Şeyh İkrime Sabri: Filistin halkı Mescid-i Aksa'dan asla vazgeçmeyecek
Kudüs ve Filistin Eski Müftüsü, Mescid-i Aksa İmam Hatibi ve Kudüs Yüksek İslami Heyeti Başkanı Şeyh İkrime Sabri, saldırılar ne kadar şiddetlenirse şiddetlensin Filistin halkının Mescid-i Aksa'dan vazgeçmeyeceğini ifade etti.
Şeyh Sabri’nin ofisi tarafından, işgal rejimi polisinin Temmuz 2017'de Mescid-i Aksa'nın kapılarına yerleştirdiği elektronik arama kapılarının kaldırılmasıyla sonuçlanan "Babü'l-Esbat Direnişi"nin 9. yıl dönümüne ilişkin değerlendirmelere yer verildi.
"Babü'l-Esbat" (Aslanlı Kapı) zaferinin Mescid-i Aksa tarihinde dönüm noktalarından biri olduğunu belirten Sabri, Kudüs halkı başta olmak üzere Filistinlilerin mabedin İslami egemenliğini korumayı başardığını kaydetti.
Şeyh Sabri, söz konusu direnişin, Mescid-i Aksa'nın yalnızca Müslümanlara ait olduğu ve oradan bir karış toprağın dahi terk edilmeyeceği yönünde net bir mesaj taşıdığını söyleyerek, Filistin halkının 1967'deki işgalden bu yana Mescid-i Aksa'da yeni bir fiili durum oluşturma ya da mabedin İslami kimliğini değiştirme girişimlerine karşı sağlam bir duruş sergilediğini vurguladı.
Son dönemde Mescid-i Aksa'da artan işgalcilerin ihlallerine işaret eden Şeyh Sabri, "Bugün Mescid-i Aksa'da giderek artan ihlaller caydırıcı bir unsurun yokluğunda yaşanmaktadır. Ancak bu durum kanıksanmayacak, kabul edilmeyecek ve Mescid-i Aksa üzerinde hak iddia eden hiçbir zalim güce meşruiyet kazandırmayacaktır. Fanatik Yahudi baskınlarının ve ihlallerinin yoğunluğu, işgal güçlerine (israil) kutsal mabette herhangi bir hak sağlamaz." ifadelerini kullandı.
Filistin halkının büyük fedakarlıklarda bulunduğunu ve tüm zorluklara rağmen Mescid-i Aksa'yı koruma emanetini üstlendiğini vurgulayan Sabri, acımasız saldırılar karşısında teslim olunmayacağını ve bedeli ne olursa olsun kutsal mabedi savunma nöbetinin süreceğini bildirdi.
Dokuz yıl önce Babü'l-Esbat'ta elde edilen başarının Filistin halkının iradesini açıkça kanıtladığını belirten Sabri, siyonist rejimin hiçbir uygulamasının Mescid-i Aksa üzerinde hukuki veya tarihi bir hak doğurmayacağını vurguladı.
Mescid-i Aksa'nın tüm İslam ümmetinin ortak sorumluluğu ve inancının ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayan Sabri, İslam dünyasını bu kutsal mabede karşı sorumluluklarını üstlenmeye çağırdı.
Sabri, Filistin halkının, İslam ümmeti İlk Kıble ve Haremeyn-i Şerifeyn'den sonra en kutsal üçüncü mabedi savunma görevini tam manasıyla üstlenene kadar Mescid-i Aksa'nın bekçisi ve savunucusu olmaya devam edeceğini vurguladı.
Kaynak:İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.