Şi Cinping sonrası Çin'de sessiz halef yarışı: Yeni lider adayları sahada sınanıyor

Şi Cinping sonrası Çin'de sessiz halef yarışı: Yeni lider adayları sahada sınanıyor
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in olası halefine ilişkin belirsizlik sürerken, eyalet yönetimlerinde yapılan atamalar iktidardaki Komünist Parti içinde yeni kuşağın önünü açıyor. Analist Deng Yuwen'e göre Şi, henüz bir isim belirlemek yerine güven duyduğu adayları farklı görevlerde sınayarak siyasi mirasını koruyacak bir halef arıyor.

Çin'de üst düzey yöneticilerin eyaletlerdeki görev dağılımında yaşanan değişiklikler, Şi Cinping sonrasındaki liderlik tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Şi'nin iki dönem sınırını fiilen ortadan kaldırmasının ardından, iktidarı ne zaman devredeceği ve yerine kimin geçeceği belirsizliğini koruyor.

Çinli yazar ve araştırmacı Deng Yuwen'in Foreign Policy dergisinde yayımlanan analizine göre, 23 Eylül'de Anhui ve Henan eyaletlerinde Li Lecheng ile Zhou Zuyi, Fujian'da ise Zhao Long parti sekreterliği görevine getirildi. 24 Ekim'de Wang Zhijun Hunan'ın, Mo Gaoyi ise Yunnan'ın parti sekreteri oldu. Bu isimlerin 1964-1967 yılları arasında doğmuş olması, eyaletlerdeki en üst parti görevlerinde 1960'lı yılların ortasında doğan kuşağın ağırlık kazandığını gösteriyor.

Aynı dönemde 1970'li yıllarda doğan bazı yöneticilerin de eyalet yönetimlerinde daha üst görevlere hazırlanması dikkat çekti. Guo Ningning Fujian, Zhuge Yujie Qinghai ve Xie Weijiang Hunan'da valilik görevlerine geçişin önünü açan pozisyonlara yükseldi. Çin Komünist Partisinin resmî duyurularında bu isimlerin ekim ayının son günlerinde vali vekilliği görevlerine getirildiği de yer aldı.

Deng'e göre bu atamalar, Şi'nin halefini belirlediği anlamına gelmiyor. Analist, Çin liderinin önceliğinin kendisine kişisel bağlılık gösterecek bir isim bulmaktan ibaret olmadığını, siyasi çizgisini ve iktidarı döneminde oluşturduğu mirası sürdürecek bir yönetici aradığını savunuyor.

Şi'nin halefinde aradığı üç özellik

Analizde, Şi'nin olası halefinde üç temel niteliği arayabileceği belirtiliyor. Bunların başında, yeni liderin Şi'nin siyasi mirasını koruması geliyor. Yuwen, bu noktada Sovyetler Birliği'nde Nikita Kruşçev'in selefi Josef Stalin'in politikalarını eleştirmesini örnek gösteriyor. Çin'de ise Deng Şiaoping'in Mao Zedong sonrasında sistemin temel yapısını korurken farklı bir yönetim anlayışı geliştirmesine dikkat çekiyor.

İkinci ölçüt, halefin davranışlarının öngörülebilir olması. Yazar, ülkenin ve partinin yönetimini üstlenecek kadar güçlü bir liderin aynı zamanda Şi'den bağımsız bir siyasi nüfuz alanı oluşturmasının mevcut lider açısından risk oluşturabileceği değerlendirmesini yapıyor.

Üçüncü ölçüt ise yeni dönemin sorunlarını yönetebilme kapasitesi. Çin'in ekonomik büyümenin yanı sıra teknoloji ve jeopolitik alanlarda ABD ile rekabeti, Tayvan meselesi, 100 milyondan fazla üyesi bulunan Komünist Partinin yönetimi ve devletin ekonomideki belirleyici rolü, yeni liderin karşılaşacağı başlıca başlıklar arasında sıralanıyor.

2037 ihtimali ve 2027 kongresi

Yuwen, Şi'nin iktidarı 2037'ye kadar sürdürmesinin mümkün olduğunu değerlendiriyor. Bu senaryoya göre Çin liderinin önünde iki dönem daha kalabilir. Ancak bu, yazarın öngörüsü; Şi'nin görevini ne zaman bırakacağına ilişkin kesinleşmiş bir takvim bulunmuyor.

Analiste göre Şi'nin halefini erken açıklaması, söz konusu ismin çevresinde ikinci bir güç merkezi oluşmasına yol açabilir. Bu nedenle Çin liderinin, 1967-1975 yılları arasında doğan yöneticiler arasından bir aday havuzu oluşturması ve bu isimleri farklı görevlerde sınaması beklenebilir.

Gözler, 2027'nin sonlarına doğru yapılması beklenen Çin Komünist Partisinin 21. Ulusal Kongresi'ne çevrilmiş durumda. Yuwen, bu toplantıda 1960'lı ve 1970'li yıllarda doğan isimlerin Merkez Komite'de daha fazla yer bulabileceğini, bazılarının Siyasi Büro'ya da yükselebileceğini belirtiyor. Ancak kongrenin Şi'nin halefini ilan etmekten çok, yarışta öne çıkan isimleri görünür kılması ihtimaline dikkat çekiyor.

Bu çerçevede eyalet yönetimlerinde yaşanan değişiklikler, Çin'de liderlik geçişine ilişkin kesin bir kararın değil, olası adayların kademeli biçimde öne çıkarıldığı bir sürecin işareti olarak değerlendiriliyor.

Kaynak:İLKHA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.