sağlansa çok iyi olur. Bize de fazla maliyet olmaz, ona göre biz de hayvana fazla fiyat çekmeyiz. Hayvanın hakkı 15 ise yem pahalı, mazot pahalı, nakliye pahalı diye biz de 20 bin TL’ye satıyoruz ama biraz düşük olsa, bize destek çıksalar, bize yardımcı olsalar bu kadar mağduriyet olmaz. Bu sene bu kurbanlıkları satamazsak bir kuzu tanesi şu anda 14-5 bin lira arasında. Kessen 12-13 kilo et gelmez. Yani biraz yem uygun olsa biz de fiyatlarımızı yüksek tutmazdık, millet bütçesine göre hayvan alabilirdi. Biz de onlara yardımcı olurduk. Bu sene toklu 30 bin lira. Kessen 30 kilo et gelmez yani. 30 kilo çuval bin 500 lira ediyor. Bir torba çuval bin 100 TL olmuş. Her bir hayvana günde 50 lira masraf geliyor. Bize de günah. Biz de 600-700 bin lira para yatırıyoruz. 10 bin lira için 600-700 bin düşünün gittiğini. 10 bin lira kâr için değer mi? Değmez. İşimiz risklidir. Kimisi kendi maaşına bakıyor, kârını zararını biliyor ama biz bilmiyoruz. 10 bin TL kâr ettiysek 600 bin lira para yatırdık, o gittikten sonra ne anlamı kaldı? Burada çoğu hayvan yetiştiricisi battı, çoğu kişi battı. Alacağın varsa alamıyorsun. Adam ‘en fazla verecek bir canım var.’ diyor. Bir yandan da gidip öldüreyim mi? 60-70 bin lira için değer mi? Değmez ama gel de bunu millete anlat, esnafa anlat. Anlamazlar. Kurbanda dikkat edilmesi gerekenler, hayvanın memesine, dişine, güzelliğine, ondan sonra kulağına, gözüne dikkat etmesi lazım ki kurban olsun. Bir de en büyük risk, kurban borç alınmaz. Allah katında kesildiyse borç olmaz. Yani neymiş? Bugün ben bir kurban alacağım, bir kısmını şimdi verip bir kısmını sonra vereyim. Olmaz, Allah bile kabul etmez. Koyuna çok talep var. Toklu bu sene pahalı, o yüzden millet koyuna yöneliyor. Arasında çok bir fark yok. Sadece biri erkek, biri dişi. Kestiğinde yine aynı miktarda et çıkacak. Sen sağlam bir şey alsan yeterdir. Erkek olması milletin keyfine kalmış. Etin kalitesi diye bir şey yok. Hayvanın masrafı çok olduğu zaman biz de zarar etmiş oluyoruz ama dediğimiz gibi hayvanların fiyatı biraz yükselse, biraz kıpırdama olsa, mazot düşük olsa, yem düşük olsa bizim de kârımız olur, bizim de sıkıntımız olmaz, fakir fukara da yer. Düşün bu sene hayvan 20 bin lira, toklu 30 bin. Hangi fakir kesebilecek? Kesemezler. Asgari ücret 26-27 bin. Adam kirasını mı ödesin, evine mi baksın, çocuğuna mı baksın, kurban mı kessin?” ifadelerine yer verdi.
