Yeni Hal Yasası gıda fiyatlarını düşürecek mi?
Batman Gıda Toptancılar Derneği Başkanı Süleyman Emek, gündemdeki Yeni Hal Yasası taslağına ilişkin İLKHA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Gündemdeki Yeni Hal Yasası taslağını değerlendiren Süleyman Emek, aracıların azaltılmasıyla çiftçinin emeğinin karşılığını bulabileceğini ve tüketicinin daha uygun fiyatlarla ürün alabileceğini belirterek, market zincirlerinin denetlenmesi, tekelleşmenin önlenmesi ve çiftçilerin kooperatifleşmesinin önemine dikkat çekti.
Yeni düzenlemenin üreticiden tüketiciye uzanan tedarik zincirinde önemli değişiklikler sağlayabileceğini belirten Emek, özellikle aracıların azaltılması, lojistik ve depolama imkânlarının geliştirilmesi, fiyat denetimlerinin artırılması ve çiftçilerin kooperatifleşmesi gerektiğini ifade etti.
Market zincirlerinin piyasadaki etkisine de değinen Emek, tekelleşmenin önüne geçilmemesi durumunda aracıların azaltılmasının tek başına fiyatları düşürmeye yetmeyeceğini vurguladı.

Süleyman Emek
"Hal Yasası bir an önce hayata geçmeli"
Yeni düzenlemenin geciktiğini belirten Emek, şunları söyledi:
"Çok önemli bir konu, gecikmiş bir konu, olması gereken gerçekten bu Hal Yasası'nın bir an önce hayata geçmesi. Bu Hal Yasası'nın hayata geçmesiyle beraber gerçek manada çiftçinin emeğinin boşa gitmeyeceği, çiftçinin daha rahat ve güvenilir bir ürün satış pazarlama noktasında tüketiciye daha rahat uygun fiyatlarla ürün sağlamış olacağı aşikârdır. Aradaki aracının gitmesi gerçek manada çiftçinin yararına olacak bir yasadır. Bu yasanın bir an önce hayata geçmesi, mevcut soğuk zincir veya taze meyve-sebzenin dahi bir an önce bu yasanın çıkmasıyla beraber tüketiciye daha uygun fiyatlarla ürün sağlanacağından eminiz. Bu aracının olmaması, gerçekten hem çiftçinin emeğinin karşılığını bulması hem de tüketicinin daha taze ve daha uygun fiyatlara ürün tedarikini sağlaması olacak."
"Lojistik, soğuk zincir ve depolama alanları önemli"
Yasanın uygulanmasında altyapı desteğine ihtiyaç duyulacağını ifade eden Emek, şöyle devam etti:
"Peki, ne olacak? Mevcut denetim mekanizmalarının sürekli bunu denetlemesi lazım veya mevcut çiftçi ile perakendecinin ulaşım noktasında onları rahatlatacak bazı adımların da olması lazım. Lojistiğin, soğuk zincirin ve depolama alanının önemli bir konu olduğunu, devlet bunları sağlarsa daha rahat bir ürün tedariği ve korunması ile ilgili de sağlamış olacaktır."
"Marketlerde denetimlerin sık sık yapılması lazım"
Fiyatların kontrol altında tutulması gerektiğini vurgulayan Emek, şunları kaydetti:
"Marketlerde de denetimin sık sık yapılması lazım. Örneğin ürünün nereden geldiğini, ne kadar maliyet bindiğini devlet bunun hesabını çok iyi yapar. Ve kâr marjlarını da gerçek manada o denetleme olduğu zaman marketçiler de perakendeciler de sunarken bunu fahiş bir fiyatla satamayacağını... Çünkü denetim olması gereken bir unsurdur. Denetim olmadığı zaman, bu, marketlerin veya insanların inisiyatifine bırakıldığı zaman çok yüksek kâr marjları koyulur. Bunun denetimi şarttır; yani devlet bunu başıboş bırakmamalı, sürekli kontrolünü yapmalıdır. Kâr marjları belli bir statüde bırakılmalı ve bunun sürekli kontrolü yapılmalıdır; yoksa bunun önüne geçilemez. Aracıyı çıkardın, bu sefer bunu satıcı olan market zincirlerinin inisiyatifine bırakmamak lazım. Bunun bir kâr marjı olmalıdır ama fahiş fiyatların önüne geçilebilmelidir."

"Market zincirleri rekabetçi ortamı ortadan kaldırıyor"
Market zincirlerinin piyasadaki uygulamalarını eleştiren Emek, şu ifadeleri kullandı:
"Bu market zincirlerinin gerçek manada sömürgeci bir zihniyeti var. Kendi aralarında bir anlaşma yapıyorlar ve mevcut şu bölgedeki bütün ürünü alıp kendi tekelciliklerine alıp piyasaya sürüyorlar. Piyasaya sürmelerinin ve fiyatların artmasının en büyük nedeni de budur. Normalde rekabetçi bir ortamın olması şart. Devlet politikaları, küçük esnafı bitirdiği için market zincirlerinin gelmesiyle küçük esnaf ve pazarcı da bitti. Yani bir nevi, örneğin şu bölgedeki mahsulün tümünü alıyor. Tümünü alınca ne oldu? Rekabetçi ortamı ortadan kaldırıyor. Ne oldu? İstediği şekilde, istediği fiyatlara malı satıyor veya tüketmediği malı da çürütüp bozup atıyor çöpe. Bu da nedir? Tüketiciye ulaşmadan ürünün maliyetini yükseltiyor."
"Market zincirlerinin tekelleşmesi fiyatları yükseltiyor"
Piyasada rekabetin korunması için devletin etkin rol üstlenmesi gerektiğini dile getiren Emek, şöyle konuştu:
"Bugün çiftçiden çıkan bir ürünün sağlıklı bir şekilde, rekabetçi bir ortamın sağlanması lazım. Bunu da devletin kontrol mekanizmasının şart koşması gerekir. Adam, oranın bütün ürününü kapattığı zaman karşı tarafa ürünün gidişatının önünü kesmiş oluyor. Ne olacak? Bir tekelleşme oldu. Market zincirlerinin kendi aralarında tekelleşmesinin bir neticesi, piyasadaki fiyatların yükselmesi demektir. Bunların kontrol mekanizması iyi işlemeli ve burada gerekirse devlet, bu malın dağılımıyla ilgili stratejilerini belirlemesi lazım. Bunu belirlerse çiftçiden tüketiciye giden ürün dağılımıyla ilgili daha uygun, daha taze ve daha refah bir ürün yelpazesi olmuş olur."

"Çiftçilerin kooperatifleşme olanağı hemen olmalı"
Çiftçilerin pazarlama gücünün artırılması için kooperatifleşmenin önemine işaret eden Emek, sözlerini şöyle tamamladı:
"Çiftçilerin kooperatifleşme olanağı hemen olmalı. Bunu yerel olarak her ilin kendi ticaret odalarında ve esnaf sanatkârlarında bunlara zemin hazırlanmalı; bunlar kendi aralarında kooperatifleşmeli. Ve kooperatifleşince de ürünlerinin pazarını daha rahat sağlayabilirler ve mevcut ürün değerini bulmuş olacak. Ama bireysel olan anlayışlar her defasında birilerinin tekelciliğine giriyor ve mahkûm ediliyor ve o insanlar sömürülüyor."


Kaynak:İLKHA

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.