“Kurbanını dışarıya gönderen çok insan var”
Vatandaşın kurbanını dışarıya göndermesinden dolayı işlerinin durgun olduğunu söyleyen Hüseyin Atmaca, “Güncel durum bugünden itibaren biraz kritik. Millet daha çok dışarıya kurban gönderdiğinden dolayı bizim hayvanımız da satılmıyor. Mazotta, yem fiyatlarında artış olduğu zaman burada da anormal bir artış oluyor. O yüzden kurban heyecanı yok. Bu senenin kurban heyecanı yok. Biz mağduruz, besici mağdur, alıcı mağdur, satıcı da mağdur. Yani herkes mağdur. Küçükbaşa talep var, büyükbaş pahalı. Küçükbaşta şu anda 22 bin liradan başlıyor, bütçeye göre gidiyor. Bu toklu dediğimiz erkek. Dişi de 16 bin liradan başlıyor. Bu şekilde devam ediyor. Beklentimiz hayvanları satabilmemiz. Çok durgunuz, rezillik çekiyoruz yani. Dediğim gibi şu anda dışarıya gönderen çok insan var. O bağışlar buradaki yetiştiricileri etkiliyor. Beklentimiz şu, eğer dışarıda o kadar ucuzsa getirsinler, ithal etsinler. Biz de burada satalım. Çünkü bizim de alışımız var, satışımız var. Mal pahalı, mazot, yem… Bunlar hepsi pahalı. Onların maliyetini koyarken bu toklumuz 17-18 iken 22-23 oldu.” şeklinde konuştu.
“En çok toklu kurbana talep var”
Geçen seneye kıyasla bu sene yem fiyatlarını pahalı bulduğunu vurgulayan Sabri Bağmancı, “Bu sene en çok saman pahalı. Geçen sene biz bir traktör arpayı 40 kâğıda alıyorduk. Bu sene 80 kâğıda biz alıyoruz. Çoğu bu işi yapan kişi borç etmiş. Kimisi borcunu ödeyemiyor, kaçıp gidiyor. Bu sene kurban fiyatları da ondan dolayı biraz değişik. Toklu kurban fiyatı 300 kâğıt. Bu koyunun, toklunun hakkı 350 kâğıt, 400 kağıttır ama bir yandan maliyeti kurtarmıyor. Koyun 275’tir, koyunun hakkı 300 kağıttır yani fiyat biraz düşüktür. Geçen seneye göre fiyat biraz düşük. Yani geçen sene bir pikap 500 kâğıda geliyorsa bu sene bin 200 liraya geliyor. Yani her şey pahalı oldu. Pahalı olmasaydı biz de kâr ederdik, pikapçı da kâr ederdi, herkes kâr ederdi. Hepsi birbirine bağlıdır. Millet gelip bakıyor ama almıyor. Belediye bize yer vermiyor. En çok dişlere dikkat edilmeli kurban alırken. Ondan sonra bir sakatlığı var mı yok mu? Yani bunlara dikkat ediliyor. Kaç kilo gelip gelmediğine bakıyorlar. En çok toklu kurbana talep var. Bizim Urfa’da en çok koyun kesiliyor ama toklu daha kıymetlidir. Devletimiz bize destek çıkarsa besici de kazanır ama destek yok. Yem pahalı geliyor bize, yemi de vermiyor. Bizim Urfa’da ofisleri var. Millet gidip sırada bekliyor, arpayı alamıyor ama hep zenginlere veriyorlar. Ufak çaplı çalışan besicilere verilmiyor. Zenginler evrağını hazırlıyor, gidip arpayı ona veriyorlar ama bizim gibi fakirler de bekliyor, bekliyor, alamıyor.” diye konuştu.
“En çok talep gören hayvan sarıbaş”
Asgari ücret kazanan birinin güncel piyasada kurbanlık almakta güçlük çekeceğini ifade eden Lütfi Aslan “Geçen yıla göre bu sene talep yok. Yem pahalı, millet altından kalkamıyor. Yabancılar buraya gelmiyor, çileyi de biz çekiyoruz. En çok giden Sarıbaş. Sarıbaş da kilosu 350. Bir kurban aldığın zaman 25 bin. Fakir fukaranın gücü yok almaya. Asgari ücretli 28 bin TL, 25 bin TL’ye kurban aldığı zaman ona ne kalıyor yani? Zor bir durum. Millet çok çile çekiyor. Paramızın kıymeti kalmamış. Esnaf zor durumda. Arpanın kilosu 15, bir torba yem 700-800 TL, samanın kilosu 20 TL. Fakir çok zorluk çekiyor. Dişine, kulağına, ayağına dikkat etsinler. Yem pahalı geliyor bize. Herkesin gücü yok. Millet çok çile çekiyor.” ifadelerini kullandı.
“Son güne bırakırlarsa çok pahalıya alırlar”
Önceki yıllara göre kurbanlık hayvanların bu seneye oranla az olduğunu ve kurbanlık almakta vatandaşların acele etmesi, son güne bırakmaması gerektiğini vurgulayan Recep Çevik, “Geçen seneye göre bu sene kurban satışları güzel ama çok kurbanlık yok piyasada. Çok hayvan yok. Geçen seneye göre yüzde 40 düşük. Kurbanlık hayvanları alıyorlarsa şimdi alsınlar. Son güne bırakırlarsa çok pahalıya gider. Geçen sene benim elimde 130 tane koyun vardı, bu sene 60 tane var. Geçen sene yem torbasını aldığımızda 600 liraydı, şimdi bin liraya alıyoruz. Nakliye 2-3 bin liraya çıktı. Bunlar hepsi fiyata yansıyor. Kurban alırken dişlere dikkat edilmesi lazım. Zaten hayvanın sağlıklı, kurban olmaya hazır olması için devlet denetim yapıyor. Herhangi bir hayvanda hastalık yok. Hastalık olursa zaten piyasa böyle olmaz, kimse malını piyasaya getiremez hastalıktan dolayı. Büyükbaşa da küçükbaşa da talep var. Hepsi de satılıyor ama yine de bu sene mal yok. Devletten bir talebim yok, fiyatları da güzel belirlediler tabii. Devletin besicilere yardım etmesi için daha iyi destek vermeleri lazım. Yem desteklemesi gibi güzel şeyler yapsalar yetiştiriciler için iyi olur.” dedi.
“Yem çok pahalı, buna bir şeyler yapılması lazım”
Yem fiyatlarını fazla yüksek olduğunu bu duruma bir çare bulunması gerektiğine dikkat çeken Kadir Demir, “Satışlar çok ağır bu sene. Geçen seneye göre satışlar çok düşük. Hayvan satıldığında hayvana işaret atıyoruz. 200 hayvandan şu an sadece bir tane işaretlemişim. Bunun sebebi de ekonomidir. Mazot çok yükseldi, yemi bile etkiliyor yani. Dışarıya bağlı olduğumuz için zarar ediyoruz. Bence bu sene inşallah sonumuz hayır olur. Gidişat iyi değil. İnşallah arife zamanı yanılırız, müşteriler gelir, milletin ödemesini de yaparız, kurtuluruz. Bu sene erkek toklu pahalıdır. Koyuna yöneleceklerini düşünüyorum. Yem çok pahalı, buna bir şeyler yapılması lazım. Hayvan ilaçları da bir sıkıntı. Sahtesi çok çıkmış. Kime güveneceğimizi bilmiyoruz.” ifadelerine yer verdi.
“Verdiğimiz emeğin karşılığını alamıyoruz”
Yıl içerisinde çok emek verip Kurban Bayramı’na yaklaşmışken çok karşılığını bulamadığını belirten İsmail Çiftçi, şunları kaydetti:
“Geçen seneye göre fiyatlar iyidir ama mal dışarı çıkmıyor. Bizim Urfa’ya dışarıdan mal çıkmıyor. Normalde mal dışarı çıktığında fiyat artıyor, esnaf fayda görüyor. Şimdi fayda yok. Besici öldü, yükselmedi. Hayvana bakmak, hayvanı yetiştirmek çok zor ama verdiğimiz emeğin karşılığını alamıyoruz. En çok sarıbaş gidiyor. Besici kâr etmiyor. Yem pahalı, saman pahalı. Besicilere destek olunması lazım.” dedi.


Kaynak:İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.